90’lı yıllardı sanırım, rahmetli babam kalp krizi geçirmişti. Damarlarında tıkanıklık olduğu belirlenen babamın acil ameliyat olması gerekiyordu. Ama o dönem Tokat’ta kalp ameliyatları yapılamıyordu. Biz nerede ameliyatını yaptıralım diye düşünürken dönemin milletvekili-bakanı, aile dostumuz ve büyüğümüz Ali Şevki Erek’in telefonuyla dünyamız değişti.
Şevki Amca “Derhal Ankara’ya getirin Tahsin’i” dedi. Ambulansla Ankara Dışkapı SSK Hastanesi’ne getirdik babamı. Bizi hastane kapısında Şevki Erek’in danışmanı bekliyordu. Daha hava aydınlanmadan sabahın çok erken bir saatinde danışmanın bizi beklemesi dikkatimizi çekmiş, sevinmiştik. Yatış işlemlerini kendi elleriyle yapan Şevki Bey’in danışmanı, babamı yatacağı kata intikal ettirdikten sonra yanımızdan ayrıldı.
Aradan 2 gün geçmesine rağmen babamın ameliyatı için gün bile verilemiyordu nedense. Hastanedeki yoğunluk ve keşmekeş belki dönemin sıkıntılarından kaynaklanan bir durumdu ama biz de bir an evvel babamızın sağlığı için gerekli olan ameliyatın gerçekleşmesini istiyorduk. Derken üçüncü günün sabahında hastanede, babamın yattığı katta ve odasında bir telaş başladı. “Şevki Erek hastaneye gelecek” haberiydi ortalığı karıştıran. Neyse Şevki Amca hastaneye geldi, babamı ve diğer hastaları ziyaret etti, hastaneden ayrıldı. O gittikten sonra babam ambulansla özel bir hastaneye götürüldü.
Lafı uzatmayayım… Gittiğimiz özel hastanede çok iyi şartlarda hemen ameliyata alınan babam, 3 gün sonra taburcu edildi. Ankara’ya adım attığımız günden Özel Çankaya Hastanesi’nden ayrıldığımız güne kadar bir fiil yanımızdaydı Şevki Amca. İlgisi, sevgisi ve dikkati ile gönüllerimize dokunmuş, dualarımızı almıştı. Şevki Amca yalnız bize değil, Tokat’tan kim gitse pervane olur, herkese yardım eder, ilgisini esirgemezdi.
20 Mart 2022 günü kaybettiğim annemin vefatı üzerine beni araması o günlere götürdü hepimizi aile olarak… Bugün yaşı 80’in üzerinde ve köşesine çekilmiş bir politikacı iken hâlâ memleketinin insanlarının cenazesini, hastasını takip ediyor ve onların bu zor günlerinde yanlarında oluyor. Ali Şevki Erek’i “efsane” yapan bu özelliği işte. İnsanları sadece aktif siyasi yaşam içerisinde değil, politikadan uzakken de hatırlayan, arayıp-soran ve her koşulda destekleyen bir ahlaki anlayışı taşıyor Şevki Amca…
Bu hepimize örnek anlayışını her yerde, herkese anlatıyorum. Ali Şevki Erek’in taşıdığı misyon Tokat’a kazandırdığı yüzlerce eserle ve ekmek kapısını araladığı binlerce insanla bitmedi, bitmiyor. Onu yaşayan efsaneye dönüştüren bu ahlaki erdeme sahip oluşu, yani insan merkezli, çıkarsız memleket sevgisidir… İşte salt bu özelliği bile kendisinin her türlü övgüye layık olduğunu gösteriyor hepimize.
Mütevazılığı bir yaşam biçimi yapan, ömrünü verdiği memleketi Tokat’a ve ülkesine karşılıksız sevgisini, asil duruşuyla belleklere kazıyan efsanemiz Ali Şevki Erek’imize sağlıklı uzun ömür diliyor, ellerinden özlemle, sevgiyle ve saygıyla öpüyorum…
Ondan öğrendiklerimizi gelecek kuşaklara taşımak, boynumuzun borcudur.