Salih Ertaçoğlu yazdı: “Demokrasiye inanıyorum" diyen partiler de atamalı vekillerden kurtulmak zorundadır. Tek kişiyle demokrasi bağdaşmaz.”

Değerli okuyucularım, hemşehrilerim. Bu sütunlarda sizlerle otuz yılı geçen buluşmamız, yazılarımız oldu. Gösterdiğiniz ilgi ve desteklerle bugünlere geldik. Düşüncelerimizi paylaştığımız yazılarımızı sansürsüz olduğu gibi yayınlayan Gazetemiz sahip ve çalışanlarına sonsuz teşekkürler.

Bu sütunlarda 30 yıl ne yazdık? Cumhuriyetimizin, devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e olan saygımızı, sevgimizi dile getirdik. Bu vatanı kurtaran şehitlerimizi rahmetlerle, dualarla andık.

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" düsturunu defalarca yazdık. Gerçek demokrasiyi, demokrasiyi koltukları için amaç edenleri de yazdık. Sayın Genel Başkanlar il başkanlarını önce tayin ederler, sonra usulen il, ilçe seçimleri yaptırıp resmileştirirler. Saf kendini delege zannedenler de gider, önceden Lider'in belirlediği kişiyi il başkanı, ilçe başkanı seçtiğini zanneder. Demokrasi asla böyle bir şey değildir. Milletvekillerini de yine Sayın Genel Başkanlar sıralama yaparlar, istedikleri kişileri milletvekili seçtirirler. Genel Başkanların icazetiyle milletvekili seçilenler, bölgesinin taleplerini ifade edemez, ısrar gösteremezler. Mecliste Lider'in istediği şekilde elini kaldırır, oyunu da isteğe göre kullanır. Sonra ne olur? Partilinin tercih etmediği milletvekili seçmenden, tabandan kopuktur. Gücü elinde bulunduran yetkili, çeşitli yöntemleri kullanarak milletvekili ve belediye başkanlarını transfer ederler. Dün Meclis kürsüsünde iktidara en ağır ithamları yapan milletvekilin, ertesi gün itham ettiği partiye katılıyor; bir törenle rozet takıyorsa, karaktersizliğin en güzel örneğini de kabul ediyor.

Ülkemiz 8-10 senedir yoğun ekonomik sıkıntılar yaşıyor. Bankalara borcu olmayan çiftçi, memur, işçi yoktur. İş çevrelerinin dış borcunun trilyon dolarla ifade edildiği, Devlet borcumuzun da yine trilyon dolarlarla ifade edildiği, Paramızın değerinin Euro karşısında 55 TL'ye kadar düşürüldüğü, Yine paramızın değerinin Dolar karşısında 48.- TL'ye düşürüldüğü, yanlış, öngörüsüz yatırım ve harcamalar karşılığında trilyon dolarlarla ifade edilen faiz yükü altında kalındığı gerçektir.

Bütün yetki ve gücün tek elde toplanması; TBMM'nin denetim görevi yapamayışı, Bakanların sorumsuz sayılmaları; yargı, yasama ve yürütmenin tek kişide toplanması sonucu milletimiz fakirleşmiş, maaşlar bile asgari ücrete mahkûm edilmişse, tek çıkar yolu kalmıştır: Parlamenter sisteme dönülmesi, Başbakanlığın tekrar kurulması, güçler ayrılığının mutlaka sağlanması. Parti başkanlığıyla Cumhurbaşkanlığının aynı kişide olmasının sıkıntıları her geçen gün daha da yoğunlaşıyor.

Yeni partinin seçim sistemi, egemenliği yeniden millete veriyor. İl, ilçe, Genel Başkanı partiye kayıtlı üyeler belirleyecek. Gerçek demokrasi burada başlıyor. "Demokrasiye inanıyorum" diyen partiler de atamalı vekillerden kurtulmak zorundadır. Tek kişiyle demokrasi bağdaşmaz.

Sevgi ve saygıyla...