Dün gördüm: Esentepe ve Doğukent mahallelerinde olağanüstü bir hareketlilik vardı. Başkan Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun ziyaretleriyle mahalle sakinleri ve muhtarlar meselelerini Başkan Beye direkt iletiyorlardı. Muhataplarını karşılarında gören vatandaşların memnuniyeti yüzlerinden okunurken, sorunlara “yerinde çözüm” bulan Yazıcıoğlu’na sevgi seli gösteriliyordu.
Tabi burada mühim olan “ofansif belediyecilik” anlayışı. Yazıcıoğlu ile birlikte başlayan bu yaklaşım, “çözümsüz hiçbir şeyin olmadığını” da kanıtlıyor. Belediyecilik hizmetlerindeki rasyonellik, sahaya yansıyan samimiyet ve akıllarda hiçbir soru işareti bırakmayan çözüm hareketleri vatandaşın kalbine dokunuyor.
Son mahalle ziyaretlerine ilişkin açıklama yapan Başkan Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, “Hemşehrilerimizle buluşuyor, aynı sokaklarda yürüyor, taleplerini doğrudan kendilerinden dinliyoruz. Mahallelerimizin ihtiyaçlarını yerinde görmek, çözümü de yerinde üretmek bizim önceliğimizdir. Esentepe ve Doğukent mahallelerimizde iletilen her talebin takipçisi olacak, ekiplerimizle birlikte gerekli çalışmaları en kısa sürede hayata geçireceğiz. Üretken Belediyecilik anlayışımızla ayırmadan ayrıştırmadan Tokat'ımızın her mahallesine aynı anlayış ve aynı hizmet heyecanıyla ulaşmayı sürdüreceğiz.” derken, altını çizdiği mesaj öyle kuvvetli ki…
“Ayırmadan-ayrıştırmadan…”
İşte bu, bütün mesele bunu gerçekleştirebilmek… Yıllardır bu ülke insanını ve yerelde Tokatlıları belli bir siyasi angajmana hapsederek, politik ve etnik aidiyetler üzerinden hizmet eşitsizliğine uğratmak kimseye bir fayda sağlamadı. Aksine derin eşitsizlikler, kapanmayan iç acıları ve haksızlığa uğradıklarını düşünen kitlelerin mağduriyetleri kaldı geriye. Halbuki eşit ve adil bir yaklaşım ve bütüncül bir anlayışla hizmetler gerçekleştirilseydi, hiç kimsenin mağduriyeti söz konusu olmayacaktı.
İşte Yazıcıoğlu’nun bugün Tokat’ta başardığı bu…
“Ayırmadan, ayrıştırmadan” hiç kimsenin mağduriyetine izin vermeden, bu şehirde bambaşka bir öykünün kahramanlığını yapıyor. Kemal Bey’in sosyolojik realiteleri iyi okuyan tarafı şehre gözle görülür bir rahatlamayı getirmişken, yarınlarına güvenle bakan bir Tokat gerçeğiyle de karşı karşıyayız artık. Siyasi kamplaşmaların sona erdiği, herkesin eşit ve adil hizmet almasının kente yansıyan huzuru, başka hiçbir şeyle değiştirilemez elbette.
Ayırmayan-ayrıştırmayan liderlik örnekleri çoğaldıkça, kentler ve bir bütün halinde ülkemiz daha çok huzura kavuşacak, insanlarımız mutlu ve geleceğe güvenle bakacakları bir dünyanın fertleri olacaklardır. Bu örneği Tokat’ta yaşayan bizlerin şansı, elbette dünyalara değer. Ama yetmez.
Bence her şehre, bir Mehmet Kemal Yazıcıoğlu lazım…