TRABZON (AA) - Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Temel Kotil, "Eğer genç arkadaşları yeterince bir araya getirebiliyorsanız, onlara imkan verebiliyorsanız onlar devrim yapıyorlar ve sonuçta KAAN çıkıyor." dedi.

Karadeniz Teknik Üniversitesince (KTÜ) düzenlenen Bilim, Kültür, Sanat Haftası etkinlikleri kapsamında Atatürk Kültür Merkezi'nde gençlerle bir araya gelen Kotil, milli muharip uçak KAAN'a ilişkin videolar eşliğinde yapım sürecine ilişkin bilgiler paylaştı.

Turizm zabıtası kaybolan yabancı uyruklu çocuğun ailesini buldu Turizm zabıtası kaybolan yabancı uyruklu çocuğun ailesini buldu

Projede yer alan yaklaşık 3 bin mühendisin yaş grubunun 30 olduğuna işaret eden Kotil, yaşanan heyecanın projeye önemli bir avantaj sağladığını söyledi.

Kotil, şirketin strateji başkanlığının bir rapor hazırladığına değinerek, "Soğuk savaş zamanlarında dünya ne yaptı? Ne kadar hızlı yaptı? Biliyoruz ki soğuk savaşta hem Rusya hem Amerika olsun günübirlik uçak yaptılar. Yani sıkışınca yapıyormuşsun. Sonra bugünlere geldiğimiz zaman F-35, F-22 olsun, Rus'ların Su-57'si olsun, Çin'lerin J-20'si olsun veya Fransız'ların Rafale'si olsun çok vakit almış. Bizimki daha kısa zamanda olmuş." ifadelerini kullandı.

Tümüyle dijital bir üretim olan KAAN'da birçok yazılım kullandıklarını vurgulayan Kotil, şöyle devam etti:

"Türkiye bir devrim yapabilir. KAAN bir devrimdir. Neden? Para ile birçok şeyi satın alabiliyoruz. Türkiye'nin diğer ülkelere göre farkı proje yeni, kullanılan tasarım teknolojisi ve bilgisayarları yeni. Biz bu görünmezi tasarlamak için petabayt hafızası olan makine kullandık. Çünkü bunları analiz edebilmek için kocaman bir hafıza gerekli. Parayı verdik aldık. Böyle kompleks bir cihazı simüle etmek gerekiyorsa çok çekirdek gerekiyor. 50 bin çekirdek dediler paraya kıydık aldık. Toplamda 100 bin çekirdek var analiz yapabilmek için. Kullanılan yazılım en son yazılım. İmalat kompozit ve bütün gövdesi kompozit. Bunu yapabilmek için koca bir tesis yaptık. 95 bin metrekare ve Avrupa'nın ikinci büyük tek çatı altında tesisi. Neden? Çünkü biz dünyada birinci olmak istiyoruz ondan dolayı."

Kotil, proje çalışmalarında yer alan yazılım mühendislerinin görüşlerinin yer aldığı videoları sunarak, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin farkı bu. Biz bunu TUSAŞ'da özellikle KAAN'da gördük. Eğer genç arkadaşları yeterince bir araya getirebiliyorsanız, onlara imkan verebiliyorsanız onlar devrim yapıyorlar ve sonuçta KAAN çıkıyor. KAAN 5'inci nesil bir savaş uçağı. F-16, Eurofighter, Rafael, Su-35 bunlar 4'ncü, 4,5 nesil uçaklar. Bu uçakların özü hava savaşında it dalaşı yaparlar yakın giderler ve biri öbürünü vurmaya çalışır, diğeri de atılan füzeden kurtulmaya. Genelde 20 milimetre top olur ve kaçmaya çalışır."

Bu uçakların üzerinde hava yer bombaları bulunduğunu ve hedefe atıldığını aktaran Kotil, "Radar bunu görür ve yerden buna hava savunma sistemi füze gönderir. Bu grup uçakların özelliği budur. Bu dün çok işe yarıyordu. Sonra 5.'nci nesil çıkınca mertlik bozuldu. KAAN bunlardan bir tanesi. Yüzlerce kilometreden rakibini, hava hedefini, yer hedefini radarlarıyla görür." diye konuştu.

KAAN'ın ilk deneme uçuşunun ardından dünyadaki yansımalarına değinen Kotil, "Amerika'daki dergi Türk'ler bunu nasıl yapar? Midemiz bulandı gibi. Yakıştıramıyor yani. Niye bu çok komplike bir uçak. Üzerinde bir sürü analitik dağılımlar var. F-16 ve Eurofighter'da basit, bunda birçok bilgisayar var. Çünkü bunda yapay zeka var, sensörler var ondan dolayı. Birçok yayında şunu gördünüz 'evet bitirmediler ama buraya kadar geldiyseler bitirirler'." diye konuştu.

Kotil, konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Kaynak: aa