Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Tokat Şube Başkanı Kadir Erüre, yaptığı yazılı basın açıklamasında, 2026 yılına girilirken emeklilerin halen çözüm bekleyen çok sayıda temel sorunla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Erüre, yıllardır ötelenen ve kalıcı çözümler üretilmeyen bu sorunlar nedeniyle emeklilerin yaşam koşullarının giderek ağırlaştığını vurguladı. Açıklamasında, emeklilerin yaşadığı sıkıntıların artık yalnızca ekonomik bir problem olmaktan çıktığını belirten Erüre, mevcut tablonun toplumsal bir soruna ve derin bir sosyal yaraya dönüştüğünü söyledi.
“Emeklinin Durumu Ülkenin Gelişmişlik Göstergesidir”
Erüre, modern dünyada ülkelerin gelişmişlik seviyesinin yalnızca ekonomik büyüme rakamlarıyla değil, emeklilerine sunduğu yaşam standartlarıyla ölçüldüğünü dile getirdi. Sosyal devlet anlayışının en önemli göstergelerinden birinin emeklilerin refah düzeyi olduğuna dikkat çeken Erüre, Türkiye’nin bu alanda her geçen gün daha olumsuz bir tabloyla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Erüre, dünya genelinde emeklilerin yaşam koşulları iyileştirilirken, Türkiye’de emeklilerin alım gücünün sürekli gerilediğini, bunun da sosyal adalet duygusunu zedelediğini belirtti.
İntibak ve Aylık Hesaplama Sistemi Değişmeli
Emekliler arasında yıllardır süren maaş adaletsizliğinin temelinde intibak sorunu bulunduğunu vurgulayan Erüre, emekli olunan tarihe göre oluşan maaş farklarının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Aynı prim kazancı ve aynı prim ödeme gün sayısına sahip emeklilerin farklı maaşlar almasının sosyal güvenlik sistemine olan güveni sarstığını söyledi. Erüre, her yıl emekli aylıklarını düşüren mevcut hesaplama sisteminin değiştirilmesi gerektiğini belirterek, çalışılan tüm dönemler için tek ve adil bir aylık hesaplama sistemi getirilmesini talep etti.
“En Düşük Emekli Aylığı Asgari Ücretten Az Olmamalı”
Açıklamasında, TÜFE’ye endeksli yüzdelik artışların özellikle düşük maaşlı emeklileri daha da yoksullaştırdığına dikkat çeken Erüre, en düşük emekli aylığının neredeyse asgari ücretin yarısına kadar gerilediğini ifade etti. Erüre, geçmişte yapılan yasal düzenlemeleri hatırlatarak, emeklilerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürebilmesi için en düşük emekli aylığının asgari ücretten az olmaması gerektiğini vurguladı.
Emekliye Refah Payı ve Seyyanen Zam Talebi
Kadir Erüre, yalnızca enflasyon oranına dayalı zam sisteminin emeklileri korumaktan uzak olduğunu belirterek, emeklilere refahtan pay verilmesi gerektiğini söyledi. Milli gelir artarken emeklilerin bu artıştan pay alamamasının ciddi bir adaletsizlik olduğunu dile getirdi. Erüre ayrıca, 2023 yılında memurlara verilen 8 bin 77 TL’lik seyyanen zammın, memur emeklilerine yansıtılmamasını eleştirdi. Yıllar içindeki artışlarla birlikte bu rakamın 2025 Temmuz itibarıyla 18 bin 541 TL’ye ulaştığını hatırlatan Erüre, bu artışın emekliler için telafi edilmesini istedi.
Sağlık, Bayram İkramiyesi ve Promosyon Talepleri
Emeklilerin sağlık hizmetlerinden yararlanırken ödedikleri katkı paylarının ciddi bir yük oluşturduğunu belirten Erüre, yıllarca sağlık primi ödeyen emeklilerin bu kesintilerden muaf tutulması gerektiğini ifade etti. Bayram ikramiyelerinin günümüz ekonomik koşullarında yetersiz kaldığını vurgulayan Erüre, bu ödemelerin en düşük emekli aylığına endekslenmesini talep etti. Ayrıca banka promosyonlarının da adil ve güncel bir sisteme bağlanması gerektiğini belirtti.
Sendika Hakkı ve Sosyal Destek Vurgusu
Erüre, emeklilerin sendika ve toplu sözleşme hakkının anayasal bir hak olduğuna dikkat çekerek, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi. Emeklilerin sosyal hayattan koparıldığını belirten Erüre, aile yardımı, kredi borçlarında kolaylık ve sosyal desteklerin hayata geçirilmesini istedi.
Vergi Muafiyeti ve Yerel Yönetimlerde Emekli Meclisleri
Emeklilerin sabit gelirle yaşam mücadelesi verdiğini hatırlatan Erüre, elektrik, su, doğalgaz ve telefon faturalarından KDV ve ÖTV alınmamasının büyük bir rahatlama sağlayacağını ifade etti. Yerel yönetimlerde emeklilerin söz sahibi olabilmesi için emekli meclisleri kurulmasının önemine değinen Erüre, yaşlı ve emekli bireylerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
“Yaşlı Bakım Modeli Hayata Geçirilmeli”
Açıklamasının sonunda Erüre, yaşlanan nüfus gerçeğine dikkat çekerek, sosyal devlet anlayışı çerçevesinde Yaşlı Bakım Modeli’nin bir an önce yürürlüğe konulması gerektiğini belirtti. Anayasa’nın pozitif ayrımcılık hükümlerine uygun yasal düzenlemelerin yapılmasının artık kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.




