USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

SEVGİ YOLUNDA BİR OZAN: MAKBULİ

16-09-2022

SEVGİ YOLUNDA BİR OZAN: MAKBULİ

 

Sevgi Yolu köşesi yazarı emekli öğretmen Süleyman Erkan, “Makbuli” mahlasıyla bilinen Tokatlı ozan şair Hükümkar Kılıç ile söyleşi yaptı.

 

 

Hükümdar KILIÇ – Süleyman ERKAN

 

1) S. ERKAN: Hükümdar bey, kendinizden bahseder misiniz?

H. KILIÇ: 1979’da Tokat’ta doğdum. Ortaokul mezunuyum. Şu anda bir özel sektörde çalışmaktayım. Evliyim, iki çocuğum var. Müzik çalışmalarıma devam ediyorum.

2) S. ERKAN: Saz çalmaya ve şiir yazmaya özleminiz ne zaman başladı?

H. KILIÇ: 13 yaşlarımda babamın bağlaması vardı ve o yaşlarda bağlamaya ilgi duydum. Tokat Pir Sultan Abdal Derneği’ne giderdim. Orada ustaların çalıp söylemelerinden etkilendim, dersler aldığım oldu. Zamanla geliştirdim. Babamın yanına gelen Ali İhsan Aktaş üstadımız ve Sabri Yücel öğretmenimizin şiirle haşır neşir olduklarını biliyordum. Onların şiir okumalarından daha da etkilenerek şiir yazmayı denedim. Daha sonra da Ozan Bindebir üstadımızın yanına giderek şiir tekniğini daha da ilerletmeye çalıştım. Bu yolda da gayretim devam ediyor.

Adımın niçin “Hükümdar” olduğunu soran çok olduğu gibi o da sormuştu. Babama sorduğumda; “özel bir nedeni olmadığını, sadece “Hükmeden, dirayetli bir kişi” olasın diye aklımıza öylesine geldi, biz de öyle koyduk adını” demişti.

3 ) Hangi okullarda okudunuz? Şu anda hangi işle uğraşıyorsunuz?

H. KILIÇ: İlkokul ve ortaokulu okudum. O zamanın ekonomik şartları da beni etkiledi. Devam edemedim ama okumayı, araştırmayı hep sürdürdüm.

4) Sanat deyince sizin aklınıza neler geliyor? Şiirin sanat üzerindeki yerini açıklar mısınız?

H. KILIÇ: Sanat, çok çeşitlidir tabii. Resim, heykel, mimarî, müzik, tiyatro, sinema, şiir gibi daha birçok dalı var. Şiirin sanat üzerindeki yerine gelince; şiir, müziğin omurgasıdır, etidir, kemiğidir. Müzik şiirle birleşince daha bir anlam kazanır. Daha bir güzelleşir. Hatta şiir; tiyatroda, sinemada bile yer aldığında ayrı bir renk ve tat kazanır. Çünkü şiir ayrıca yazıdır, sağlam kayıttır. “Söz uçar yazı kalır.” denilmesi de ondandır bence.

5) Saz çalmaya hangi yaşlarda başladınız? Sizi saz çalmaya özendiren duygu ve olaylar nelerdir?

H. KILIÇ: 13 yaşlarımda başladım. Saz çalmaya ve şiir yazmaya merakım, daha çok babamın dostları diye belirttiğim misafirliğe gelen ozan ve şairlerden etkilenmemle başladı. Bu arada radyolardan ve televizyonlardan dinlediğim sanatçı ve ozanlar da beni çok etkiliyordu. İçimden “şöyle bir saz çalsam, türkü söylesem” diyordum. Zamanla benden ileride olan arkadaşlarımdan ve sanat çevrelerinden destekler alarak kendimi yetiştirmeye çalıştım. Son yıllarda müzik anlamında Sanatçı Cem MALKOÇ üstadımızın da çok desteğini gördüm. Müzik anlamında Cem MALKOÇ ve Ozan Bindebir üstadımdan çok şey öğrendim. Duygularım zamanla daha da yoğunlaştı ve bunları yazmadan rahat edemiyordum ama nasıl yazacaktım? Bu sorunu da Bindebir Üstadımdan şiir tekniği dersleri alarak, onun eleştirilerini dikkate alarak çözmeye çalıştım. Bu yolda çabalarım ve çalışmalarım devam ediyor.

6) Sizin yazdığınız şiirler var mı, varsa bize bir - iki tane örnek verir misiniz?

H. KILIÇ: Tabii ki var. İki şiirimi örnek olarak söyleyeyim.

*

HALK OZANI

Halkı çile çeken ozan uyumaz,

Uykusu halk, halktır düşü ozanın.

Nice aç var iken yiyip de doymaz,

Hep kuru yavandır aşı ozanın.

 

Pir Sultandır, Hızır Paşa elinde,

Dost dost diye ezgi Veysel telinde,

Köroğlu’dur Bolu Bey’i ilinde,

Zalime çatılır kaşı ozanın.

*

ZARAR VERMEYİN TOPÇAM’A

Söylemeden edemedim,

Zarar vermeyin Topçam’a!

Geriden bakıp izledim,

Zarar vermeyin Topçam’a!

 

Ağaçları kesip yıkma!

Köklerinde ateş yakma!

Piknik yapıp çöp bırakma!

Zarar vermeyin Topçam’a!

7) Sayın Hükümdar Bey, sizin birlikte çalıştığınız ustanız var mı? Varsa bu kişiden bahseder misiniz? Ustanızın sevdiği yanları ve eserlerinden örnekler verir misiniz?

H. KILIÇ: Tabii ki ben de usta-çırak ilişkisinin önemli olduğuna inanırım. Tabii birçok ozandan çok şey öğrendim ama asıl bana şiir ve müzik yapma konusunda ustalık yapan, yol gösteren ve kendisini rehber edindiğim üstadım yine bir Tokatlı ozanımız olan Ozan Bindebir’dir. Halk şiirinin birçok türünü örnekleyen üstadımdan bu konuda çok faydalandım ama henüz değişik türleri de deneyemedim. Zamanla onlar da olacak, diyebiliyorum.

Ustamın sevdiği yanlarını cevaplayacak olursam; kendisi halk şiirine katkı sunmak, Cumhuriyet değerlerine bağlı kalmak ve Atatürk ülküsünde evrensel şair olmak gibi bir amaç gütmektedir. Her zaman duruşunu bozmayan ozanları sevdiğini biliyorum. Kendisi 62 yaşında halen nota öğrenme ve sanatını ilerletme çabasındadır, bu öğrenme ve öğretme hevesini de çok beğeniyorum. Şimdi okuyacağım şiirler de Üstadımın şiir yarışmalarında ödül alan şiirlerinden ikişer dörtlüktür.

*

Atatürk’ün çizgisinden sapmayan,

Lâikliğin böylesini isterim.

Siyasete; dini alet yapmayan,

Lâikliğin böylesini isterim.

 

İnananla inanmayan yan yana

Bağnazlık yok; sevgi ile can cana.

Ne sen bana karış ne de ben sana…

Lâikliğin böylesini isterim.

 

(Not: 2001 yılında Hacıbektaş Belediye Başkanlığı'nın açtığı 'Lâiklik' konulu Uluslararası Şiir Yarışmasında, Hece Vezni Dalında Birincilik Ödülü)

*

Bayındır boyundan bir bilge Oğuz,

Diline kurbanım Korkut Dede'min...

Ozanların piri; elinde kopuz,

Teline kurbanım Korkut Dede'min...

 

İnsanlıktan yana, merdi severek

Boy boylamış nice yiğit överek.

Soy soylamış kopuz bağrı döverek,

Eline kurbanım Korkut Dede'min...

*

(Not: Türk Haberler Ajansı’nın düzenlediği “Dede Korkut” konulu uluslararası hece vezni şiir yarışmasında 2. lik ödülü aldı)

*

Yine yakın zamanda ödül alan bir şiirinden;

 

Sürgün eylediler toprağımızdan,

Şu yabancı gurbet ellerde kaldık.

Koptuk dalımızdan, yaprağımızdan

Yüce dağ başında, bellerde kaldık.

 

Kaç kere kıydılar bize hunharca

Kanımız, su diye katıldı harca.

Her rüzgâra göğüs gerdik yıllarca;

Yine de dikenli tellerde kaldık.

*

(Not: Alevi Vakıfları Federasyonu’nun düzenlediği uluslararası 1. Yunus Emre Şiir Ödülü 2.liği alan şiirinden)

8) Sayın Hükümdar Bey, size neden “Hükümdar” demiyorlar da “Makbulî” diyorlar? Bizlere açıklar mısınız?

H. KILIÇ: Ben, Üstadım Ozan Bindebir (Yüksel KILIÇ) ile epeyce bir arada olduktan sonra, bir gün benimle çok zaman harcadığını, kendisine çok minnettar olduğumu söylediğimde, ”Yahu sen es geçilecek bir ozan değilsin ki, sen makbul bir ozan olacaksın. Bak aklıma gelmişken sahi senin mahlasın “Makbulî” olsun, “beğenilen, kabul edilen” anlamındadır, tabii kabul edersen” dedi. Üstadım bana bunu layık görür de geri çevirebilir miydim? Ben de aldım kabul ettim ve şiirlerimde de öyle taşırdım. Halkımız da böyle tanımaya başladı beni.

9) Tokat ve çevresindeki âşıklar, ozanlar ve şairler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

H. KILIÇ: Tokat yöremizden çok şair ve ozan yetişmiş. Tabii eski yüzyıllardan bugüne hatırımıza gelen şairleri sayacak olursak şu an aklıma gelenler; Melihî, İhyâ, İshâk, Kânî, Abdî, Meşkî, Emin, Lütfî, Şâfî, Sıhhatî, Şehidî, Şemseddin Sivâsî, Tâlibî, Vâlihî, Zâri, Sabûhî, Kul Himmet, Âşık Püryanî, Âşık Kul Semaî Baba, Âşık Selmanî, Âşık İmamoğlu, Fedâî, Arifî, Ceyhunî, Iskinî, Mevci, Remzanî, Raşit, Zefil Necmî, Âşık Sıtkı, Zileli Fikri, Dabak Hürrem, Fevzî, Sofoğlu, Âşık İsmail, Kul Yusuf, Gulam Haydar, Kâtibî, Nurettin Seyfî, Âşık Kâmilî, Zikriye, Kemterî, Büryan Ana, Tokatlı Nurî, Niksarlı Bedrî, Tokatlı Gedaî Ali, Sefil Edna, Zileli Sadık Doğanay, Eşrefoğlu ve Âşık Eminî Düştü,Ozan Bindebir, Hâkiroğlu, İkrarî ve Âşık Sancar gibi birçok âşığı saymak mümkündür.

10) Güzel bir söyleşinin sonunda görüş, dilek ve duygularınız hakkında bizlere neler söyleyeceksiniz?

H. KILIÇ: Kıymetli Öğretmenim, beni böyle bir söyleşiyle halkımıza tanıtma ve tarafımdan tanınma fırsatı verdiğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Şu anda halkımızla kucaklaşmış gibi hissediyorum kendimi. Benim açımdan bu bir onurdur. İyi ki varsınız Süleyman ERKAN öğretmenim. Emeğinize ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Söyleyeceklerim bu kadar.

S. ERKAN: Bir başka alanda, bir başka ortamda tekrar görüşmek dilek ve duygularımla…

Hükümdar Bey, yolunuzu sazınızın tınıları aydınlatsın, sözleriniz toplumun güneşi olsun. En güzel günler sizlerin; şairlerin, ozanların, zâkirlerin olsun.

*

Süleyman ERKAN -   09 /09 /2022 – Niksaryolu Kavşağı/ Yenimahalle/TOKAT

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?