Salih Ertaçoğlu yazdı: “Biz ülke olarak bu durumlara düşürülmeyi asla hak etmedik.”
Ülkemiz, aylar öncesinden Nato toplantısının Ankara’da yapılacağı haberiyle adeta kilitlendi.
Nato ülkelerinin liderlerinin Ankara’da topluca ağırlanmaları, tanıtım yönünden de olumlu sonuçları elbette olmuştur.
Nato niçin kurulmuştur? Demokrasi, insan hakları, temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi, birliğe üye ülkelerin düşman saldırılarına karşı korunmasını amaç edinen teşkilattır.
Nato’nun Ankara toplantısı; ülkemiz için F-35’ler, F-16’lar, Kaanların motor konusu, catsa yaptırımları çok önemliydi.
Bugün alabilmek için devletçe yoğun çabalara girdiğimiz F-35’lerin ortağıydık. Parçalarının bir bölümü ülkemizde yapılıyordu. Ayrıca F-35 uçağının parası ödenmiş, sipariş anlaşmaları da yapılmıştı. En güçlü savaş uçağı olarak nitelendirilmişti.
Ne olduysa birden bire Nato’ya karşı duruşlar, Rusya-Çin ittifakı söylemleri sonucu Rusya’dan S-400 savunma sistemi, dünyanın da parası peşin olarak ödenmiş, ülkemize getirilip hangara konulmuştu. Hiç de kullanılmadı.
Ne olduysa gene güzergah değişti. Nato, ABD ön plana çıktı. Dün S-400’leri alabilmek için F-35’leri karalayan, S-400’lerin daha etkili bir güç olduğunu tvlerdeki programlarda devamlı savunan siyasi ve askeri yetkililerin bugün yaşananlara bakışları çelişkilidir. Bu savunmalar, destekler neye göre, niçin yapılabilmiştir? ABD’ye, dünyadaki baş diktatör Trump’a adeta ısrarla F-35’lere kavuştur bizi diye çırpınış halindeyiz. S-400’leri methederek satın aldıran, bu milletin parasını heba edenlerin bu dönüşlerini aziz milletimizle paylaşıp özür dilemeleri gerekir. Siyaset kurumu neyse de askeri erkânın bu yanlışlığa ortak olması da ayrı bir konudur. Teknik veriler değerlendirilmeliydi.
Saati saatini tutmayan Trump, ülkemizdeki her açıklamasında 8 sene önce rahip Branson’u bir telefonla serbest bıraktırdım, diyerek hukukumuzun durumunu da dünyaya adeta sık sık hatırlatıyor. (Bu açıklamalar sonrasında ne komiktir ki birileri halâ çıkıp ‘Türkiye hukuk devletidir’ açıklaması yapabiliyor.)
Zamanında Özal döneminde Irak’ın kuzeyini alın diyen ABD teklifine Özal sıcak bakarken, dönemin Genel Kurmay Başkanı Torumtay karşı çıkmış, engel olmuş, akabinde de görevinden istifa etmişti. Böyle yürekli komutanlar inşallah eksik olmaz.
ABD işgalcidir, Müslüman düşmanıdır. İsrail’in sahibidir. Filistin-Gazze, İran, Lübnan’da canından edilen 100 binlere ulaşan şehitlerin katili bir ülkedir. Soyguncudur. Bir ülkenin devlet başkanını, gücünü kullanarak baskınla kaçıran bir diktatördür.
Trump, zaman zaman da ülkemizi zora sokacak açıklamaları yüzümüze karşı yapmaktadır.
Biz ülke olarak bu durumlara düşürülmeyi asla hak etmedik.
Sebep olanlar yaşananları iyi düşünmeli.
Sevgi ve saygılarımla.