Tokat Defterdarı Aliaddin Karpınar yaptığı yazılı açıklamada vergi beyanlarında gerçekliğin takipçisi ve denetçisi olunacağını vurguladı. Kayıt dışılıkla mücadelede cezai müeyyidelerden bahsetti. Dikkat çekici açıklama şöyle oldu:

Tokatlı anne evlat acısıyla kendini doğaya verdi: 41 çiçekten organik reçel üretti! Tokatlı anne evlat acısıyla kendini doğaya verdi: 41 çiçekten organik reçel üretti!

"Bilindiği gibi devletin en önemli gelir kaynağı olan vergi, gerçek ya da tüzel kişilerin her türlü iktisadi faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlardan, kamu harcamalarının finansmanı için devletin egemenlik gücünü kullanarak aldığı bir paydır. Bu Anayasamızın 73. Maddesi ile hüküm altına alınmıştır.

Ancak, bazı mükellefler çeşitli nedenlerle gelirlerinden devlete hiç pay vermemek ya da daha az vermek için kayıtlarının bir kısmını veya tamamını kayıt dışına çıkarma eğilimindedirler.

Çağdaş vergi sistemleri beyan esasına dayanmakta olup, ülkemizde de uygulama bu yöndedir. Beyan esası, verginin ödeme gücüne göre alınmasını sağlayan ve dolayısıyla vergileme de adalet ilkesinin gerçekleştirilmesinde daha etkin bir yöntemdir. Ancak bu yöntem yeterli ve etkin bir denetim mekanizmasıyla desteklenmediği takdirde, kayıt dışı ekonomi ortaya çıkabilmektedir.

Genel olarak kayıt dışı ekonomi; ekonomik faaliyetlerin fiilen gerçekleşmiş olmasına rağmen bu faaliyetlerle ilgili kayıtların tutulmaması olarak nitelendirilebilir. Başka bir ifade ile kayıt dışı ekonomi, kamu idarelerinin denetimi dışında kalan her türlü ekonomik işlem ve faaliyetlerdir.

Kayıt dışı ekonominin en önemli etkilerinden birisi, devletin temel gelir kaynağı olan vergi gelirlerini azaltmasıdır. Bazı ekonomik faaliyetlerin kayıt dışında kalması, vergilerin eksik ya da hiç ödenmemesine neden olmakta ve sonuçta devletin vergi gelirlerini de azaltmaktadır. Devletin vergi gelirlerinin azalması sonucu doğan bütçe açıkları ya borçlanma ya da para basma yoluyla karşılanmaktadır. Bu da enflasyona ve faiz artışlarına neden olmaktadır.

Görüldüğü üzere bu olumsuzluklara meydan verilmemesi için ekonominin kayıt altında tutulması gerekmektedir. Bu noktada ülke genelinde olduğu gibi Defterdarlığımızda yoğun bir çalışma içerisinde denetim ve yoklama faaliyetlerini sürdürmektedir. Bundan sonraki süreçte vergisel denetim ve yoklama işlemlerine daha da hız verilecektir.

Bu doğrultuda bu güne kadar yapılan çalışmalarda:

• Konut kira geliri (GMSİ) elde eden mükelleflerimizin gayrimenkul sermaye iradı kazancı olduğu halde gelirlerini beyan etmedikleri,

• İş yeri kira gelirlerinin doğru beyan edilmediği, farklı kira sözleşmelerinin yapılarak sözleşmelerde olduğundan daha düşük kira bedellerinin yazıldığı, vergi dairelerine düşük kira bedeli içeren sözleşmelerin ibraz edildiği,

• Hizmet sektörlerinde belge düzenlenmediği özellikle; güzellik salonları, lokanta, pastane, kahve ve kıraathane gibi işletmelerde belgesiz satışların yaygın olduğu,

• Kuyumcular tarafından kıymetli maden alış - satışlarında belge düzenine riayet edilmediği,

