-Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Mehmet Görmez, görev süresinin bitimine üç yıl varken görevinden ayrılma durumunda kaldılar.
-Daha önce ki Başkan; Prof. Dr. Ali Bardakoğluda görev süresinin dolmasına tahminen bir ay süre varken görevden ayrılmak durumunda kalmıştı.
-Bu uygulamalar siyasi otoritenin tercihleri sonucu olmaktadır.
-Mehmet Görmez hocada göreve gelirken büyük bir hevesle beklenti ile acele edilerek atanmışlardı.
-Değerli hocalarımızın, şahıslar ve konumlarıyla ilgili hiçbir yorumumuz olamaz. Değerlendirmelerimiz; sistemedir.
-Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet Kurulurken, kaldırılan halifelik görevi yerine Diyanet İşleri başkanlığını kurmuştur.
-Kuruluş amacı, yüce dinimizin milletimize doğru anlatılması, öğretilmesi, ibadetlerin yerine getirilmesi, hurafeden batıl inançlarda benzeri kötü niyetli istismarcılardan kurtarmak amaçlıydı.
-Bu görevler yeterince karşılanmışmıdır. Tartışılır Diyanet İşleri başkanlığına bağlı il ve ilçe müftülüklerimizde milletimizin dini hizmetlerini inançlarını karşılıyor.
-Önceleri, çoğu camilerimizde görevli imamlarımız maaş almıyor, veya çok az bir ücret almaktaydılar örneğin, Dabakhane camii imamı İbrahim Eroğlu, dabaktı Garipler camii imamı Hüseyin hoca bakkaldı. örtmeliönü camii imamı İshak püsküllü kasaptı ve katipti, yolbaşı camii imamı Halil hoca saatçiydi.
-Rahmetli Süleyman Demirel döneminde çıkarılan, 65780 sayılı devlet memurları yasası ile din görevlilerimiz memur oldu, özlük haklarına kavuştular.
-Diyanet İşleri Başkanlığı ülkemizde yüce dinimizin en tepede bulunan kurumu Başkanıda eskiye göre mukayese edilirse halifelik görevini üstlenmiştir.
-Böylesine yüce ve ulvi bir makamda bulunanların siyaset kurumunun; kendi çıkar değerlerine göre görevden alınmalarına neden olmasının hiçbir izahı olamaz, siyaset kurumu yüce dinimiz kendi projelerinde kullanmaması o yüce makamı işgal eden hocayı kol çantası gibi yanında da taşımamalı.
-Bakın hıristiyan alemine, papanın görevden alındığı görülmüşmü? Boşuna söylenmemiş, camiye, okula siyaset sokulmasın diye. Görüldü ki sonu 15 temmuzdur.
-Siyaset ayrı bir kulvar. Din hizmetleri ayrı bir kulvar.
-Yine siyaset kurumu olarak geriye dönüp bakıldığında, Diyaneti güçlendirmek daha itibarlı konuma getirmek yerine; cemaat devletin tüm imkanları seferber edilmiştir.
-Milletimizin gözü önünde yaşanmışlıkları kimse inkar edemez.
-Diyanet İşleri başkanlığı makamı azil makamı olmaktan acilen çıkarılmalı; yeni bir statü kazandırılarak güçlü bir hale getirilmelidir.
-Milletimiz hocalarına çok saygılıdır. Hürmet gösterir. Değerli hocalarımız bunun bilincindedir. Çok nadirde olsa bazen ölçüyü kaçıranlar olur. Cemaatte zaten derhal müdahale ediyor. Cemaat arasında her düşüncenin taşındığı gerçeği asla unutulmasın. Söylemlere dikkat edilsin. Cemaat böylece birbirine kaynaşsın, birlik beraberlik camide başlasın.
-Değerli hocalarımıza bu konuda büyük sorumluluklar düşüyor.
-Zaman ayrışma değil, beraber olma kaynaşma zamanıdır.
-Hocalarımızı çok seviyor saygı duyuyoruz.
-Siyaset kurumu da bu konuda dikkatli olması gerekiyor. Cennetin anahtarı kimsede yok. Onun yeri yüreğin kendisi ve vicdanı ile Allah korkusundadır.
Sevgi ve saygılarımla.