(Haber: Uğur Ulugöl)
Nebi Kaya, ikinci romanı Perdeler ve Aynalar ile yeniden okuyucularının karşısına çıktı. Geçtiğimiz yıl ilk romanı Heyula ile edebiyat dünyasına adım atan Kaya, yeni eserini bugün itibarıyla yayımladı.
Yazar, romanın çıkış hikâyesine dair yaptığı açıklamada, fikrin yıllar öncesine dayandığını belirtti. Kaya, “Bu romanın bir paragrafını bundan on yıl önce yazmıştım. Bir delikanlının sahneye çıkmadan hemen önce, perdenin arkasından seyirciye bakarken yaşadığı heyecan ve korkuyu anlatan bir sahneydi bu. Aslında her şey o paragrafla başladı,” ifadelerini kullandı.
Zamanla bu sahnenin bir hikâyeye dönüştüğünü belirten Kaya, “O gencin adı Ahmet oldu. Ardından onun hikâyesine bir başka ana karakter olan Cihan Bey katıldı. Roman boyunca insanın iç dünyasının derinliklerine inmeye çalıştım,” dedi.
Romanın hedef kitlesine dair de dikkat çekici bir değerlendirmede bulunan Kaya, bu soruya cevap ararken Sezai Karakoç’un bir mısrasını hatırladığını belirtti. Kaya, “Bu romanı kimler için yazdım diye düşündüğümde aklıma şu dizeler geldi: ‘İyi ki bilmiyor kalabalıklar, yağmura bakmayı cam arkasından.’ O an anladım ki bu roman, camın arkasından yağmura bakmayı bilen insanlar için yazıldı. Onların bu romanda kendilerinden bir şey bulacaklarına inanıyorum,” ifadelerini kullandı.
Romanın geçtiği atmosfere de değinen Kaya, eserin itibari âleminin büyük ölçüde Erbaa olduğunu belirterek, “Romanda yer yer Erbaa’dan karakterler de bulunuyor. Kendi şehrimden ve şehrimin insanlarından ilham aldım,” dedi.
Yeni romanında bireyin içsel yolculuğunu ve psikolojik derinliğini ele alan Kaya, okuyucuların eserde kendilerinden izler bulabileceğini vurguladı.





