Salih Ertaçoğlu yazdı: “Eğer hukuk devletinden, demokrasiden, insan haklarından vazgeçmedi isek. Hodri meydan!”
Terörsüz Türkiye konusunda TBMM’de kurulan siyasi partilerin çoğunlukla katılıp altına imza koyduğu rapor ortada duruyor. Bu rapora göre TBMM 12 maddelik ilk düzenlemeyi yasalaştırdı. Komisyonlar çalışıyor.
TBMM’de kabul edilen müşterek imzalı komisyon raporunda Anayasa Mahkemesi kararlarının, AİHM kararlarının kesinlikle uygulanması imza altına alınmıştır.
Dün AİHM Üst Mahkemesi Osman KAVALA isimli şahısla ilgili 3 defa “hak mahrumiyetine uğramıştır” kararı kesinleşmiştir. İtiraz hakkı da kalmamıştır. AİHM ayrıca haksız hüküm ihdas eden, tutuklamaya devam ettiren yargı kararı gereği ülkemizi 190 bin Euro ödemeye mahkum etmiştir.
Hukuka aykırı kararları verenler, ısrar edenler, ettirenler kimse, ülkemize kesilen tazminatın bedelini sorumluları ödemelidir. Keyfi hukuksuzlukların bedelini milletimiz niçin ödesin?
“Terörsüz Türkiye” düzenlemeleriyle ilgili komisyonun başkanlığını yapmış olan TBMM Başkanımız sayın Numan KURTULMUŞ, TBMM Başkanı sıfatıyla, Anayasa Mahkemesince verilmiş bir milletvekili ile ilgili kararı neden uygulamaz, samimiyet bunun neresindedir? Mevcut anayasayı keyfen uygulamayan zihniyete sıfır anayasa verilse yine herkes şimdi olduğu gibi bildiğini okuyacaktır.
Son günlerde Adalet Bakanlığı bünyesinde bir kurul oluşturulmuş, faili meçhul kalmış, dosyası zaman aşımına uğratılmış dosyalar raftan indirilip yeniden soruşturma konusu yapılıyor. Şimdiye kadar da onlarca cinayet ve olay ortaya çıkarılıyor. Yapanın yanına kalmaması hukuk adına güzel bir gelişmedir. Suçlular cezasını yargı kararıyla çekmeliler.
Bu yeniden açılmış failleri, yeni tespit edilmiş dosyaları önceden araştıran, inceleyen faili meçhul kalmasına neden olan dosyalara karar veren savcı ve hakimlerimize, niçin özenli araştırılmadığı gerekçesiyle bir sual sorulup hesabı görülebilecek midir?
TBMM Grubu bulunan, Terörsüz Türkiye Komisyon raporuna imza koyan başta iktidar partisi ve diğer partilerin milletvekilleri, AİHM kararına şiddetle karşı çıkan, tanımayan Mehmet UÇUM’un açıklamalarına nasıl bir cevap verirler göreceğiz.
Bu konuları ısrarla takip eden DEM’li yetkililerin de samimiyetleri bu konuda test edilmiş olacaktır.
Hiç kimse TBMM üzerinde hüküm beyan edemez. Eğer hukuk devletinden, demokrasiden, insan haklarından vazgeçmedi isek. Hodri meydan!
Sevgi ve saygıyla.