Salih Ertaçoğlu yazdı: “Bu çirkinliğe soyunanları, ses çıkarmayanları da tarihimiz affetmeyecek.”
Ülkemizin T.C. devletimizin bugünkü Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN (sayın kelimesini hak edene ifade edilir), Bakan olduğu tarihten itibaren fırsatını buldukça, Cumhuriyetimizi, ATATÜRK’ü, devletimizin kurucu değerlerini törpülemeyi vazife edinmiş, açıklamalarıyla milletimizin büyük tepkilerini çekiyor.
En son olarak da, şanlı tarihimizdeki “KURTULUŞ SAVAŞI” ibaresini kaldırıp başka bir ifade koyacaklarını açıklama cüretini, ihanetini sergiliyor.
Bizler Osmanlı torunlarıyız. Onlar atalarımızdır, kökenimizdir.
Hal böyle iken 1917’den başlayarak, İzmir’imizin, İstanbul’umuzun, Güneydoğu, Doğu Anadolu’muzun, Karadeniz’in, Akdeniz şehirlerimizin, Yunan, İngiliz, Fransız, İtalyan, Ermenilerce, Ruslarca işgal edildiğini, işgal edilen vatan topraklarımıza işgalci hainlerin paçavra bayraklarının asıldığını, o tarihlerde son Osmanlı padişahının işgali adeta seyrettiğini, hiçbir sıfatının kalmadığını, Yusuf TEKİN halâ öğrenemediyse, bu kafayı, kötü niyeti taşıyan kişinin hem de Bakanlığının isminin önünde “MİLLİ İBARESİ” varken çocuklarımızın yetişmesinde yetki sahibi yapılması, son derece vahim ve düşündürücüdür.
Yusuf TEKİN, bu vatanın evlatlarının daha 15 yaşında tüyü bitmeden vatanını düşman işgalinden kurtarmak için canlarını savaştıkları topraklara bıraktıklarını bilmez, bilmek de istemez. Her evden askere giden erkeklerin yarısının şehit olduğunu bilmez, İstiklal Marşımız niçin yazılmıştır bilmez.
Rahmetli dedemiz İstiklal Madalyası sahibiydi. 5-6 sene savaşlar sonrası evine dönmüş, çocuğuna kavuşabilmişti. Yaşadıklarını harfiyen anlatıyordu rahmetli dedemiz.
Yokluk, açlık içerisinde vatanımız böylesine canlar pahasına, düşman işgalinden kurtarılmıştır. 19 MAYIS 1919 tarihine, Cumhuriyetimizin kurucusu ATATÜRK’e sinsice düşmanlık yapanlar, neredeyse hiç savaş olmamış, atalarımız şehit düşmemiş gibi davrananlar kötü niyet taşımaktalar. Kimi çıkar, Cumhuriyetimize “devre arası” açıklamasını küstahça yapar. Düşman işgalinden kurtulan şehirlerimizde yaşayanlarımız bu küstah planlara tepkisini göstermelidir. “Kurtuluş Savaşımız” tarihimizin şanlı savaşıdır.
Bu tipler gizli veya açık “Kurtuluş Savaşını keşke Yunan kazansaydı” zihniyetinin kalıntıları ve çürümüşleridir.
Bu çirkinliğe soyunanları, ses çıkarmayanları da tarihimiz affetmeyecek.
Şehitlerimizin ruhu şad olsun. Milliyetçilik burada gereklidir.
Sevgi ve saygılarımla.