(Haber-Fotoğraf: Mustafa ışık)
Gazeteci Fatih Kılıç, Tokat Cumhuriyet Meydanı’nda yıkımı gerçekleşen PTT Hizmet binasının hali hazırda boşta olan alanını gündeme getirdi ve buranın nasıl değerlendirilmesi gerektiğini halka sordu. Vatandaşlar yorumlarda görüşlerini beyan etti. Cumhuriyet Meydanı genişlesin ve estetik güzellik kazandırılsın diyen de oldu, otopark olsun isteyen de, tekrar PTT hizmet binası yapılsın diye yazan da. Vatandaşların meydan hassasiyetleri dikkat çekti.
Gazeteci Fatih Kılıç’ın gündem getirdiği konu ve vatandaş yorumları şöyle oldu:
TOKAT CUMHURİYET MEYDANI’NDAKİ
PTT HİZMET BİNASI YERİ NE OLSUN?
* Yıkımı gerçekleşen binanın aynı yere yeniden yapılması planlanmakta iken;
* Bu bina tekrar aynı yere yapılmalı mı?
* Cumhuriyet Meydanı’nın daha geniş ve estetik görünüme kavuşması için bu alan üzerine bina yapılmamalı mı?
* Şehir idaresinde karar vericiler, olup/bitmeden geniş ölçekli değerlendirmelere, fikirlere açık mı?
* Cumhuriyet Meydanı ve Ali Paşa Mahallesi semtinin merkezi trafik yoğunluğu, ticari konuları ve sosyal yaşam üzerine yetkin kişilikler ve tüzel kuruluşların görüşlerini almak önemlidir.
* Biz gündeme getirmiş olalım. Yorumları, görüşleri herkese açık ya da özelden bekleriz. (Gazeteci Fatih Kılıç)
VATANDAŞ GÖRÜŞ VE YORUMLARI
* Tabii ki yeşil alan. (Turan Turgut)
* Fatih kardeşim yanlış hatırlamıyorsam Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun Müftülük binası da dahil o bölgedeki binaların kaldırılacağını ve camii çevresinin açılacağına dair bir beyanı vardı. Okul ve camii çevresi boş olacak deniyordu. (M. Emin Fidan / Tuğran Akgül)
* Turizmin gelişmesi için ptt, telekom, müftülük yerlerinin tur otobüsleri ve ili gezen yabancı plakalı yerli, yabancı turistlerin otopark yeri yeşil alan, şehrin nefes alma yerleri olarak planlanması ilin geleceği açısından faydalı olur. Bir şehri ne kadar dışarı açarsanız daha geniş alanlara yayarsanız ilin tamamına faydası olur, yoksa bir tarafta trafik sıkışıklığı başka bir tarafta gelişmemişlik olarak tezatlıklar ortaya çıkar. (Muzaffer Çelik)
* Aynı yerde belediye binası gibi eski tip güzel bir bina yapılırsa çok güzel olur. (Mehmet Çatalyürekoğlu)
* Otopark. (Mustafa Söyler)
* Madem Tokat bir turizm şehri olacak, işte Cumhuriyet Meydanı'ndaki bu alan Müftülük alanını da içine alacak şekilde geniş bir alan olarak tur operatörlerinin Tokat'a geldiklerinde otobüslerini, araçlarını çekecekleri, şehrin tanıtımında tarihi ve turistik yerleri, yemek-içmek alanlarını öğrenebilecekleri, görsellikleri görebilecekleri bir buluşma, duraklama ve dağılma alanı olarak kullanılsın. (Bekir Binbaş)
* Camii ve çevresi açılmalı. Müftülük taşınmalı. Ora da cami çevresine dahil edilmeli. (İlhan Koçgöz)
* Yeşil alan olması daha iyi olur. Şehir bir değer kazanır. (Muzaffer Gündoğdu)
* Zaten Tokat emekli ve işsizler şehri oldu, oturacak yer lazım, ucuz çay satan yeşil alan, çay bahçesi olsun. Nasıl olsa oturmaya alıştık. (Mehmet Şahin)
* Şehir manzaralı ikinci bir emekli cafe olsun. (Ömer Işıdan)
* Ben o bölgenin vakıf arazisi olduğunu düşünüyorum. (Ayhan Taşan)
* Fatih abi Tokat’ta meydanlara göstermiş olduğun hassasiyet için teşekkür ederim. Aynı zamanda diğer Meydan ile ilgili bir şeyler söylememiz gerektiğini düşünüyorum. Bir yanda Gökmedrese ve Taşhan, diğer yanda Hatuniye (Meydan) Camii ile çevrili bir ecdat mirasımız var. Ancak bu devasa açık hava müzesinin tam ortası, ne yazık ki bir "kent estetiği faciası" olarak karşımızda duruyor. Tur otobüslerinin durduğu, turistin şehre ilk selamı verdiği o noktada; her dükkanın farklı renkteki tabelaları, uyumsuz ışıklandırmalar, renkli karton kağıtlarda yazılı domates biber fiyatları ve 5. sınıf bir ilçe çarşısını andıran düzensizlik, tarihimizin asaletini ve şehrimizin güzelliğini gölgeliyor. Ecdadın zarafetle ördüğü taşın ve çininin karşısında, bu görsel kirlilik şehre yakışmıyor. Ecdadın mirasına sahip çıkmak, sadece taş binaları restore etmek değil; o binaların çevresini de o ruha uygun bir saygıyla donatmak olduğunu düşünüyorum. Meydan, şehrin vitrinidir. Bu vitrindeki tabela kaosuna ve kimliksizliğe son verilerek, dükkan cephelerinin tarihi dokuyla uyumlu hale getirilmesi artık bir tercih değil, bu şehre ve tarihe karşı bir borç olduğu söylemek istiyorum. (Çağatay Alan)








