Öğrenciler ve eğitim çalışanlarının karşılaştığı şiddet vakalarının önlenmesi için harekete geçen Eğitim Gücü Sendikası Tokat İl Temsilcisi Mustafa Şenden, daha önce İstanbul'da yaşanan silahlı saldırı ve Tokat Gazipaşa İlkokulu'nda bıçaklı bir şahsın okul bahçesine girmesine yönelik olayın ardından bu konuya bir kez daha odaklanılması gerektiğini vurguladı. 

Eğitimde şiddete sessiz kalınmasın! 

Eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına sessiz kalınmamasını isteyen Şenden, Milli Eğitim Bakanlığı'na seslenerek öncelikli olarak öğrenci ve eğitim çalışanlarının can güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirtti.

Gibi dizisinin 5. sezon 13. bölümü ne zaman yayınlanacak? Gibi dizisinin 5. sezon 13. bölümü ne zaman yayınlanacak?

Şiddetin her türlüsüne karşı sıfır tolerans politikası benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Şenden, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ciddiyetinin bilincinde olduklarını ve çözüm için adım atılmasının önemli olduğunu ifade etti. Şenden, güvenlik önlemlerinin yetersizliğine dikkat çekerek, özellikle okullarda yeterli sayıda güvenlik görevlisi bulunması gerektiğini belirtti. Eğitim ortamının güvenliği için verdikleri mücadelenin süreceğini vurgulayan Şenden, tüm eğitim çalışanlarının desteğini ve katılımını beklediklerini dile getirdi. Eğitimde şiddetin kabul edilemez olduğunu ve herkesin eğitim hakkını güvenli bir ortamda almaya hakkı olduğunu belirten Şenden, duyarlılık ve desteklerinden dolayı teşekkür etti. Bu zorlu mücadelede birlikte hareket ederek eğitimde şiddeti önlemenin mümkün olduğunu ifade etti.

Eğitim Gücü Sendikası Tokat İl Temsilcisi Mustafa Şenden yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 

“Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışması Sendikası olarak öğrencilerimize ve eğitim çalışanlarına geçmiş olsun demek ve eğitim çalışanlarının karşılaştığı şiddet olaylarına dikkat çekmek ve bu soruna çözüm bulunması için buradayız. 
Geçen hafta İstanbul’da okulda uğradığı silahlı saldırı sonucu vefat eden Okul Müdürümüzün üzüntüsünü yaşarken, Gazipaşa İlkokulu okul bahçesinde bir kişinin elinde ekmek bıçağıyla öğrencileri kovalama vahametiyle karşı karşıyayız. Yine bu bölgede, geçen sene bir öğrenci başka bir öğrenci tarafından bıçaklanmış, bir önceki sene de müdür yardımcısı bir öğrenci tarafından bıçakla yaralanmıştır. Bu olaylar  hafızalarımızdaki tazeliğini korumaktayken maalesef bir yenisine ramak kalmıştır.
Eğitim kurumlarında başta öğrenciler, öğretmenler, idareciler ve eğitim çalışanları olarak, artan şiddet vakaları karşısında sessiz kalmayı reddediyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığına sesleniyoruz: Öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının can güvenliği artık birinci öncelik olmalıdır. Gerekli önlemlerin alınması ve şiddetin her türlüsüne karşı sıfır tolerans politikasının benimsenmesi gerekmektedir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ciddiyetinin farkında olduğumuzu ve bu sorunun çözümü için adım atılması gerektiğini vurguluyoruz.
"Yarın da sen olabilirsin, öğretmenim" diyerek, hepimizin bu tehlikelere karşı savunmasız olabileceğini hatırlatıyorum. Hiçbirimiz bu tür bir tehlike ile yüz yüze kalmayı hak etmiyoruz.
Eğitim Gücü Sendikası olarak, eğitim ortamının güvenliği için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu zorlu mücadelede tüm eğitim çalışanlarını yanımızda görmek istiyoruz.
Eğitim herkesin hakkıdır ve eğitimde şiddetin yeri yoktur.