1. Uluslararası Tokat Türk Dünyası Müzik ve Dans Şöleni’nin gerçekleşmiş olması da gösteriyor ki “Türk” olmanın güçlü vurgusu, şehirde yankılanmaya devam edecek. Azerbaycan'ın eski Cumhurbaşkanı, efsane lider Ebulfez Elçibey’in “Sen Türk olduğunu unutsan da düşmanın asla unutmaz” sözünü bilenler ve bu sözü ilke edinenler tarafından yönetiliyor olmanın neticesi işte tüm bunlar.
Mehmet Kemal Yazıcıoğlu görevdeki ilk yılında “Ne mutlu Türküm diyene” demişti zaten. Yetmedi, “Atatürk’ümüz” dedi. Paşa’nın varlığını unutturmaya çalışanlara inat, o her yerde her zaman Mustafa Kemal Atatürk’e hak ettiği değeri verdi, veriyor ve (gururla) anlaşılan o ki vermeye de devam edecek.
Peki, 1. Uluslararası Tokat Türk Dünyası Müzik ve Dans Şöleni’nin kapsamı neydi? 6 Temmuz 2026 akşamı gerçekleştirilen şölen, kısa adı TÜRKSOY olan ve genel merkezi Ankara'da bulunan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’nın katkılarıyla gerçekleştirildi. TÜRKSOY, Türk Dillini halklar arasındaki kültürel bağı güçlendirmek amacıyla 1993 yılında kurulan, uluslararası bir kültür örgütü olarak hizmet veriyor. “Türk Dünyasının UNESCO'su” olarak da bilinen kurum ortak mirasın korunması, tanıtılması ve dünya çapında etkinliklerin düzenlenmesi amacıyla önemli çalışmalara imza atıyor.
Hıdırlık Etkinlik Alanı'nda düzenlenen 1. Uluslararası Tokat Türk Dünyası Müzik ve Dans Şöleni’nin, bu milletin asli damarlarına dönüş yolunda atılan yeni bir adım olması, gerçekten çok kıymetliydi. Öncesinde de yazdım: Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun Tokat’ta 2024 yılında başlattığı “değişim” hareketinin yalnız rutin belediyecilik hizmetlerini kapsamadığını, büyük bir toplumsal ve kültürel “öze dönüşün” de yolunu açtığını görmek lazım.
Yalnız görmek değil içselleştirmek de lazım. Gerçekten kolay değildi bu. Yani trafiği, yeni yolları, alt yapı çalışmalarını, temizlik, estetik gibi bilindik belediye çalışmalarını yapmak işin en kolayıydı. Hatta imkansız gibi görünen “kentsel dönüşümü” göze almak da Yazıcıoğlu için kolay bir işti, çünkü yaptı. Ama Tokat’ın Cumhuriyet ve Atatürk ile bağlarını yeniden kuvvetlendirmek zor işti. Son 20 yılını bu bağları koparmakla geçiren bir şehirde bu işe önem vermek de ancak Yazıcıoğlu ile mümkün olabilirmiş, onu da gördük.
Bilge lider Dr. Devlet Bahçeli’nin “Biz ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz” ifadesinde kendini bulan Türklük kavramı bugün bu şehirde de ete kemiğe büründü. Yine Bahçeli’nin “Atatürk bizim börkümüzdür, birliğimizdir, simgemizdir, ona laf yoktur. Baş giderse, börk gider. Börk giderse il gider, iffet gider. Allah muhafaza bir daha da geri gelmez. Gazi Mustafa Kemal’e tahammülsüzlük, lafı cimi yok Türkiye Cumhuriyeti’ne tahammülsüzlüktür. Bugün varsak bunun şeref payesi aziz Atatürk’ündür.” sözüyle hakkı teslim edilerek korunan Paşamız da artık bu şehrin her tarafındadır.
Dolayısıyla, bilge lider Bahçeli’den “Efsane Başkan” olma yolunda bütün bir ülkede nam salan Yazıcıoğlu’na, koca bir ülke ve kadim şehir Tokat, Türklüğün haklı gururu ile Atatürk sevgisinin vazgeçilmezliği karşısında şapka çıkarıyor.
Minnet ve şükranla…