Anahtar Parti Tokat İl Başkanı Av. Hakan Ahmet Bice, Türkiye’nin sahip olduğu bor rezervlerinin sadece bir ihracat kalemi değil, savunmadan enerjiye kadar uzanan geniş bir yelpazede "stratejik bir güç" olduğunu vurguladı. Bice, bor madeninde katma değeri yükseltmenin Türkiye’nin refahını büyütecek en önemli adım olduğunu belirtti.
Dünya Rezervinin Dörtte Üçü Türkiye’de
Borun doğada borat tuzları halinde bulunduğunu ifade eden İl Başkanı Bice, ticari değeri en yüksek olan ürünlerin Boraks, Uleksit ve Kolemanit olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin bu alandaki hakimiyetine şu sözlerle dikkat çekti;
• Üretim Merkezleri: Emet, Kırka, Bigadiç ve Kestelek.
• Dünya Payı: Küresel bor rezervlerinin yaklaşık %73–74’ü Türkiye’de bulunuyor.
• İhracat Oranı: Yıllık 2,6 milyon tonluk üretimin %95’i ihraç ediliyor, sadece %5’i iç pazarda tüketiliyor.
"Asıl Mesele İleri Teknoloji Basamağı Kurmaktır"
Mevcut ihracat verilerini değerlendiren Bice, "İhracatta hacim var; ancak asıl mesele yüksek katma değerli ürünlere geçmektir. Ferrobor, bor karbür ve hidrojen depolama gibi ileri kimyasallarla gelir çarpanı hızla büyüyecektir." diyerek 2022 yılında elde edilen 1,3 milyar dolarlık gelirin önemli olduğunu ancak ton başına düşen 500 dolarlık değerin artırılması gerektiğini ifade etti.
Anahtar Parti’den 7 Maddelik "Bor ve Madencilik" Yol Haritası
Av. Hakan Ahmet Bice, partisini bor stratejisi ve madencilik politikalarına dair çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı;
1. UMREK ve UMBİS Entegrasyonu: Kaynak raporlama sistemleri işlevsel hale getirilmeli ve ulusal bilgi sistemine bağlanmalıdır.
2. Uluslararası Standartlar: CRIRSCO üyeliği ile yeşil sertifika ve akreditasyon avantajı güçlendirilmelidir.
3. Modern Arama Yöntemleri: Jeolojik haritalar; gravite, manyetik ve jeo-radar gibi modern yöntemlerle güncellenmelidir.
4. Kurumsal Bor Enstitüsü: Yüksek teknoloji temelli bir Bor Enstitüsü yaklaşımı kurumsallaştırılmalıdır.
5. Tek Çatı Yönetimi: Yetki çatışmalarını önlemek adına stratejik kaynaklar tek bir denetim mekanizmasında toplanmalıdır.
6. Uç Ürün Odaklı Üretim: Ham bor ihracı yerine ara ve uç ürün (yarı-mamul) kapasitesi artırılmalıdır.
7. KGM Modeli: Katılımcı Girişimcilik Modeli ile devlet katkılı üretim merkezleri kurulmalı, yerlilik oranı korunmalıdır.
"Daha İyisini Yapmak Mümkün"
Açıklamasını tam bağımsızlık vurgusuyla bitiren Bice, "Bor teknolojisine ne kadar erken sahip olursak, dünyadaki rekabet gücümüz o kadar artar. Anahtar Parti’ye göre: Daha iyisini yapmak mümkün." diyerek Türkiye’nin bu potansiyeli refaha dönüştürecek güce sahip olduğunu belirtti.





