Birkaç gündür çıkmıyordum, korona yüzünden. Bu gün diş tabibimin isteği üzerine saat on üçte buluştuk. Prova yaptı. Dişin de provası olurmuş demeyin lütfen. Hazırladığı dişleri ağzıma takınca “Hastane, Postane” sözcüklerini söylememi istedi. Sözcükleri başarıyla söyleyince “Bu günlük tamam. Gerekirse sizi ararım” deyip gönderdi.

Ey, her zaman öğretmen öğrencisine söyletmez ya sözcükleri, bazen de öğrenci, öğretmenine söyletir, bu gün olduğu gibi. Ama ben onun Türkçe öğretmeniyim. Değil ona, hiçbir öğrencime sözcük söyletmedim.

Belki sınıf öğretmenleri söyletmiş olabilirler, yanlış telaffuzu düzeltmek için. Bize gelenler, telaffuzları öğrenip de geliyorlardı.

Protez diş kullananlar, genelde S harfini Ş gibi söylüyorlar. Belki de Musa, “Hastane” sözcüğünü “Haştane” diye söylememem için deneme yapmıştır diyorum. “Postane”yi de öyle.

Bu yaşıma kadar en az dört beş defa protez yaptırdım. Birincisinden aynı gün rahatsız olduğum için bir başka diş tabibine gidince “O paraya yenisini yaparım” dedi ve de yaptığı için öncekini hiç kullanmadan çöpe atmıştım.

Bundan önceki protezi Musa Sönmez yapmıştı. Yaklaşık on beş sene kadar sorunsuz kullandım. Alt diş kırılınca güvendiğim için tekrar Musa Sönmez’in kapısını çaldım. yeni yapılan protezin öncekini aratmayacağını umuyorum.

Seksen iki yaşımdayım. Allah ömür verirse şunun şurasında yaşayacağım on, on beş senelik bir zaman dilimi ancak kaldı. Protezimden memnun kalırım da inşallah diyorum. Bu, son protezim olur…