Tokatlı Sosyolog Yazar Ayla Bağ, televizyonlarda yer alan reyting uğruna gerçeklikten uzak kurgulanmış özenti hayatlar yerine; bu toprakların vatan sevgisi üzerine kurulu gerçek hikâyelerinin ekrana taşınmasını istedi. Ayla Bağ özellikle şiddet ve çarpık ilişkilerin normal gibi sunulduğu yapımların topluma büyük zararlar verdiğini, bu programların reyting uğruna ahlakı hiçe saydığını ifade etti. Ekranlardaki içeriklerin gelecek nesiller için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirten Ayla Bağ, “Gündüz kuşağı programlarında iki yayın görüyoruz, yemek programı ve özel yaşamların ifşası. İsraf, dedikodu, gösteriş üzerine kurulu senaryolara ünlü olmak için oyuncu olan zavallı yurdum insancıklarını görüyorum. Yaşanan skandalların, insan onurunu ve toplumsal değerleri hiçe sayan bir noktaya gelmesinden aşırı rahatsızlık duyuyorum. Bu yayınların “reyting” uğruna mahremiyeti sıradanlaştırdığını, şiddeti ve yozlaşmayı normalleştirdiğini düşünüyorum. Bu nedenle izlemiyorum. Bu programları yapanların kınıyorum.” Dedi.

“TOPLUMU BİRLEŞTİREN YAYINLARA İHTİYACIMIZ VAR”

Gündüz kuşağı programlarında yaşanan skandalların toplumu içten içe çürüttüğünü ifade eden Ayla Bağ, “Tokatlı biri olarak; geçmişinden güç alan, milli şuur ve ortak değerleri besleyen Onbeşliler gibi nitelikli projelerin çoğaltılmasını istiyorum. Toplumu ayrıştıran değil birleştiren, utandıran değil onurlandıran yayınlara ihtiyacımız var. Ekranlar, toplumun aynasıysa; bu aynada daha fazla erdem, daha fazla kültür ve daha fazla umut görmek istiyorum. Biz bu değiliz. Bin pazıllı bir Anadolu resminde, pazılın bir tanesini alıp onun üzerinde 24 saat konuşmak çok vahim bir yayıncılık. 999 tanesine dönüp bakmıyoruz. Medya, sosyolojik yapıyı şekillendiren en güçlü araçlardan biridir. Bireyin neyi normal, neyi sorunlu, neyi değerli gördüğünü büyük ölçüde medya dili belirler. Sürekli tekrar edilen imgeler, söylemler ve hikâyeler; aile yapısından ahlaki sınırlara, kadın–erkek rollerinden başarı anlayışına kadar toplumsal algıyı dönüştürüyor.” İfadelerini kullandı.

“BU TÜR PROGRAMLARI İZLEMEMELİ REYTİNGLERİNİ DÜŞÜRMELİYİZ”

İzleyicinin de sorumluluk alması gerektiğini belirten Ayla Bağ, “Medya yalnızca toplumu yansıtmaz, aynı zamanda onu yeniden inşa eder. Şiddetin, magazinin ve sansasyonun , israfın, gösterişin, bencilliğin, aldatmanın merkezde olduğu yayınlar toplumsal duyarsızlığı artırırken; kültürü, iyiliği, güzelliği, başarıyı, sevgiyi, emeği ve ortak hafızayı öne çıkaran içerikler toplumsal dayanışmayı güçlendirir. Bu nedenle medyanın sorumluluğu, yalnızca izlenmek değil; toplumsal dokuyu korumak, ortak değerleri beslemek ve gelecek kuşaklara sağlıklı bir sosyal zemin bırakmaktır. Bu kurumların başına vicdanlı aklıselim yöneticilerin gelmesi elzemdir. Para uğruna yapılan bu rezilliklerin önüne geçmek, kendimize gelmek için, silkelenip toplum olarak ayağa kalkmalı ve tepkimizi top yekün ortaya koymalıyız. Bu tür programları izlememeli reytinglerini düşürmeliyiz. Ve daha güzeli, daha iyiyi talep etmeliyiz.” Şeklinde konuştu.

“KENDİNE GEL ÖZÜNE GEL...ONBEŞLİ”

Televizyon kanallarındaki yayınlara yönelik kaleme aldığı şiirini paylaşan Ayla Bağ, “Konuyla bütünleşen 15 yıl önce yazdığım şiirimi sizlerle paylaşıyorum.

HEY ONBEŞLİ ONBEŞLİ

Hey onbeşli onbeşli,

Farkındamısın gidişatımızın.

Televizyonlardan mı öğrendin ?

Evliliği,komşuluğu,arkadaşlığı.

Dizilerde ki aşka segiye mi özendin?

AK Partili Beyazıt'tan Muhalefete Sert Tepki: "CHP Hizmet Değil, Algı Yapıyor”
AK Partili Beyazıt'tan Muhalefete Sert Tepki: "CHP Hizmet Değil, Algı Yapıyor”
İçeriği Görüntüle

O yüzdenmi bunalımdasın,

O yüzden mi arayışlarda, isyanlarda.

İhaneti güvensizliği aşıladılar.

Kardeşi kardeşe vurdurttular.

Sınıf yaratıp arayı açtılar.

Şucusun, bucusun, öcüsün dediler.

Bizi sahte, sanal bizle vurdular.

Hey onbeşli onbeşli

Gördün mü memleketin halini ?

"Sana yok ırkıma yok izmihlal

Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet,

Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal"

Kendine gel özüne gel...ONBEŞLİ…” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Şule Şahin