CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 279 Sayılı Türk Kızılay Kanunu Teklifi üzerine CHP Grubu adına konuştu. Kızılay'ın 86 milyonun ortak vicdanı olduğunu vurgulayan Durmaz, kurumun şeffaflık, liyakat ve bağımsızlık ilkeleriyle yönetilmesi gerektiğini söyledi.
"Kızılay Milletimizin Ortak Vicdanıdır"
Türk Kızılay'ın 158 yıllık köklü geçmişine dikkat çeken CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kuruma verdiği öneme vurgu yaptı. Durmaz, Kızılay'ın hukuki statüsünün güçlendirilmesini desteklediklerini ancak bu güçlendirmenin etkin denetimle birlikte olması gerektiğini belirtti. Durmaz, Genel Kurul'daki konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Kızılay herhangi bir siyasi partinin, iktidarın ya da kişinin kurumu değildir. Kızılay, 86 milyonun ortak değeridir. Gücünü siyasi makamlardan değil, milletimizin güveninden almalıdır."
"Afet Anında Çadır Ticari Ürün Olamaz"
Konuşmasında 6 Şubat depremlerinde yaşanan çadır satışı tartışmalarını hatırlatan Kadim Durmaz, Kızılay'a tanınacak ihale istisnaları ve ticari yetkiler konusunda uyarıda bulundu. Yeni kanun teklifiyle Kızılay'a tanınan yetkilerin denetimsiz bırakılmaması gerektiğini söyleyen Durmaz, şunları kaydetti:
"Afet anında Kızılay'ın çadırı ticari bir ürün müdür, yoksa milletin zor günler için emanet ettiği insani yardım malzemesi midir? Hız, denetimsizlik değildir. Aciliyet, hesap vermemenin gerekçesi olamaz. Kızılay, çadırın fiyatını değil, çadır bekleyen çocuğu öncelemelidir."
Kızılay'da Liyakat ve Şeffaflık Vurgusu
Kızılay yönetiminde liyakat ilkesinin esas alınması gerektiğini vurgulayan Durmaz, kurumun mali kaynakları, bağışları, şirket faaliyetleri ve yönetim giderlerinin kamuoyuna açık ve şeffaf bir şekilde raporlanması gerektiğini ifade etti. Durmaz, Kızılay'ın bağımsız denetim mekanizmalarıyla güçlendirilmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne düzenli olarak faaliyet ve mali rapor sunması gerektiğinin altını çizdi.

CHP'den Kan Bağışı ve Afet Yönetimi İçin Somut Öneriler
CHP Grubu adına çözüm önerilerini de sıralayan Durmaz, kan bağışını artıracak kalıcı bir ulusal seferberliğin başlatılması çağrısında bulundu. Kızılay'ın sadece afet sonrasında değil, afet öncesi hazırlık süreçlerinde de aktif rol alması gerektiğini belirten Durmaz, AFAD, AKUT, itfaiye teşkilatları, yerel yönetimler ve gönüllü kuruluşlarla kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesini önerdi. Afet gönüllülerine düzenli eğitim, sigorta, ekipman ve hukuki güvence sağlanması gerektiğini söyledi.
"Kızılay'ın İtibarını Korumanın Yolu Şeffaflıktan Geçer"
Konuşmasını güçlü bir çağrıyla tamamlayan CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, hedeflerini şöyle özetledi:
"Bizim hedefimiz; bağışçısına güven veren, çalışanını koruyan, gönüllüsünü destekleyen, afete hazırlıklı, ihtiyaç sahibine eşit mesafede duran, siyasi etkilerden bağımsız bir Kızılay'dır. Kızılay şirket bilançosundan önce insan hayatını, siyasi hesaplardan önce milletin vicdanını gözetmelidir. Kızılay'ın geleceği; adalet, liyakat, tarafsızlık ve şeffaflık temelinde güvence altına alınmalıdır."




