Hani bazen mahkemeler ve RTÜK bazı haberlerle ilgili yayın yasağı getirirlerya, bende kendi kendime yayın yasağı ve yazmama yasağı getirdim.
Neden? Diye soracak olursanız, cevabını hemen vereyim.
Gönlüm yorgun, hafızam yorgun ve moralim bozgun.
Albayraka sarılı tabutları öpen küçücük öksüzleri görünce elim kaleme gönlüm kelama gitmiyor.
Ne yasada, ne tasada, ne sevinçte, nede neşede birleşebiliyoruz.
Şairin dediği gibi Beyoğlu dans ederken ağlar Karacaahmet
Durumumuz aynen öyle.
Hanelere ateş düşmüş, kalleş terör gencecik fidanları toprağa düşürmüş, bazılarının sanki hiç umurlarında değil.
Hala kısır çekişmeler. Dedikodular, çocuklara tecavüzler, vurpatlasın çal oynasın bu proğramları tüm hızıyla devam ediyor.
Mübarek üç aylardayız. Gönüllerdeki buzlarımız inşallah çözülür.
Zaman sabır zamanı, vakit dua vakti.
Boşa geçirilecek hiçbir saniyemiz yok.
Ellerimiz semaya dudaklarımız duaya gözlerimiz nedamet gözyaşları ile ıslanmaya muhtaç.
Küfürden, kibirden, haramdan, günahdan kendimizi ve sevdiklerimizi korumanın tam zamanı.
Çünkü; fırsat bu fırsat. Recep ayındayız.
Af ve mağfiretin şafağındayız.
Rabbim hepimizi bu mübarek üç ayların feyiz ve bereketine kavuştursun.
Günahlarımızı af ve mağfiret eylesin.
Ülkemizin birlik ve beraberliğine kast edenleri kahreylesin.
Kahraman ordumuzun her zaman ve her yerde muzaffer eylesin.
Şimdilik bu kadar yeter sanırım. Gönlümde yayın yasağı var, Ahmet neylesin?