(Haber-Fotoğraf: Fatih Kılıç)
Tokat Merkez'de, Turhal yolu güzergahında Yeşilırmak kenarında Tokat Belediyesi Katı Atık Arıtma Tesislerinin bulunduğu alanın hemen yanında 8 parselde 35 dönüm arazide 500 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren CEMAK ENERJİ Biyokütle Enerji Santrali’nin faaliyetleri kamuoyuna duyuruldu. Tesis, basın mensuplarına gezdirildi, yıllık 45.000 megavat kapasiteli santralin hangi etaplardan geçilerek bu enerjiyi ürettiği tek tek anlatıldı. Söz konusu toplantıyı takip eden basın mensupları arasında Tokat Hürsöz gazetesinden Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Fatih Kılıç da yer aldı.
TARLA VE ORMAN ATIKLARI YAKIT OLUYOR
Tesise dair bilgileri Cemak Enerji Şirket Müdürü İnş. Müh. Timuçin Kars, Tesis Müdürü Derya Demir ve Endüstri Mühendisi Dursun Ateşli aktardı. Onların aktardığı bilgiler şöyle oldu:
“Cemak Enerji Biyokütle Enerji Santrali, yap-işlet-devret modeli ile 10 yıl + 10 yıllık opsiyonla Tokat’ta kurulmuş bir tesis. 2020 yılında atık çamurların yakılmasından enerji elde etmek üzere başlayan süreçte ilk 2 yıldan sonra, mevcut eski biyokütle yakma kazanı devre dışı bırakıldı. Yeni tür biyokütle yakma kazanı kuruldu ve son 4 yıldır bu kazanda çamur yerine tarla ve orman atıkları yakılarak enerji üretilmekte. Suyun ısıtılmasıyla su buharı elde ediliyor, su buharı da tribünleri döndürerek elektrik enerjisine çeviriyor. Tesiste 50 personel istihdam ediliyor. Yakıt olarak tarla atıkları (buğday anızı, mısır anızı, kanola ve ayçiçek anızı, kuru ot anızları) ve orman atıkları (ağaç ve kavak benzeri kabuk atıkları, orman dalları vb.) kullanılıyor. 24 esaslı üretim var. Kazan her zaman yanıyor. Daha çok, daha dayanıklı olarak buğday anızı tercih ediliyor. Tokat ve çevre illerden toplanan anız balyaları tırlarla tesise nakliye ediliyor. Günde ortalama 200 ton, yılda 60 bin ton ile 70 bin ton arasında anız yakılıyor. Bunun sonucu olarak yılda 45 bin megavat elektrik enerjisi üretiliyor. Ki bu enerji ile Tokat’ta 20 bin hanenin anlık elektrik sarfiyatı karşılanabiliyor. Buradaki üretim doğrudan ulusal enerji sistemine aktarılıyor. Tesiste zaman zaman yakıt tedarikinde yetersizlik olabiliyor, yakıt olmayınca da üretime bazen ara verilmek zorunda kalınıyor. Bu boşluk olmasın diye de yaz döneminde yoğun bir şekilde anız tedarik edilerek depolanıyor, kışın bu anızlar kullanılıyor.
TESİS ÇEVREYE KİRLİLİK YAŞATIYOR MU?
Tesis, çevreye etkisiyle zaman zaman gündeme geliyor. Bilhassa Kazova arazisinde en yakınında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Taşlıçiftlik Yerleşkesi olunca üretim tesisinin bacalarından çıkan duman çevreye dağılıyor. Çevre kirliliği ve koku yapıyor denilerek şikayetçi olunuyor. Bu tür şikayetler üzerine de bilgi verildi. Üretim süreci ve emisyon sistemi hakkında kamuoyu bilgilendirildi. Basın mensuplarına tesisi gezdiren CEMAK Enerji Şirket Müdürü Timuçin Kars ve Endüstri Mühendisi Dursun Ateşli tesisin 7/24 otomasyon sistemi ile anlık denetlendiğini kaydettiler.
ÇİFTÇİ HEM GELİR ELDE EDİYOR HEM ANIZ YAKMAKTAN KURTULUYOR
Tarlalarda yakılması yasak olan anız ve diğer tarımsal atıklar, Tokat'ın yanı sıra çevre il ve köylerden tırlarla balyalar halinde tesise getiriliyor. Burada kontrollü şekilde yakılarak elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Bu sistem sayesinde çiftçiler, tarlalarını temizlemek için anız yakmak yerine tarımsal atıklarını ekonomik değere dönüştürerek ek gelir elde ederken, kontrolsüz emisyonun da önüne geçilmiş oluyor.
