Tokat’ta yıllarını terzilik mesleğine veren 68 yaşındaki Veysel Keskin, mesleğin geçmişten günümüze geçirdiği değişimi gazeteci Mustafa Işık’a anlattı. 1971 yılında ailesiyle birlikte Niksar’dan Tokat merkeze taşınan Keskin, 1973 yılında henüz 13 yaşındayken başladığı meslek hayatında yarım asrı geride bıraktı.

Çocukluk yıllarında ayakkabı boyacılığı yaparken bir ustanın yönlendirmesiyle terziliğe adım atan Keskin, geçmişte yoğun olan dikim işlerinin bugün yerini büyük ölçüde kıyafet tamiratına bıraktığını söyledi. Meslekte çırak yetişmemesinden yakınan deneyimli terzi, geleneksel zanaatların geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (11)Ayakkabı Boyacılığından Terziliğe Uzanan Hikâye
Niksar’da doğduğunu belirten Veysel Keskin, ailesiyle birlikte 1971 yılında Tokat’a göç ettiklerini, iki yıl sonra da terzilik mesleğine başladığını anlattı. Meslek hayatının ilk günlerini hatırlayan Keskin, o dönemde belediye parkının önünde ayakkabı boyacılığı yaptığını söyledi. Keskin, hayatının dönüm noktası olan karşılaşmayı şu sözlerle anlattı:

TBMM Başkanvekili Yusuf Beyazıt, İlk Ziyaretini Memleketinde Gerçekleştirdi
TBMM Başkanvekili Yusuf Beyazıt, İlk Ziyaretini Memleketinde Gerçekleştirdi
İçeriği Görüntüle

“Belediye parkının önünde ayakkabı boyacılığı yapıyordum. Bir gün Hacı abi beni gördü. Ayakkabısını boyatmak istedi. Bana annemle babamın olup olmadığını, ne iş yaptığımı sordu. Çiftçilik yaptığımızı, Tokat’a göçtüğümüzü ve benim de ayakkabı boyacılığı yaptığımı söyledim. Bana bir sanat öğrenmek isteyip istemediğimi sordu. Ben de ‘İsterim, neden istemeyeyim?’ dedim.”

Hacı isimli kişinin kendisine terzilik veya tamircilik seçeneklerini sunduğunu anlatan Keskin, annesinin yönlendirmesiyle terziliği seçtiğini belirtti. Annesinin, “Terzi olursan temiz giyinirsin, kendi söküğünü ve yırtığını da dikersin.” diyerek kendisini teşvik ettiğini aktaran Keskin, babasıyla birlikte Hacı abinin yanına gittiklerini ve böylece meslek hayatının başladığını ifade etti.50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (13)“İlk Ustam Mustafa Altınkol Oldu”
Hacı abinin kendisini Kuyumcular Çarşısı arkasındaki caddede bulunan terzi dükkânına götürdüğünü belirten Keskin, burada Mustafa Altınkol’un yanında mesleği öğrenmeye başladığını söyledi. Dükkânda iki çırağın daha bulunduğunu hatırlatan Keskin, başlangıçta kendisinin de işe alınacağından emin olmadığını dile getirdi. Ancak Hacı abinin ustasıyla olan tanışıklığı sayesinde terziliğe ilk adımını attığını belirten Keskin, “Mustafa ustam beni emanet aldı. Öyle sanata girdim. İyi kötü bu sanatı öğrendik, çok şükür bugünlere kadar geldik.” dedi.50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (10)“Bir Zamanlar Terzilerin İş Yoğunluğu Vardı”
Geçmiş yıllarda terzilik mesleğinin oldukça hareketli olduğunu belirten Veysel Keskin, hazır giyim ürünlerinin yaygınlaşmadığı dönemlerde vatandaşların kıyafetlerini terzilere diktirdiğini anlattı. Özellikle pantolon ve takım elbise dikiminin yoğun olduğunu ifade eden Keskin, o yıllarda kumaş satın alarak müşterilerine hem kumaş hem de dikim hizmeti sunduklarını söyledi. Keskin, geçmişle günümüz arasındaki farkı şu sözlerle anlattı:

“O zamanlar iş çoktu. Çünkü konfeksiyon sınırlıydı. Hazır giyim ürünleri daha çok İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde satılıyordu. Herkes gidip alamıyordu. Terzilerde pantolon ve takım elbise dikimi çok yoğundu. Biz de bu şekilde mesleği öğrendik, kazancımızı sağladık.”

