Tokat’ın tanınmış mali müşavirlerinden Hüseyin Uçkun, vergi dünyasında deprem etkisi yaratan 30 Aralık 2025 tarihli ve 33123 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği’ne karşı bayrak açtı. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği andan itibaren meslek camiasında oluşan huzursuzluğu yargıya taşıyan Uçkun, Danıştay nezdinde açtığı dava ile "vergi hukukunda keyfiyete yer yoktur" mesajı verdi. Uçkun, Yeni Adalet Sarayı önünde yaptığı basın açıklamasında bu davanın sadece bir meslek mücadelesi değil, anayasal hakların savunulması olduğunu vurguladı.

“Mesleki Faaliyet Alanı ve Mükellef Hakları Tehdit Altında”
Uçkun, tebliğle getirilen düzenlemelerin vergi hukukunun en temel direklerini sarstığını ifade etti. Özellikle gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde mükelleflerin en doğal hakkı olan istisna ve indirimlerin, adeta bir "Yeminli Mali Müşavir (YMM) onayına" hapsedildiğini savunan Uçkun, "Getirilen bu zorunluluk, birçok noktada herhangi bir alt limit ya da tutar sınırı gözetilmeden uygulanmak istenmektedir. Bu, mükellefin kendi beyan hakkının elinden alınması ve bir başkasının imzasına mahkûm edilmesidir. Mükelleflerimiz için ek mali yükler, ciddi bir zaman baskısı ve bürokratik engeller kapıdadır. Eğer bu düzenleme bu haliyle kalırsa, birçok işletme hak kaybı yaşama riskiyle karşı karşıya kalacaktır." açıklamasında detaylara yer verdi.

"YMM Kapasitesi Bu Yükü Kaldıramaz"
Hüseyin Uçkun, düzenlemenin teknik ve lojistik açıdan uygulanabilir olmadığını rakamlarla ve saha gözlemleriyle eleştirdi. Türkiye genelindeki Yeminli Mali Müşavir sayısının, tebliğle kapsamı genişletilen milyonlarca mükellefin dosyasını incelemeye fiziken yetmeyeceğini belirten Uçkun, "Vergi hukukunda denetim ve doğruluk esastır, buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak piyasa kapasitesini ve fiili uygulanabilirliği gözetmeyen bir sistem, kaostan başka bir şey üretmez. YMM kapasitesinin dolduğu dönemlerde, mükellef yasal hakkını kullanmak istese dahi rapor bulamadığı için bu hakkından mahrum kalacaktır. Bu durum, kamu yararı gütmek bir yana, kamu hizmetini aksatan ve hak arama hürriyetini kısıtlayan bir yapıya dönüşecektir." dedi.Whatsapp Image 2026 01 29 At 11.52.56Anayasa ve Kanunilik Vurgusu
Basın açıklamasında hukuk devleti ilkelerine sıkça atıf yapan Uçkun, tebliğin hiyerarşik olarak kanunun üzerinde bir yetki kullanımı içerdiğini iddia etti. Anayasa ile güvence altına alınan çalışma ve meslek özgürlüğünün, bir idari düzenleme olan 'tebliğ' ile kısıtlanamayacağını savunan Uçkun, mahkemeye sunduğu dilekçede, "Söz konusu düzenlemeler, kanunla çizilen yetki sınırlarını açıkça aşmıştır. Tebliğ yoluyla yeni bir zorunlu hizmet rejimi oluşturulması, ne ölçülülük ilkesiyle ne de demokratik hukuk devleti anlayışıyla bağdaşır. Meslek mensupları arasındaki dengeyi bir taraf aleyhine bozan bu yaklaşım, çalışma barışına da vurulan bir darbedir." noktalara parmak bastı.

Muay Thai Şampiyonası’nda Ersan Turan S.K Fırtınası Esti
Muay Thai Şampiyonası’nda Ersan Turan S.K Fırtınası Esti
İçeriği Görüntüle

"Mücadelemiz Kamu Yararı İçindir"
Hüseyin Uçkun, açıklamasını sonlandırırken bu hukuki sürecin şahsi bir mesele olmadığının altını çizdi. Vergi sisteminin sağlıklı işleyişinin ancak şeffaf ve öngörülebilir kurallarla mümkün olabileceğini belirten Uçkun, davanın tüm mükelleflerin cebini ve tüm mali müşavirlerin mesleki itibarını korumak için açıldığını ifade ederek, Türk adaletine güvendiğini belirtti.

Muhabir: Mustafa Işık