Ülkemiz; Yoğun bir tempoda geçen bir maraton sonucu 7 Haziran'da seçimle son noktasını koydu.
Parlamentoya dört siyasi parti girdi. Hiç biri tek başına hükümet kuracak sayıya ulaşamadı. Eşit şartlarla adil bir seçim olmadı. Güçlü her türlü imkanı kullandı.
Birkaç zorlama ve baskının getirdiği etkinlik dışında, seçmen çok sessiz, tepkisiz bir bekleme dönemine geçirdi. Önce kendi içinde bulunduğu şartları da dikkate aldı.
Halkımız bu seçim sonuçlarıyla çok önemli mesajlar verdi.
Devletin bütün imkanlarının seferber edilmesine rağmen alınan sonuç birilerine de seçmenin ağır bir tokadı durumundadır.
Gergin, yoksul, işsiz, baskı altında yaşayan seçmen "Yeter artık" dedi. Eleştiriye dayanamayan dar kafalara "Yeter" dedi.
Çok ulvi değerlerimizin; başta yüce dinimizi kendi çıkar amaçları için Allah'tan da korkmadan istismara yeltenenler hüsrana uğradı. Yandaş, Yalaka Sendika ve STK' lar boyunun ölçüsünü aldı.
Koalisyonların, yine kendi çıkarları için karşı çıkanlar şimdi uzlaşıdan, taşın altına el koymaktan bahseder durumdalar. Siyasetle gelenler siyasetle de gidecekler.
Siyasi partilerimiz "önce ülkem sonra partim" demelidir.
Ülkemiz her yönden revizyona muhtaç haldedir.
Kaybolan devlet otoritesinin yeniden tesiri gerekir.
Birlik beraberlik ve kardeşliğin sağlanması şarttır.
Ötekileştirilen, taraf olmaya mecbursun denilen kesimlerin kimsenin keyfine mecbur olmadığı gösterildi.
Siyasi partiler ve seçim yasalarının değiştirilerek, demokrasiye uygun hale getirilmesi, % 10 seçim barajı uygulamasının makul seviyeye çekilmesi.
Yargının; birilerinin keyfine söylemine göre değil gerçek hukuk kurallarına uygun karar verir hale süratle getirilmesi.
İşadamı, holding sahibi, müteahhit pozisyonunda devletten iş alıp gazete ve televizyonlarında yandaşlık ve yalakalık yapanlarda unutulmamalı.
Görülmesi gereken hesaplar unutulmamalı.
Almanların asrın soygunu ilan ettiği Deniz Feneri Dosyası açılmalı. Hesabı görülmeli.
17/25 Aralık; üzeri kapatılan soruşturmaların yeniden başlatılmalı.
Ülkenin Genel Kurmay Başkanı dahil Kuvvet Komutanları ve subaylarını Kendi Koltuklarında rahat oturmayı, amaçlarına engel gördükleri için tutuklatan, hapse koyan, müebbet hapis cezalarına çarptıran, birçoğunun da ceza evinde ölümüne neden olan; siyasetçiler, medyacılar yaptıkları ve yaptırdıklarının hesabını vermelidir.
17/25 Aralıkta hakim ve savcıları değiştirip istekleri doğru hususunda sonuç alanlardan hesabı sorulmalıdır.
Devlet imkanlarını; anayasayı, yasaları hiçe sayarak, babasının; partisinin malı görenlerden, bunlara, hangi makamda olursa olsun. Validir, kaymakamdır, emniyet mensubudur vesile olanların da hesabı sorulmalıdır. Devletin memuru devletin memurluğunu bilmelidir.
Devlet memuru parti memuru değildir. Böyle olanlar geldikleri gibi giderler.
Koalisyon gelişmiş ülkelerde uygulanan demokratik bir uygulamadır. Uzlaşmayı sağlar. Tek adamlık devri, Kuzey Kore, İran, Araplarda kalmıştır.
Tek başına ülkeyi 13 yık idare edenlerin ülkeyi getirdiği durumu fark edemeyenlere zaten diyecek bir şey yok.
"Önce devletim, sonra partim" öne çıkarılmalı aziz milletimizin bu zaferi yanlış yorumlanmamalıdır.
Herkes Cenab-ı Allah'ın aziz milletimize nasip eylediği güzel sonuçlardan dersler çıkarmalıdır.
Lale ve Lay lay lom dönemi kapanmıştır.
19 Mayıs 1919 da başlayan ve Cumhuriyetimizi kuran mücadelenin 2. devresi asla olmayacaktır.
7 Haziran Seçim sonuçlarının ülkemize hayırlı sonuçlar getirmesini niyaz ediyorum.
Sevgi ve Saygıyla