Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülen Yükseköğretim Kanun Teklifi üzerine CHP Grubu adına söz alarak değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında teklifi bilim, liyakat, üniversite özerkliği ve öğrencilerin yaşadığı ekonomik kriz çerçevesinde ele alan Durmaz, yükseköğretimin uzun vadeli ve katılımcı politikalar yerine günübirlik torba kanun mantığıyla düzenlenmesine tepki gösterdi.
"Günübirlik Düzenlemelerle Yükseköğretim Yönetilemez"
Durmaz, konuşmasına “Bugün önümüzde yalnızca bir kanun teklifi değil; Türkiye’nin bilim anlayışının, üniversite vizyonunun ve gençlerimizin geleceğinin nasıl şekilleneceğine ilişkin tarihî bir tercih vardır.” sözleriyle başladı. Yükseköğretimi doğrudan ilgilendiren düzenlemelerin torba kanunlar içinde ele alınmasını eleştiren Durmaz, üniversitelerin geleceğinin siyasi ihtiyaçlara göre değil, bilimsel, öngörülebilir ve katılımcı eğitim politikalarıyla planlanması gerektiğini vurguladı. Sahte diploma tartışmalarına da değinen Durmaz, diplomanın itibarının ve liyakat anlayışının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
"Öğrenci Affı Tek Başına Çözüm Değildir"
Teklifte yer alan öğrenci affına ilişkin düzenlemeleri de değerlendiren Durmaz, üniversiteyle ilişiği kesilen gençlerin ikinci bir şansı hak ettiğini ancak bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi. 2022 yılında çıkarılan öğrenci affıyla üniversiteye dönen öğrencilerin yalnızca yüzde 15,8'inin mezun olabildiğini hatırlatan Durmaz, “Af kapıyı açıyor ancak gençlerin mezuniyete kadar yürüyebilmesini sağlayacak sosyal destekler oluşturulmuyor.” dedi.
"Gençler Yoksulluk ve Gelecek Kaygısıyla Eğitimden Kopuyor"
Üniversite öğrencilerinin en büyük sorunlarının barınma, beslenme, ulaşım ve eğitim giderleri olduğunu vurgulayan Durmaz, ekonomik nedenlerle çok sayıda öğrencinin eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığını söyledi.
Gençlerin artık “Okusam da iş bulabilecek miyim?”, “Diplomamla kendi mesleğimi yapabilecek miyim?” sorularını sorduğunu belirten Durmaz, üniversite mezunlarının işsizlik ve güvencesizlikle karşı karşıya kalmasının eğitime olan güveni zayıflattığını ifade etti. Durmaz, CHP'nin çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı;
• Üniversiteye geri dönen öğrencilere öncelikli yurt ve burs imkânı sağlanması,
• Barınma, beslenme ve ulaşım desteklerinin artırılması,
• Katkı payı ve öğrenim ücretlerinde kolaylık sağlanması.
Durmaz, “Af çıkarmak kolaydır; asıl sorumluluk öğrencinin üniversitede kalmasını sağlayacak sosyal devlet politikalarını hayata geçirmektir.” diye konuştu.
"Beyin Göçü Türkiye’nin Geleceğini Tehdit Ediyor"
Türkiye'nin yetişmiş insan gücünü yurt dışında kaybettiğini ifade eden Durmaz, “Genç bilim insanlarımızı laboratuvarlarda ve kütüphanelerde değil, havaalanlarında uğurluyoruz. Bu yalnızca gençlerimizin değil, ülkemizin geleceğinin de kaybıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
"Güvenlik Soruşturması Akademide Sadakat Testine Dönüşemez"
Kanun teklifinde öğretim elemanlarına yönelik güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin hükümleri de eleştiren Durmaz, üniversitelerde güvenlik kavramının siyasi görüşleri denetleme aracına dönüştürülemeyeceğini söyledi.
Üniversitelerin korkunun değil özgür düşüncenin mekânları olduğunu belirten Durmaz, “Bilimin cesaretini kaybettirdiğiniz yerde üniversite sıradanlaşır. Üniversiteleri sıradanlaşan bir ülke dünyayla rekabet edemez.” sözleriyle akademik kadrolarda esas alınması gereken ölçütlerin bilimsel başarı, araştırma kapasitesi, eğitim yeterliliği ve akademik etik olduğunu vurguladı.
CHP’nin Yükseköğretim Vizyonunu Anlattı
Konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Eğer bir gün benim sözlerim bilimle çelişirse, bilimin dediğini esas alınız” sözünü hatırlatan Durmaz, CHP’nin yükseköğretim vizyonunu; bilimsel, idari ve mali özerkliğe sahip üniversiteler, akademik liyakatin esas alındığı yönetim anlayışı, güçlü araştırma altyapısı, demokratik üniversite yönetimi ve düşünce özgürlüğünün güvence altına alındığı bir yükseköğretim sistemi olarak özetledi.
Konuşmasını “Üniversiteler sustuğunda yalnızca bilim değil, demokrasi de susar.” sözleriyle tamamlayan Durmaz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak hiçbir gencin yoksulluk nedeniyle eğitimden kopmadığı, hiçbir akademisyenin düşünceleri nedeniyle dışlanmadığı, özgür, özerk ve evrensel ölçütlerde bir yükseköğretim sistemi için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.




