Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK), artan hayat pahalılığına ve maaş zamlarının yetersizliğine dikkat çekmek amacıyla aldığı “Geçinemiyoruz. Grevdeyiz” sloganlı bir günlük iş bırakma kararı Tokat’ta da hayata geçirildi.
KESK Şubeler Platformu’nu oluşturan sendikalara üye kamu emekçileri, sabah saatlerinde Tarihi Hıdırlık Köprüsü’nde bir araya gelerek iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eylemde sık sık “Geçinemiyoruz”, “İnsanca yaşam istiyoruz” sloganları atılırken, kamu emekçilerinin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekildi.
CHP Yöneticilerinden Eyleme Destek
Gerçekleştirilen eyleme CHP Tokat İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz ile CHP Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan da katılarak kamu emekçilerine destek verdi.
Açıklamayı Dönem Sözcüsü Ercan Özel Okudu
KESK adına basın açıklamasını KESK Dönem Sözcüsü Ercan Özel okudu. Özel, açıklamasının başında kamu emekçilerinin insanca yaşam koşulları için üretimden gelen güçlerini kullandıklarını belirterek, bugün hizmet üretmediklerini vurguladı. Özel, “Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Ülkenin dört bir yanında kamu emekçileri olarak grevdeyiz” ifadelerini kullandı.
“Enflasyon Verileri Gerçeği Yansıtmıyor”
Basın açıklamasında, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerinin halkın yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığı savunuldu. Türkiye’nin dünya genelinde en yüksek enflasyona sahip ülkeler arasında üst sıralarda yer aldığı belirtilirken, gıda, kira, eğitim ve ulaşım gibi temel harcama kalemlerinde Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri arasında ilk sırada olunduğu ifade edildi. Özel, Avrupa ülkelerinde bir yılda yaşanan enflasyonun Türkiye’de yalnızca bir ayda yaşandığını söyleyerek, buna rağmen maaş artışlarının gerçeği yansıtmayan veriler üzerinden belirlendiğini dile getirdi.
“Zamlar Maaş Artışlarının Kat Kat Üzerinde”
Açıklamada, kamu emekçilerinin 2026 yılına ortalama yüzde 12,5’lik bir maaş artışıyla girdiği hatırlatıldı. Buna karşılık, 1 Ocak itibarıyla toplu taşıma ücretlerinden sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçişlerine kadar birçok kalemde yapılan zamların maaş artışlarının en az iki katı olduğu belirtildi. Kiraların ise maaş artışlarının neredeyse üç katına varan oranlarda zamlandığına dikkat çekilerek, kamu emekçilerinin barınma sorunuyla karşı karşıya kaldığı vurgulandı.
Hakem Kurulu Eleştirisi
KESK açıklamasında, toplu sözleşme sürecinde Hakem Kurulu’nun tarafsızlığını yitirdiği ve işverenin noterine dönüştüğü yönünde eleştiriler de yer aldı. Bazı konfederasyonların, daha önce Hakem Kurulu’nu eleştirmelerine rağmen sürece katıldıkları hatırlatılarak, bu tutumun kamu emekçilerinin hak kaybına yol açtığı ifade edildi. KESK, ortak mücadele çağrılarının karşılıksız bırakıldığını savundu.
Geçmişle Kıyaslama: Alım Gücü Eridi
Açıklamada, kamu emekçilerinin geçmiş yıllarla kıyaslandığında ciddi bir alım gücü kaybı yaşadığı örneklerle anlatıldı. On yıl önce en düşük maaşla 17 çeyrek altın alınabilirken bugün 6 çeyrek altının dahi alınamadığı, geçmişte kira giderlerinin maaşın dörtte birini oluşturduğu ancak bugün maaşın yarısını bile aşar hale geldiği belirtildi. Emeklilikte alınan ikramiyelerle bir ev satın alınabilirken, günümüzde ikinci el bir otomobilin bile alınamadığı ifade edildi.
KESK’in Talepleri Sıralandı
KESK, kamu emekçilerinin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara çözüm bulunması için taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Buna göre konfederasyon;
• Maaşlara Ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmasını,
• İlave seyyanen ödeneğin taban maaşlara yansıtılmasını,
• Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini,
• Mülakat uygulamasının kaldırılmasını,
• Grevli toplu sözleşme hakkının önündeki yasal engellerin kaldırılmasını,
• Gerçek bir toplu pazarlık masasının kurulmasını ve
• En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını talep etti.
Ayrıca kira, kreş ve yol desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.
“Mücadele Çağrısı”
Açıklamanın sonunda, yalnızca kamu emekçilerinin değil toplumun geniş kesimlerinin yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya olduğu vurgulandı. KESK, tüm kamu emekçilerini örgütlü mücadeleye davet ederek, işçiden emekliye, gençten kadına kadar herkesin insanca bir yaşam için omuz omuza vermesi gerektiğini ifade etti.
“Bugün susarsak yarın geç kalırız. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarıyla eylem sona erdi.