• Serbest meslek erbaplarının (Avukat, mimar, mühendis, diş hekimi, doktor vb.) belge düzenlemediği, ödemelerin banka hesaplarına (ticari olmayan iban hesaplarına) aktarılmasının talep edildiği,

• Bazı mükelleflerce satışlarında pos cihazı yerine iban hesaplarının kullanıldığı veya başkalarına ait pos cihazlarının kullanıldığı,

• Katma değer vergisinin düşük gösterildiği, %10 oranına tabi bir işlem için %1 KDV oranının kesildiği,

• İşe başlama yapılmasına rağmen, mükellefiyetin vergi dairesine bildirilmediği,

• Sigortasız işçi çalıştırıldığı,

• Basit usul ticari kazanca tabi mükelleflerin hasılatlarında belge düzenlemedikleri,

• Yine basit usule tabi mükelleflerin özel ve genel şartları taşımadıkları halde gerçek usule geçiş şartlarına riayet etmedikleri,

• Otel, pansiyon ve günü birlik konaklamalarda belge düzenine riayet edilmediği,

Hususları yapmış olduğumuz denetimlerde görülmektedir.

Bu konular başta olmak üzere tüm mükelleflerimizi kapsayacak kapsamlı bir denetim ve yoklama faaliyeti, Bakanlığımız ve Gelir İdaresi Başkanlığının talimatları doğrultusunda ve hakkaniyet ölçüleri içerisinde yapılacaktır.

Yine Bakanlığımız ve Başkanlığımızın talimatları doğrultusunda amme alacağının sürüncemede bırakılmadan, bir an evvel hazineye intikali için 6183 Sayılı yasanın cebri tahsilat hükümleri borçlu mükelleflerimize uygulanacaktır. Bu yasanın amir hükümlerine istinaden öncelikle ödeme emirlerinin tebligatı yapılacak, akabinde menkul ve gayrimenkul mal hacizleri yapılarak en kısa süre içerisinde satışı cihetine gidilecektir. Menkul mal hacizleri kapsamında öncelikle banka hesaplarına, motorlu taşıtlara haciz tatbik edilecek, motorlu araçlara gerekirse yakalamalı haciz yapılmasında tereddüt edilmeyecektir.

Bugün değerli basınımız aracılığı ile tüm mükelleflerimizin cezalı duruma düşmemeleri için belge düzenine riayet etmeleri, belgesiz mal alıp satmamaları, beyanlarını doğru ve zamanında tam olarak yapmaları, kira gelirlerini doğru beyan etmeleri, pos cihazlarını kullanmaları, işe başlamalarını zamanında bildirmeleri, basit usule tabi olmanın şartlarına uymalarını ve ihlal durumunda gerçek usule geçişlerini derhal yapmaları ile borçlu mükelleflerimiz de vergi borçlarını biran önce ödemeleri konusunda borçlu bulundukları vergi dairelerimize uğrayarak ödemeleri, ödeme konusunda güçlüğü varsa ve gerekli şartları sağlıyor ise tecil taksitlendirme talebinde bulunarak ödemeleri hususlarında uyarmak istiyorum.

Diğer taraftan, tüm vatandaşlarımızın da mal ve hizmet alımlarında ÖKC Fişi veya faturalarını özellikle istemeleri, yukarıda sayılan olumsuzlukların asgariye indirilmesi noktasındaki önemi yadsınamaz bir gerçektir.

Defterdarlık olarak hiç bir mükellefimizin cezai müeyyide ile karşı karşıya kalmasını asla istemiyoruz. Bu kapsamda, tüm mükelleflerimize ticari hayatlarında hayırlı bol kazançlar diliyor, olumsuz bir durum ile karşılaşılmaması adına mükellefiyet ödevlerinin tam ve zamanında yerine getirilmesi hususunda azami gayretin gösterilmesini talep ediyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur."