Tokat Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMM), 13.12.2025 tarihli ve 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’ne ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Tokat SMMM Odası hizmet binasında gerçekleştirilen ve Oda Yönetim Kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıda konuşan Oda Başkanı Mustafa Kaya, söz konusu tebliğin yalnızca meslek mensuplarını değil, doğrudan Türkiye’nin vergi sistemini ve kamu mali yapısını ilgilendiren sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Başkan Kaya, yapılan düzenlemenin teknik, hukuki ve mali boyutlarıyla ciddi sakıncalar barındırdığını belirterek, bu konuda sessiz kalmalarının mümkün olmadığını ve meslek camiası adına kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu taşıdıklarını vurguladı.D S C 0394-2“Vergi Sisteminin Temeli Adalet ve Şeffaflıktır”
Vergi sisteminin yalnızca gelir toplama aracı olmadığını dile getiren Başkan Kaya, aynı zamanda sosyal adaletin, ekonomik istikrarın ve kamu güveninin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. Kaya, vergi sisteminin temel amaçlarının; adil, şeffaf, izlenebilir ve sürdürülebilir bir mali yapının tesis edilmesi olduğunu belirtti.

Bu yapının güçlenmesi için basit usule tabi mükelleflerin gerçek usule geçirilmesi gerektiğinin meslek camiası tarafından yıllardır dile getirildiğini hatırlatan Kaya, bu yönde yapılan bilimsel çalışmaların ve mesleki raporların Birlik nezdinde de desteklendiğini söyledi. Gerçek usule geçişin, belge düzeninin yerleşmesi, kayıtlı ekonominin genişlemesi ve mali verilerin sağlıklı üretilmesi açısından vazgeçilmez bir adım olduğunu ifade etti.D S C 0405-5Cumhurbaşkanı Kararı ile Gerçek Usule Geçiş
Başkan Kaya, 8 Eylül 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde yer alan ve nüfusu 30 bini aşan ilçelerde belirli faaliyetleri yürüten mükelleflerin, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren basit usulden çıkarılarak gerçek usulde vergilendirilmelerinin kararlaştırıldığını anımsattı.
Bu kararın, uzun süredir savunulan bir reform niteliği taşıdığını ifade eden Kaya, kayıt dışılığın azaltılması, vergi tabanının genişletilmesi ve vergiye gönüllü uyumun artırılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Meslek camiası olarak bu kararı doğru yönde atılmış bir adım olarak değerlendirdiklerini belirtti.

586 Sayılı Tebliğ Eleştirisi: “Olumlu Adımların Gerisine Düşüldü”
13 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile bu olumlu sürecin sekteye uğratıldığını vurgulayan Başkan Kaya, söz konusu tebliğin Cumhurbaşkanı Kararı’nın ruhuna ve amacına aykırı düzenlemeler içerdiğini dile getirdi.

Kaya, gerçek usulde vergilendirilecek mükelleflerin işletme hesabı esasına göre tuttukları defterlerin meslek odaları veya birlikler tarafından tutulmasına ve beyannamelerinin bu kurumlar aracılığıyla gönderilebilmesine izin verilmesinin, mesleki sorumluluk ve denetim mekanizmalarını zayıflattığını söyledi. Bu düzenlemenin, bugüne kadar atılan yapıcı ve iyileştirici adımların gerisine düşülmesine yol açtığını ifade etti.D S C 0411-3“Kayıtdışılığı Körükleyecek Bir Uygulama”
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşullarda kayıtdışılıkla mücadelenin ve bütçe disiplininin hayati öneme sahip olduğunu belirten Başkan Kaya, birçok mükellefin ağır vergisel yükümlülükler altında faaliyet göstermeye çalıştığını hatırlattı.

Rektör Yılmaz, Radyo TOGÜ’de İncelemelerde Bulundu
Rektör Yılmaz, Radyo TOGÜ’de İncelemelerde Bulundu
İçeriği Görüntüle

Bu süreçte, kayıtdışılığı artırma potansiyeli taşıyan uygulamaların yeterli kamuoyu tartışması ve mesleki istişare yapılmadan yürürlüğe sokulmasının, verilen tüm mücadeleleri anlamsızlaştıracağını söyledi. Kaya, bu tür düzenlemelerin kısa vadeli kazanımlar uğruna uzun vadeli mali riskler doğuracağını vurguladı.

