Anahtar Parti Tokat İl Başkanı Av. Hakan Ahmet Bice, Türkiye’nin ekonomi gündemini meşgul eden enflasyon tartışmalarının eksik ve yanıltıcı bir düzlemde yürütüldüğünü ifade ederek kamuoyuna önemli uyarılarda bulundu. Yapılan değerlendirmelerin ekseriyetle çarşı, pazar ve market raflarındaki etiketler üzerinden, yani sadece tüketici fiyat endeksi (TÜFE) odaklı ilerlediğini belirten Bice, bu bakış açısının sanayi sektöründe yaşanan yapısal bozulmayı ve üretim tabanındaki derin hasarı örtbas ettiğini savundu.
Üretici fiyatlarındaki (ÜFE) durdurulamayan yükselişin, buzdağının görünmeyen kısmını oluşturduğunu söyleyen Bice, sanayicinin üretim maliyetlerini dengeleyemediği her günün, gelecekte daha şiddetli ve kontrol edilmesi güç enflasyon dalgaları olarak topluma geri döneceği konusunda hükümeti uyardı.
“Sanayicinin Omuzlarındaki Beşli Maliyet Baskısı”
Enflasyonun sadece vatandaşın alım gücünü azaltan bir "talep" sorunu olarak görülmesinin büyük bir hata olduğunu vurgulayan İl Başkanı Bice, sanayinin üretim safhasında beş koldan ağır bir taarruz altında olduğunu dile getirdi. Enerji fiyatlarındaki küresel ve yerel artışlar, sanayicinin en büyük kalemini oluştururken; ithal hammadde ve ara malı tedarikindeki döviz bazlı yükselişler üretim maliyetlerini sürdürülemez seviyelere çekmektedir. Buna ek olarak, lojistik giderlerdeki artış ve finansmana erişim maliyetlerinin (yüksek faizler) sanayicinin işletme sermayesini adeta erittiğini belirten Bice, talebin zayıfladığı bir piyasada firmaların bu devasa yükü etiketlere yansıtamadığını, bunun da reel sektörde gizli bir iflas dalgası yarattığını ifade etti.
“Rakamlarla Sanayideki Tehlikeli Görünüm”
2025 yılının güncel verilerini paylaşarak tablonun vahametini somutlaştıran Av. Hakan Ahmet Bice, stratejik sektörlerdeki fiyat artış hızının alarm verdiğini kaydetti. Madencilik sektöründe yüzde 32,28, imalat sanayiinde yüzde 29,43 ve hayati öneme sahip su temininde yüzde 38,25 oranındaki artışların, sanayinin temel direklerinin sarsıldığının bir kanıtı olduğunu söyledi.
Ara malları ve enerji gibi ana sanayi gruplarındaki bu yüksek oranlı artışların "maliyet itişli enflasyonu" beslediğini vurgulayan Bice, Türkiye’nin kronik sorunu olan kur geçişkenliğinin, dışa bağımlı üretim yapısı nedeniyle her kur şokunda sanayiye ek bir fatura çıkardığını; mevcut yüksek faiz politikasının ise bir yandan tüketimi frenlerken diğer yandan üretim maliyetlerini doğrudan yukarı çektiğini belirtti.
“Üretim Odaklı Yeni Bir Ekonomik Program Şart”
Son 20 yıllık (2005-2025) TÜFE-ÜFE makası incelendiğinde, Türkiye'deki enflasyonun temelinde talep fazlalığından ziyade üretim maliyetlerinin yattığını belirten Bice, geçici ve sadece talep daraltmaya odaklı "pansuman" tedbirlerin kalıcı sonuç vermeyeceğini savundu. Ekonomik istikrarın anahtarının kur istikrarından, enerji bağımlılığını azaltacak radikal reformlardan ve yerli ara malı üretim kapasitesinin artırılmasından geçtiğini ifade eden İl Başkanı, sanayicinin kâr marjlarının erimesinin yatırımları durdurduğunu ve bunun sonucunda sanayi üretiminde ciddi bir gerileme yaşandığını kaydetti. Reel sektörün hızla kan kaybettiğini ve sanayinin milli gelir içindeki payının düşmesinin Türkiye için bir "ulusal güvenlik meselesi" haline geldiğini vurguladı.
Anahtar Parti'den Yeniden Sanayileşme Vurgusu
Açıklamasının sonuç bölümünde Türkiye’nin çıkış yolunun net olduğunu ifade eden İl Başkanı Av. Hakan Ahmet Bice, ekonomide güven ortamının ancak üretim odaklı bir modelle tesis edilebileceğini söyledi. Sanayicinin finansmana erişiminin önündeki engellerin kaldırıldığı, verimlilik artışının devlet politikası haline getirildiği ve yerli üreticinin küresel rekabette korunduğu bir sistemin şart olduğunu belirten Bice, Anahtar Parti olarak bu vizyonun temsilcisi olduklarını ifade etti.
Bice, "Türkiye, ancak yüksek katma değerli üretim yaparak ve katılımcı girişimcilik ruhunu canlandırarak bu krizden çıkabilir. Bizim hedefimiz, sadece enflasyonu düşürmek değil, Türkiye’yi yeniden dünyanın önemli sanayi üslerinden biri haline getirecek olan 'Yeniden Sanayileşme' hamlesini başlatmaktır." diyerek sözlerini noktaladı.