EMİSYON BACASI 7 GÜN 24 SAAT BAKANLIĞA VERİ GÖNDERİYOR
Tesisin Endüstri Müdürü Dursun Ateşli, emisyon bacasında yapılan ölçümlerin kesintisiz sürdüğünü belirterek "tesisimizde karbonmonoksit, toz ve nem gibi değerleri sürekli ölçüyoruz. Ölçülen bütün verilerimizi 7 gün 24 saat Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığın sistemine gönderiyoruz. Bakanlığın sürekli izleme sistemi var ve tesisimiz buraya online olarak bağlı." dedi. Ateşli, kamuoyunda zaman zaman tesisin çevreye zarar verdiğine yönelik iddiaların gündeme geldiğini hatırlatarak “bazı şikâyetler alıyoruz. Bunun temel sebebinin yeterli bilgi sahibi olunmaması olduğunu düşünüyoruz. Sistemimiz tamamen Bakanlığın kontrolü altında çalışıyor. Emisyon için belirlenen yasal sınır metreküpte 460 miligram. Biz bu sınırın altında faaliyet gösteriyoruz. Eğer bu limitlerin üzerine çıkarsak Bakanlık ya idari ceza uygular ya da tesisin faaliyetini durduracak işlemleri başlatır.” diye izahta bulundu. Emisyon konusunda yanlış anlaşılmaların bulunduğunu ifade eden Ateşli, bacadan çıkan gazların içeriğini de açıkladı ve "bacadan tamamen su buharı çıkıyor demiyoruz. Bunun içinde karbonmonoksit de var, toz da var. Ancak bunların tamamı Bakanlığın belirlediği sınır değerlerin altında. Önemli olan da budur. Yasal limitlerin altında kaldığımız sürece çevresel açıdan herhangi bir sorun oluşmuyor. Biz burada çöp yakmıyoruz. Ağır metal içeren malzemeler ya da kömür kullanmıyoruz. Sadece tarımsal ve ormansal atıkları enerji üretiminde değerlendiriyoruz. Bu nedenle sistemimiz yüzde 100 yenilenebilir enerji kapsamında değerlendiriliyor. Çiftçiler bu atıkları çoğu zaman bertaraf etmek zorunda kalıyor. Anız yakılması ise zaten yasak. Bu nedenle atıkları bize getiriyorlar. Eğer bunlar tarlada yakılırsa hiçbir filtreleme olmadan doğrudan atmosfere karışıyor. Biz ise bu atıkları kazanlarımızda kontrollü şekilde yakıyoruz. Enerjiye dönüştürüyoruz ve emisyonu filtreleme sistemlerinden geçirerek atmosfere veriyoruz. Böylece hem elektrik üretiyoruz hem de kontrolsüz emisyonun önüne geçmiş oluyoruz. Yakma işlemi sonrasında oluşan küller de bertaraf tesislerine gönderiliyor ve burada gerekli işlemler yapılıyor." diyerek açıklamasını detaylandırdı.
"YAKLAŞIK 20 BİN HANENİN ELEKTRİK İHTİYACINI KARŞILIYORUZ"
CEMAK Enerji Şirket Müdürü Timuçin Kars ise tesisin yalnızca enerji üretmediğini, aynı zamanda çevre açısından da önemli bir görevi yerine getirdiğini söyledi. "Tesisimizde ormansal ve tarımsal atıkları, halk arasında daha çok anız olarak bilinen biyokütleyi yakarak elektrik enerjisi üretiyoruz. Bu işlemi çevreye saygılı ve güvenli bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Türkiye'deki en iyi tesislerden biri olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir taraftan çevrede atık olarak görülen materyalleri topluyoruz. Diğer taraftan bunları elektrik enerjisine dönüştürüyoruz. Ürettiğimiz enerjiyle yaklaşık 20 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayarak ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz. Baca gazı emisyonumuzun yaklaşık yüzde 90'ı su buharından oluşuyor. Geriye kalan değerler de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının belirlediği sınırların altında tutuluyor. Biz zaten kanunen bu limitlerin altında çalışmak zorundayız. Tesisimiz online olarak 7 gün 24 saat Bakanlığın denetimine tabi. Bacadaki sensörler sayesinde tüm emisyon değerlerimiz anlık olarak Ankara'daki sisteme iletiliyor. Zaman zaman anlık yükselmeler olduğunda sistem bizi uyarıyor. Biz de gerekli müdahaleyi yaparak değerleri tekrar normal seviyeye çekiyoruz. Mevzuatta belirlenen anlık tolerans sınırlarını bugüne kadar aşmadık.” diyerek sözlerini tamamladı.







