CHP Tokat İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, yazılı açıklamasında enflasyon karşısında eriyen maaşlarla vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirtti. Yaptığı yazılı açıklamada ekonomik krizin faturasının dar gelirli vatandaşlara kesildiğini ifade eden Kurtgöz, hükümetin ücret politikalarını sert sözlerle eleştirdi.
“Maaşlar Nominal Artıyor, Alım Gücü Fiilen Düşüyor”
Kurtgöz, özellikle temel gıda, kira ve ulaşım zamlarının dar gelirli vatandaşların bütçesini tamamen tükettiğini ifade etti. Son bir yılda kira fiyatlarının yüzde 120 oranında arttığına dikkat çeken Kurtgöz, “Vatandaşımızın gelirinin yarısından fazlası sadece kiraya gidiyor. Geri kalan parayla ne gıda alabiliyor ne de çocuğuna bir bardak süt içirebiliyor.” dedi. Açlık sınırının asgari ücretin üzerine çıktığını belirten Kurtgöz, çalışan yoksulluğunun artık toplumun genel bir gerçeği haline geldiğini söyledi. Maaş zamlarının daha açıklanır açıklanmaz piyasada fiyatların iki katına çıktığını belirten Kurtgöz, enflasyonun tek sorumlusunun vatandaşın cebinden çıkan para olmadığını, denetimsizlik ve fırsatçılığın da bu tabloda büyük rol oynadığını kaydetti.
“Emekli Maaşıyla Alınan Ekmek Sayısı 200 Azaldı”
Kurtgöz, 2023 yılında emekli maaşıyla ortalama 1500 ekmek alınabildiğini, bugün ise aynı maaşla ancak 1300 ekmek alınabildiğini belirterek alım gücündeki ciddi kayba dikkat çekti. Bu durumun emeklilerin sofrasından ekmeğin eksildiğinin en somut göstergesi olduğunu ifade eden Kurtgöz, sadece ekmeğin değil, peynirin, zeytinin, yağın ve şekerin de artık emekli bütçesi için lüks tüketim maddesine dönüştüğünü söyledi. Emeklilerin aldığı maaşla geçmişte daha rahat bir hayat sürdüğünü hatırlatan Kurtgöz, “Bugün bir emeklimiz eczaneden ilaç almakta dahi zorlanıyor. Tamamlayıcı sağlık sigortası primleri yüzde 200 arttı, hastaneye gitmek bile büyük bir maliyet haline geldi.” diye konuştu. Emekli maaşlarının en düşük memur maaşına endekslenmesi gerektiğini savunan Kurtgöz, bu yapılmadığı takdirde emeklilerin açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiğini belirtti.
“Asgari Ücretlinin Ekmek Hesabı 2450’den 1800’e Geriledi”
2005 yılında asgari ücretle 2450 ekmek alınabildiğini hatırlatan Kurtgöz, bugün bu rakamın 1800’e düştüğünü söyledi. Bu tablonun yalnızca bir istatistik değil, halkın sofrasındaki somut gerileme olduğunu kaydetti. Asgari ücretlinin 20 yıl önceye göre daha az ekmek alabildiğini, daha az et tüketebildiğini ve çocuğuna daha az harçlık verebildiğini ifade eden Kurtgöz, “Bugün bir asgari ücretli aile, ay sonunu getirebilmek için temel ihtiyaçlarından dahi kısmak zorunda kalıyor. Et, tavuk, balık gibi protein kaynakları artık hayal oldu. Çocuklar okul kantininden bir poğaça bile alamıyor.” dedi. Kurtgöz, genç işsizliğin her geçen gün arttığını ve asgari ücretin artık bir ‘geçim ücreti’ olmaktan çıkıp ‘geçinememe ücreti’ haline dönüştüğünü vurguladı. Asgari ücret tespit komisyonunun gerçekçi verilerle çalışmadığını belirten Kurtgöz, resmi enflasyon ile piyasa enflasyonu arasındaki makasın her geçen gün açıldığını söyledi.
“Emekli Maaşı Sadaka Değil, Haktır”
Sosyal devlet ilkelerine vurgu yapan Kurtgöz, emeklilerin aldığı maaşın lütuf değil, çalışma hayatı boyunca kazandıkları emeğin karşılığı olduğunu belirtti. Devletin, enflasyon karşısında ezilen dar gelirliyi korumak için maaşları yaşam maliyetine göre yeniden düzenlemesi gerektiğini söyledi. Emekli maaşlarına yapılan düzenlemelerin siyasi bir tercih olduğunu ifade eden Kurtgöz, “Vergi indirimleriyle şirketlere milyarlarca lira borç silen bir anlayış, emeklisine ve asgari ücretlisine sahip çıkmıyorsa orada sosyal devletten söz edilemez.” dedi. Emekli maaşlarının en az asgari ücret seviyesine yükseltilmesi gerektiğini belirten Kurtgöz, ayrıca bayram ikramiyelerinin de günümüz ekonomik koşullarına göre yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Devletin vergi gelirlerini doğrudan dar gelirli vatandaşa aktarmak yerine rant ekonomisine kanalize ettiğini söyleyen Kurtgöz, “Bu gidişle emeklimiz ve asgari ücretlimiz bir bardak çayı dahi içemez hale gelecek. Artık bu tablonun değişmesi için iktidar üzerine düşeni yapmalıdır.” diyerek sözlerini tamamladı.