“Muhasebe ve Beyan Ayrılmaz Bir Bütündür”
Başkan Kaya, muhasebe, finansal raporlama, denetim ve beyanname süreçlerinin birbirinden koparılamayacak bir bütün olduğunu ifade etti. Muhasebe yapmanın yalnızca kayıt tutmaktan ibaret olmadığını belirten Kaya; doğru mali tabloların hazırlanması, gerçek ve güvenilir verilerin üretilmesi, raporlanması ve beyan edilmesinin uzmanlık gerektiren bir meslek olduğunu söyledi.

Bu görevlerin, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de mali müşavirler tarafından yerine getirildiğini hatırlatan Kaya, teknik bilgi ve mesleki sorumluluk taşımayan esnaf odalarına veya birliklerine bu alanda yetki verilmesinin, mükellefleri Mali İdare karşısında korumasız ve denetimsiz bırakacağını dile getirdi.

“Vergide Eşitlik ve Adalet İlkesine Aykırı”
Söz konusu düzenlemenin belirli bir mükellef grubuna ayrıcalık tanıdığına dikkat çeken Başkan Kaya, bunun Anayasa’da yer alan vergide eşitlik ve adalet ilkeleriyle açıkça çeliştiğini ifade etti.
Bu tür ayrıcalıkların, vergiye gönüllü uyumu zayıflatacağını, kayıt dışı faaliyetleri artıracağını ve kamu gelirlerinde azalmaya yol açacağını belirten Kaya, bunun bedelinin toplumun tamamına ödetileceğini söyledi. Eğitim, sağlık, sosyal yardımlar, emekli maaşları ve asgari ücret destekleri için gerekli kaynakların azalmasının, bu tür yanlış uygulamaların doğrudan sonucu olacağını vurguladı.D S C 0412-4Yanıt Bekleyen Kritik Sorular
Başkan Mustafa Kaya, düzenlemeyi savunanların ve karar alma süreçlerinde etkili olanların kamuoyuna açık ve net cevaplar vermesi gerektiğini belirterek şu soruları sıraladı;

• Esnaf odalarının yöneticileri, yanlış tutulan muhasebe kayıtları ve gerçeğe aykırı beyannamelerden meslek mensupları gibi tüm mal varlıklarıyla sorumlu olacak mıdır?
• Sahte belge düzenlenmesi veya kullanılması durumunda bu odaların yöneticileri hakkında vergi suçu raporu düzenlenecek midir?
• Gerçek usulde vergilendirilecek on binlerce mükellefin muhasebesi hangi teknik altyapı, hangi uzman kadro ve hangi denetim mekanizmasıyla tutulacaktır?
• Muhasebe ücretlerinin odalar tarafından toplanması halinde, bu yapılar için kurumlar vergisi yükümlülüğü doğacak mıdır?
• Liyakat ve uzmanlık gerektiren bir alanda, ehil olmayan kişi ve kurumlara yetki verilmesi hangi bilimsel, hukuki ve etik anlayışla bağdaşmaktadır?

“Düzenleme Geri Çekilmezse Hukuki Mücadele Sürecek”
Açıklamasının sonunda Başkan Mustafa Kaya, TÜRMOB, odalar ve 135 bin kişilik muhasebe meslek camiası adına net bir duruş sergilediklerini ifade etti. Vergi sisteminde telafisi güç hasarlara yol açabilecek bu düzenlemenin derhal yürürlükten kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Kaya, söz konusu tebliğin geri çekilmemesi halinde her türlü hukuki mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini, mesleğin itibarını ve kamu yararını zedeleyen uygulamalara karşı gerekli tüm mesleki ve idari tedbirlerin alınacağını kamuoyuna saygıyla duyurdu.
D S C 0409-5

Muhabir: Mustafa Işık