- 19 Mayıs Atatürkü Anma ve Geçlik ve Spor Bayramının 95. Yılı Soma felaketi nedeniyle kutlanamadı. Gönüller kutladı. İstitlalimizin başlangıcını şimdi birilerinin kendi istitbal mücadelesine hiç benzemez.
- Soma kömür işletmelerinde meydana gelen katliam gibi ölümlerle ilgili Başsavcılığın, bilirkişilerin değerlendirmeleri ilk etap tamamlandı. Sekiz şirket görevlisi tutuklandı. Şirketin sahibi ise ifadeye bile çağrılmadı. O gökdelenler dikmekle meşgul. Çünkü tanınmış.
- Geçen bir hafta süre içerisinde konu ile ilgili bir yığın haberde gündem oluşturdu. Yürekleri dağlayan hikayeleri dinlendi.
- Madenin işletme sahibinin TTK işletmeleri olduğu.
- Şirket adına ruhsatının bulunmadığı anlaşıldı.
- Yılda ortalama 2,5 milyon ton kömür çıkarıldığı, çıkarılan kömürlerin, TTK işletmesince, şirketten satın alınarak yardım olarak dağıtalan kömürler olduğu kesinleşti.
- Şirket sahiplerinin, tanınmadığı yönünde açıklamalar yapılsada bilinen tanınan kişiler olduğu, Belediye meclisi üyesinin eşinin sorumlulardan olduğu.
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerincede son bir yılda on iki defa teftiş edilmiş.
- Teftiş edilen kömür ocağında; felaket sonrası onlarca eksiklik tesbit ediliyor. Şikayetler dile getiriliyor.
- Maden kanunu 2012 yılında çıkarılmış, çıkarılan bu kanunla çalışanın yaşam koşulları hiç dikkate alınmamış, keser hep müteahhit taşeron tarafına yontmuş. Örneğin yaşam odaları hatırlanmamış.
- Yasalar çıkarılırken; gelişmiş ülkelerde nasıldır, can kayıpları nasıl önlenmiştiri araştırmak yok. Herşeyin en iyisini bilen ustaların marifetleride işte böyle canlar yakar. Sorumluluğu kimse almaz. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, müsteşarları, genel müdürleri, lay lay lom müfettişleri hala koltuklarında oturabiliyorsa, söylenecek söz kalmamış demektir.
- Allah korkusu ve zerrecik vicdan taşıyanların mesuliyetlerini görmeleri gerekir, vicdanlar hiçmi sızlamaz.
- Şirket patronu İstanbulda gökdelenler dikiversin. Tanımadığımız birine gökdelen diktirmek, geçin ondan kimse yutmuyor.
- Devletin malıyla devleti tırtıklamanın yasallaştırılmış yolları, taşeron işçi, köle işçi, malı kuru işçi, işe geliyor.
- Köleleştirilmiş işçiler açlık ve sefalet içinde, ölüme girerim diyor ne yapsın ekmek davası.
- Önceki yazımda işini doğru yapmayan; işverene satılmış sendikacılar için Keneler demiştim. Bu tiplere kene benzetmesi bile az gelir.
- Beş bine yakın işçinin çalıştığı işyerinde sendika genel kurlu 196 işçi ile yapılıp sendikacı seçiliyorsa.
- Kaybedilen canların sebeblerini buradada aramıl.
- Sendika nedir, görevi nedir, alacaksın içeriye, etekilerlerede ders olsun. Yalaka sendikacılık, pazarlamacılık kolay.
- Devletin ve işçinin sırtından vurgun yapanlardan bu canların hesabıda sorulmalı. Çekilen zarar ziyan bunlara ödettirilmelidir.
- Biri para kazanacak insanları öldürecek, milletle zarar görenlerin acısını soracak.
- Katliyamlara neden olanların mal varlıklarına el konulmalı, zarar ziyan bunlardan tahsil edilmeli.
- Şirketin sahibi hala serbest, niçin sahip olmanın sorumluluğu yokmudur.
- Öyle görülüyorki zarar ve ziyanı yine millete ödettirilecek. Kampanya kampanya üstüne.
- Bu acılar siyasi malzeme yapılmamalı vicdanın ve hukukun gerekleri yerine getirilmeli.
Sevgi ve saygılarımla.