Günümüzde hazır giyim ürünlerinin yaygınlaşmasıyla terzilikteki dikim işlerinin büyük ölçüde azaldığını vurgulayan Keskin, mesleğin eski hareketliliğini kaybettiğini belirtti.50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (12)50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (7)50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (6)50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (5)50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (2)“15 Senedir Elime İğne Almadım”
Teknolojinin ve hazır giyim sektörünün gelişmesiyle birlikte terzilik mesleğinin çalışma biçiminin değiştiğini söyleyen Keskin, artık yeni kıyafet dikmek yerine mevcut kıyafetleri onardıklarını ifade etti. Yaklaşık 15 yıldır pantolon veya ceket dikmediğini belirten deneyimli terzi, günümüzde daha çok küçük çaplı tamiratlarla uğraştıklarını kaydetti. Keskin, “Bizim dikim işimiz tamamıyla bitti. Ben 15 senedir elime iğne almadım. Ne pantolon ne de ceket dikiyorum.” ifadelerini kullandı.50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (9)“Günümüzde Terzilerin İşleri Tamirata Kaldı”
Tokat’taki dükkânında mesleğini sürdürmeye devam eden Veysel Keskin, müşterilerin artık çoğunlukla tamirat için kendilerine başvurduğunu söyledi. Keskin, günümüzde yaptığı işleri şöyle sıraladı;

• Pantolon paçası kısaltma ve uzatma
• Fermuar değiştirme
• Kemer açma ve kapama
• Ceket boyunu kısaltma
• Ceket kolu kısaltma
• Çeşitli kıyafet tamiratları

Geçmişte kumaş kesip kıyafet diken terzilerin bugün daha çok hazır alınan giysilerin ölçülerini düzenlediğini belirten Keskin, işlerin zaman zaman oldukça azaldığını da dile getirdi. Bazı günler hiç iş yapamadıklarını belirten Keskin, hazır giyim sektörünün yaygınlaşmasının geleneksel terzilik üzerindeki etkisine dikkat çekti.50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (8)“Teknolojiye Ayak Uydurmak İçin Gücümüz Yetmiyor”
Teknolojideki gelişmelerin terzilik mesleğini de etkilediğini ifade eden Keskin, modern üretim atölyelerindeki makine ve ekipmanlara sahip olmanın küçük esnaf açısından kolay olmadığını söyledi.
Kendi dükkânlarında geleneksel yöntemlerle çalışmayı sürdürdüklerini belirten Keskin, teknolojik yeniliklere uyum sağlayabilmek için daha fazla imkâna ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Keskin, büyük atölyelerle rekabet etmenin zorluklarına değinerek mevcut imkânlarla klasik terzilik hizmeti vermeye devam ettiklerini kaydetti.

“Terzilikte Çırak Yetişmiyor”
Mesleğin geleceğiyle ilgili en büyük endişesinin çırak yetişmemesi olduğunu belirten Veysel Keskin, eskiden terzi dükkânlarının çıraklarla dolu olduğunu, günümüzde ise bu geleneğin büyük ölçüde sona erdiğini söyledi. Keskin, “Eleman yok piyasada. İki çırağa yetişme olayı bitti. Kimse terziliğe sıcak bakmıyor.” dedi.

Geçmişte Tokat’ta sayacılık ve semercilik gibi farklı zanaatların da yaygın olduğunu hatırlatan Keskin, bu mesleklerin zamanla ortadan kalktığını ifade etti. Ayakkabıcılık ve terzilik gibi geleneksel mesleklerde yaşanan değişime dikkat çeken Keskin, çırak yetişmemesi nedeniyle mesleki bilgi ve deneyimin yeni nesillere aktarılmasının zorlaştığını vurguladı.50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (4)“Terzilik Tek Tük Devam Edebilir”
Gelecekte terzilik mesleğinin tamamen ortadan kalkıp kalkmayacağına ilişkin değerlendirmede bulunan Keskin, mesleğin az sayıda kişi tarafından sürdürülebileceğini ancak eski yoğunluğuna ulaşmasının zor olduğunu belirtti. Bazı kurslarda ve meslek merkezlerinde dikiş ve tamirat eğitimi verildiğini söyleyen Keskin, bu çalışmaların mesleğin devamı açısından önemli olduğunu ifade etti. Ancak kısa süreli eğitimlerle mesleğin bütün inceliklerini öğrenmenin kolay olmadığını dile getiren Keskin, geleneksel ustalık kültürünün yaşatılması gerektiğine dikkat çekti.50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (3)2021 Yılında Ahilik Ödülüne Layık Görüldü
Yarım asrı aşan meslek hayatında çeşitli deneyimler edinen Veysel Keskin, 2021 yılında Ahilik kapsamında verilen bir ödüle de layık görüldüğünü belirtti. Ödülün kendisi için anlamlı olduğunu ifade eden Keskin, esnaf derneğine teşekkür ederek verilen plaketi evinde özenle sakladığını söyledi.

68 Yaşındaki Keskin Hâlâ Dükkânında Hizmet Veriyor
Mesleğe 13 yaşında başlayan ve bugün 68 yaşında hâlâ dükkânında hizmet vermeyi sürdüren Keskin’in hikâyesi, Tokat’ta geleneksel zanaatların geçirdiği değişimi gözler önüne seriyor. Bir zamanlar kumaştan takım elbise ve pantolon diken terziler, bugün ağırlıklı olarak tamirat işleriyle ayakta kalmaya çalışıyor. Veysel Keskin’in anlattıkları ise yalnızca bir mesleğin değil, ustadan çırağa aktarılan geleneksel zanaat kültürünün de yaşadığı dönüşümü ortaya koyuyor.50 Yıllık Atasözü Tersine Döndü! Terziler Artık Kendi Söküğünü Dikiyor (1)

Muhabir: Mustafa Işık