İstanbul Taksim Gezi alanında son günlerde yaşananlar çirkin müdahaleler demokrasiyle, insan hak ve özgürlüklerine bağdaşmamıştı.
Demokratik bir ülkede bunlar asla yaşanmaz.
Birde; yeni anayasada kişi hak ve özgürlükleri genişleyecek sözlerinin de hiçbir anlamı olmayacağının açık işaretidir.
Taksim Gazi Parkına Sayın Başbakanımızın açıklamaları damgasını vurmuştur.
Ne pahasına olursa olsun buraya AVM yapılacaktır açıklaması tercümeye mahal bırakmıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı çıkıyor ağaçların iş makineleriyle gövdelerinden kırıldığı TVlerde gösterilmesinden sonra, ağaçlar zarar görmeden başka bir yere dikilecek diyebiliyor.
Gezi parkındaki ağaçların kesilmemesi için duyarlılık gösteren milletvekilleri, sanatçılar, gazeteciler ve halka en acımasızca zülüm yapılıyor. Sabahın beşinde hemde iki defa.
Devletin polisi belediye müteahitinin yol açanımıdır?
Belediye işi ihale etmiş müteahhit çalışmaya başlamış. Belediyenin araç ve gereçleri de müteahite çalışıyor. Ne güzel ihale ne güzel bir kıyakçılıktır. Göz göre göre.
İstanbul Büyükşehir belediyesi suç işlemiştir atamalı olunca mecburya.
Bölge idare mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermiş iken yargı kararını yok sayıp inşaata devam ettirmek suçtur.
Sayın vali, sayın belediye başkanı ve sayın emniyet müdürü halka yaptıkları zulümden sonra çıkmışlar TV karşısına kendilerince savunmaya; ama her hallerinden üzüntüleri mahcubiyetleri yüzlerinden okunuyor ve yine gerçekleri anlatamıyorlar.
Emir büyük yerden ne pahasına olursa olsun. AVM yapılacak bir emirdir. Yasalara uymuş uymamış kimsenin de umurunda değil.
Kim bilir AVM için kim söz almış bekliyor. Pusuda onu da açıklayın.
Sayın vali açıklama yaparken; durumu ağır olan bir bayandan bahsediyor. Fas uyruklu T.C vatandaşı bunu da özellikle belirtmek istiyorum diyor. Yaralının nereli olduğu çok mu önemli sayın vali. Yaralananlar savunmasız insanlarımızdır.
İstanbul tarihi bir şehir. Aklına esen denizi doldurur rant için yeşili, ormanı, ağacı tahrip et rant için. 60 kat çık rant için.
İstanbulun tarihi siluetini bozan gökdelenlere 60 kat ruhsat ver sonra traş etmeye çalış.
Eskiden Anıtlar Yüksek Kurulu vardı. Kararı kanundu şimdi adı sanı kalmadı.
Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu diye bur kurul oluşturuldu. Çoğu devlet memuru aleyhte bir karar veremez durumda. Haddine mi?
İdare Mahkemeleri kararlarını dikkate alanda yok. Sözüm ona işimize geldiği zaman hukuk devletinden bahsederiz.
Rant için İstanbulda hukuk ta, doğada katledilmiştir.
Dünyaya çok çirkin görüntüler verilmiştir. Benim sözüm kanundur gerçekleşmiştir.
Sayın içişleri bakanı; her şeye rağmen gereğini yapmak istiyorsa İstanbul yerel yöneticileri hakkında soruşturma açmalıdır.
Rantı savunmak hizmete engel oluyorlar demek gerçeği saptırmaktır. Halka zulmün hesabı sorulmalıdır.
Ülkemize güzel Türkiyemize hiç yakışmayan görüntülerdir.
Birde polis halkın can ve mal emniyetiyle görevlidir yapılanlarda hiç yakışmamıştır.
Sevgi ve saygılarımla
NOT; Gıjgıj tepesindeki bayrağın yırtık olduğu ifade edilmektedir. Görevlilerin gereğini yapmaları ricasıyla.