USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

EĞİTİM

20-06-2022

Eğitimde önde olan ülkeler her konuda da öne geçer ve dünyada itibarı yüksek ülke olurlar. İslam’ın doğuşunda eğitime önem verilmiştir. İslam uygarlığı doruğa ulaşırken Müslüman düşünürler akla önem veriyorlardı. İbn-i Sina, İbn-i Haldun, Farabi, Ömer Hayyam gibi düşünürlerin yazıları batı dillerinde örnek alınmıştı. Gazali gibi tutucuların dine hakim olmasıyla gerileme başladı ve Batı Dünyası öne geçti.

1453’de İstanbul alınırken Osmanlı İmparatorluğu bugünün Amerikası idi. O zamanlarda bilimde önde bulunuyorduk. O günün padişahları en önemli hocalar tarafından yetiştiriliyordu. Gerileme döneminde ise bir padişahın oğlu olması yetmeye başladı. İmparatorluğu eğitimsizlik bitirdi

Matbaanın icadı ile Avrupa Rönesans ve reform hareketlerini başlattı. Hızla ilerlemeye başladılar. Bizde ise eskiden beri süregelen sözlü kültür alışkanlığı yüzünden yazılı, basılı kitap alışkanlığı bir türlü oturtulamadı. Hep söylenir ya hani Matbaa bize şu kadar geç geldi o yüzden geri kaldık filan. 200 – 250 yıl gibi süreler telaffuz edilir. Aslında Matbaanın Osmanlıya gelmesi  bu kadar geç olmamıştır. Gutenberg’in 1447 yılında yaptığı icat Osmanlıya 1500 olmadan gelmiştir. Gelmiştir ama yabancılar tarafından. Önce Yahudiler, sonra Ermeni ve Rumlar İstanbul’da matbaa kurmuşlardır. Geç geldiği söylenen ilk resmi Matbaadır. İbrahim Müteferrika 1720 yılında ilk resmi Matbaayı açmıştır. Aslında o da bir Macar göçmenidir. Sonuç olarak matbaa Osmanlıya geç gelmemiştir. Bizde yazılı kültüre ilgi olmadığı için resmi matbaanın açılması bu kadar gecikmiştir.  Nitekim İbrahim Müteferrika’nın açtığı matbaada da sadece 17 kitap basılmıştır. Bir başka yanlış ise Hattatlar itiraz ettiği için matbaanın geciktiği yönündedir ki bu da doğru değildir. Öyle olsa nihayet açıldığında çok ilgi görmeliydi. Diyeceğimiz şudur ki bizim eğitimsizliğimiz hacı, hoca dinlemeye meraklı olup bir türlü yazılı kültüre ısınamamış olmamız yüzündendir. Biz toplum olarak okuma yazmaya bir türlü kendimizi verememişiz. Hep dinlemiş, bize söylenenleri dikkate almışız. Ta ki Cumhuriyete kadar.

İşte ondan sonra okuma yazma oranları hızla artmış ve ülkemiz bilimde ilerleyerek modern bir devlet olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye başlamıştır. Eğitimin önemini bir öğretmen arkadaşımdan, Niksar’lı duayen öğretmen Hami Karslı’dan  duyduğum alıntı güzel anlatıyor. Güney Afrika’da bir üniversitenin girişinde şunlar yazıyormuş:

 “Bir ülkeyi yok etmek için atom bombası veya uzun menzilli füzelere gerek yoktur. Bunun için eğitim seviyesini düşürmek yeterlidir. Bunun sonunda da: Hastalar doktorların elinde can verir. Binalar mühendislerin elinde çöker. Para ekonomistler elinde kaybolur. Adalet yargıçlar elinde yok olur. İnsanlık dinci akademisyenler elinde ölür.

Saygılarımla. 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?