Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği, (VERİMDER) ‘Türkiye Yüzyılı ve Yapılarda Enerji Verimliliği Zirvesi’ni Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) gerçekleştirdi. Etkinlikte konuşan VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, “Konutların tamamını enerji verimli hale getirsek her yıl en az 10-12 milyar dolar gibi bir tasarruf elde etme şansımız söz konusu” dedi.

Metan gazı enerjiye, enerjiden üretilen ısı ise domatese dönüşüyor Metan gazı enerjiye, enerjiden üretilen ısı ise domatese dönüşüyor

Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) tarafından ‘Türkiye Yüzyılı ve Yapılarda Enerji Verimliliği Zirvesi’ Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) gerçekleştirildi. Dalmaçyalı sponsorluğunda gerçekleşen etkinliğe; Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri Pazarlama’dan Sorumlu Genel Müdürü Yardımcısı Arzu Uludağ, iş insanları ve bürokratlar katıldı. Açılış konuşmasının ardından yapılan panelde, yeşil dönüşüm ve yapılarda enerji verimliliği ilişkisi, kentsel dönüşüm ile enerji verimliliği ve sürdürülebilir gelecek ve sürdürülebilir dönüşüm konularını ele aldı.

VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz etkinlikte yaptığı konuşmada Türkiye’nin büyüyen bir ülke olduğunu ve enerji ihtiyacının her geçen gün arttığını ifade etti. Etkinlikte dernek olarak yapılarda enerji kullanımının azaltılması ve daha verimli hale getirilmesi konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını sözlerine ekleyen Korkmaz, enerji kullanımının yasa ve yönetmeliklerle hayata geçerek Avrupa standartlarına uygun bir şekilde Türkiye’de uygulanmasının önemli olduğunun bilgisini verdi.

Konutlar enerji verimli hale getirilirse yılda 12 milyar tasarruf sağlanabilir

VERİMDER Başkanı Korkmaz, Türkiye’de yaklaşık 25 milyon konutun yaklaşık yüzde 70’inin enerji verimsiz bir şekilde yapıldığını savunarak, “Eğer biz bu konutların tamamını enerji verimli hale getirsek her yıl en az 10-12 milyar dolar gibi bir tasarruf elde etme şansımız söz konusu. Bunun yanında yine ülkemiz Paris İklim Anlaşmasını imzalamış ve 2030 yılına kadar da özellikle sera gazı solunumlarının azaltılması noktasında yüzde 40’ın üzerinde bir garanti vermiş durumda. Enerji verimliliği konusu aslında sadece ülkemiz değil dünyanın da önemli bir konusu. Burada farkındalık geliştirmemiz gerekiyor. Yaşadığımız evlerin enerji kimlik belgesini yine dikkate almak. Burada evlerimizi tercih ederken bu belgelerin seviyesine bakmak bunun yanında daha etkin, daha verimli, daha yüksek performanslı ürünleri enerji verimliliği alanında tüm bunları dikkate almamız gerekiyor. Ben toplum olarak bu konuda bilincimizin yüksek olduğunu harekete geçme noktasında ise birtakım desteklerin, finansal desteklerin yine yasal mevzuatlarla beraber de bizlere hız kazandıracağını düşünüyorum. O yüzden de toplum olarak bu konudaki bakış açımızı sürdürürsek çok hızlı bir şekilde bu konuda yol alacağımızı yine ben bir keza ifade etmek isterim” şeklinde konuştu.

Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri Pazarlama’dan Sorumlu Genel Müdürü Yardımcısı Uludağ ise yapılarda kullanılan enerjinin tüm enerjinin yaklaşık yüzde 35’ini oluşturduğunu kaydetti. Bu enerjinin de yüzde 80’inin ısıtma ve soğutma amaçlı kullanıldığı bilgisini veren Uludağ, yalıtımsız yapıların ısıtılmaya çalışıldığında kullanılan enerjinin dışarı ısıtarak boşa harcandığını savundu. Yalıtımsız yapıların ısıtma ve soğutma işleminin enerji verimsizliğine sebep olduğunu kaydeden Uludağ, ısı yalıtım sisteminin kullanılmasıyla yüzde 60’a verimlilik sağlanabildiğini ifade etti.

Türkiye Avrupalı ülkelere göre 3-4 kat daha fazla enerji harcıyor

Türkiye’nin enerji verimliliği konusunda önemli adımlar attığını sözlerine ekleyen Uludağ, “Bu konuda yıldan yıla gelişmeler kaydediyoruz. Her 2 bakanlığımız da hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız hem Enerji Bakanlığımızın çok yoğun çalışmaları var. Paris İklim Anlaşmasına ülkemizin imzası var. Bu konuda kendi sektörüme dönecek olursam dış cephesi atım sistemleriyle ilgili olarak da TS 825 adı verilen bir yasamız var. Bu yasa çok mutlak bir şekilde Türkiye’de bütün yeni binalarda dış cephesi yalıtımını zorunlu kılıyor. Bu çok iyi haber Türkiye için. Tüm yeni binalarımızda bu yapılıyor. Fakat hala 25 milyon eski binamız var. Bu yapı stoğunun sadece şu ana kadar yüzde 30’u yenilenip dış cephe ısı yalıtım sistemine kavuşabildi. Avrupa Birliği bu yola bizden çok daha önceye çıktı. Ortalama hane tüketimi yıllık 30 ila 50 kilovatsaat arasında değişirken, Türkiye’de bir hanenin enerji tüketimi 120-150 kilovatsaat arasında oluyor. Yani biz 3-4 kat daha fazla enerji tüketiyoruz. Bakıldığında hem Avrupa Birliği hem de Türkiye enerjide dışa bağımlı bölgeler. Bu noktada onlardaki bu bilinci ve uygulama kararlılığını taşımamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu uygulama kararlılığında ilk örnek almamız gereken konuyu ben kalınlıklar ve yalıtım değerleri diye görüyorum. Avrupa birliğinde bu çok net tarif edilmiş sahada uygulaması da çok net takip edilen bir konu” diye konuştu.

Kaynak: iha