Haber- Foto: Mustafa Işık
AK Parti Tokat İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Nursel Yürür, 28 Şubat Darbesi'nin 28. yıl dönümünde basın açıklaması yaptı. Parti il binasının toplantı salonunda saat 10.00’da gerçekleşen açıklamaya AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan’ın eşi ve eski Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Tokat Temsilcisi Müjgan Arslan, Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Havva Sabuncuoğlu, Kadın Kolları Başkanı Nurgül San, teşkilat üyeleri ve basın mensupları katıldı. Programda, 28 Şubat sürecinin toplumsal etkileri, mağduriyetleri ve Türkiye’nin demokrasi mücadelesi ele alındı. Nursel Yürür’ün yaptığı açıklamanın ardından toplantıya katılan isimler de sürece dair görüşlerini paylaştı.
“28 Şubat, Ne Sıfat Eklenirse Eklensin, Bir Darbedir”
Nursel Yürür, yaptığı konuşmada 28 Şubat’ın bir darbe olduğunu vurgulayarak, “Burada şunun altını kalın çizgilerle bir kez daha çiziyoruz ki 28 Şubat başına ne sıfat getirilirse getirilsin, amasız fakatsız, düpedüz bir darbedir. Millet iradesine silah çekilmiştir.” ifadelerini kullandı.
Yürür, 28 Şubat sürecinde yalnızca siyasetçilerin değil, toplumun her kesiminden insanların ağır baskılarla karşı karşıya kaldığını belirterek, "O dönemde başörtüsü taktığı için eğitim hakkı elinden alınan genç kızlarımız, katsayı adaletsizliğiyle üniversite hayalleri çalınan öğrencilerimiz vardı. İnançları doğrultusunda yaşamak isteyen insanlar kamusal alandan dışlanmış, işlerinden edilmiş ve fişlenmiştir." dedi.
Özellikle dönemin medya organlarının ve bürokratlarının da bu süreçte büyük rol oynadığını belirten Yürür, "Darbe süreci yalnızca askeri vesayet eliyle değil, medya, sermaye ve bürokrasi üçgeninde planlı bir şekilde yürütüldü. Bir yandan insanların inançları ve değerleri hedef alınırken diğer yandan toplum mühendisliği yapılarak korku atmosferi oluşturulmaya çalışıldı." ifadelerini kullandı.
“Millet, Darbecilere En Güçlü Cevabı Sandıkta Verdi”
28 Şubat sürecini planlayan ve "Bin yıl sürecek" iddiasında bulunan darbeci zihniyetin, milletin iradesi karşısında büyük bir hezimete uğradığını belirten Yürür, "Aziz milletimiz, kendisine dayatılan bu zulme 2002 seçimlerinde net bir cevap vermiştir. AK Parti’yi iktidara getirerek vesayet sistemini sona erdirmeye yönelik ilk adımı atmıştır." dedi.
Milletin iradesine ipotek koymaya çalışan her türlü girişimin tarihte olduğu gibi bugün de başarısız olacağını vurgulayan Yürür, "Darbeci odaklar her zaman farklı maskelerle ortaya çıksa da milletimiz her seferinde demokrasiye sahip çıkmıştır. Sandık, en büyük güçtür ve halk, kendisine yapılanları asla unutmaz." diye konuştu. “Vesayet Odakları Bozguna Uğratıldı”
Nursel Yürür, AK Parti iktidarının yalnızca ekonomik ve altyapısal kalkınma projeleriyle değil, aynı zamanda vesayet odaklarına karşı yürüttüğü mücadeleyle de Türkiye’yi farklı bir noktaya taşıdığını ifade ederek, "AK Parti, 2002 yılından itibaren sadece yollar, köprüler ve hastaneler inşa etmemiştir. Aynı zamanda medya, bürokrasi ve sermaye üzerindeki vesayet odaklarını tek tek bozguna uğratmıştır." dedi.
Özellikle savunma sanayisinde elde edilen başarıların, bu vesayet odaklarının çökertilmesiyle mümkün olduğunu belirten Yürür, "Bugün Türkiye, kendi SİHA’larını, İHA’larını üreten, bağımsız savunma sanayisini kuran bir ülke haline geldiyse, bu, vesayet sistemine karşı verilen mücadelenin bir sonucudur." ifadelerini kullandı.
“15 Temmuz Direnişi En Büyük Nişanedir”
Demokrasinin ve millet iradesinin önemine dikkat çeken Yürür, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine karşı halkın verdiği direnişi hatırlatarak, "Milletimiz, 15 Temmuz gecesi iradesine sahip çıkarak tüm dünyaya unutulmayacak bir ders vermiştir. Tankların önünde duran, kurşunlara göğsünü siper eden bu halk, darbe zihniyetine en büyük cevabı vermiştir." dedi.
15 Temmuz’un, 28 Şubat’ın devamı niteliğinde bir girişim olduğunu belirten Yürür, "O gece milletimiz, yıllardır süregelen vesayet planlarına karşı durarak, ülkesine ve demokrasisine sahip çıktı. Bugün hala 28 Şubat'ı öven, darbe dönemlerini özleyen çevrelere karşı mücadelemiz aynı kararlılıkla devam etmektedir." diye konuştu. “28 Şubat’a Özlem Duyanlar Var”
Son günlerde bazı çevrelerin yaptığı açıklamalara da değinen Yürür, "28 Şubat dönemini öven ve vesayet günlerine özlem duyanlar var. Demokrasiye zarar veren bu söylemler, halkın iradesine karşı bir meydan okumadır." dedi.
Seçimle iş başına gelen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı hukuk dışı yollarla mücadele etmeye çalışanların tarihten ders alması gerektiğini söyleyen Yürür, "Bu millet, kendisine hizmet edenleri de, zarar vermek isteyenleri de çok iyi bilir. Sandıkta verilen mesajı anlamayanlar, vesayet günlerini geri getirmeye çalışanlar, en doğru cevabı yine milletin iradesinden alacaktır." diye konuştu.
“Demokrasi Bilincini Canlı Tutacağız”
Nursel Yürür, AK Parti olarak demokrasiyi koruma kararlılıklarının süreceğini belirterek, "Allah’ın izni, milletimizin oyu ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemize hizmet üretme aşkıyla çalışmaya devam edeceğiz." dedi.
Türkiye'nin bir daha 28 Şubat gibi karanlık süreçleri yaşamaması için demokrasi bilincini her zaman canlı tutacaklarını vurgulayan Yürür, "Bizler, halkın iradesini her şeyin üstünde tutan bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Demokrasiye sahip çıkmaya, milletimizin haklarını korumaya ve darbeci zihniyetin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.





