İYİ Parti Tokat İl Başkanı Erkan Er, yaptığı yazılı basın açıklamasıyla Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun TBMM’deki Grup Toplantısı’nda gündeme getirdiği kritik başlıkları değerlendirdi. Er, Dervişoğlu’nun konuşmasının, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik tabloyu ve bölgesel tehditleri tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunu belirtti.
Sağlık Çalışanlarının Sorunlarına Dikkat Çekildi
Er, açıklamasının başında Genel Başkan Dervişoğlu’nun pandemi döneminin yıl dönümünde sağlık çalışanlarının fedakârlıklarını hatırlatarak, bu fedakârlıkların karşılıksız kaldığını vurguladığını aktardı. Sağlık sisteminin, uzun çalışma saatleri, artan şiddet vakaları, ekonomik zorluklar ve mesleki güvencesizlik nedeniyle ciddi bir baskı altında olduğunu ifade eden Er, “Genç hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın yurt dışına gitmek zorunda kalmadığı, emeğin ve bilginin bu ülkede değer gördüğü bir sağlık sisteminin kurulması zor değildir. Sağlık çalışanlarımızın güvenli ve saygın çalışma koşullarına kavuşması, devletin öncelikli sorumluluklarından biridir. Ancak mevcut tablo, hükümetin bu sorumluluğu yerine getirmediğini açıkça göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
İran Merkezli Gelişmeler ve Enerji Güvenliği Tehdidi
Konuşmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin bölgesel jeopolitik riskler, özellikle de İran merkezli son gelişmeler olduğunu belirten Erkan Er, bu durumun Türkiye için doğurabileceği tehlikelere işaret etti. Er, “Sayın Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi, bölgemizde yaşanan savaş yalnızca iki ülke arasında bir askeri çatışma değildir. Bu, enerji yollarını, ticaret hatlarını, gıda güvenliğini ve devletlerin ekonomik dayanıklılığını etkileyen büyük bir bölgesel kırılmadır. Hürmüz Boğazı gibi dünya enerji ticaretinin kritik noktalarında yaşanabilecek bir kriz, Türkiye’nin ekonomisine doğrudan etki edecek, akaryakıt fiyatlarından enflasyona kadar her alanda vatandaşımızın günlük hayatına olumsuz yansıyacaktır.” dedi.
Enerji güvenliği, gıda güvenliği ve ekonomik istikrar konularının Türkiye için artık sadece ekonomik başlıklar değil aynı zamanda birer milli güvenlik meselesi haline geldiğini vurgulayan Er, hükümetin bu hayati risklere karşı herhangi bir hazırlık yapmadığını, stratejik petrol stokları, doğalgaz fiyat şoklarına karşı önlemler ve üretim maliyetlerini koruyacak mekanizmaların acilen oluşturulması gerektiğini söyledi.
Çiftçiye Acil Destek Çağrısı
Tarım ve gıda güvenliği konusunda da sert eleştirilerde bulunan Er, yıllardır uygulanan yanlış politikalar nedeniyle Türkiye’nin tarımda dışa bağımlı hale getirildiğini belirtti. Er, “Çiftçilerimiz artan maliyetler, borç yükü ve yetersiz destekler nedeniyle üretimden kopma noktasına gelmiştir. Gübre, mazot ve tohum fiyatlarındaki astronomik artış, üreticiyi büyük bir çıkmazın içine sürüklemiştir. Sayın Genel Başkanımızın da altını çizdiği gibi, çiftçiye yönelik acil ve güçlü bir destek programı hayata geçirilmelidir. Unutulmamalıdır ki tarım sadece bir sektör değil, milli güvenliğin ve ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarından biridir. Kendi üretemeyen bir ülke, dış politikada da bağımsız hareket edemez.” ifadelerini kullandı.
Dış Politikada 'Akılcı Vizyon' Vurgusu: “KKTC ve Azerbaycan”
Er, Türkiye’nin dış politika vizyonunun da net bir şekilde ortaya konduğunu belirterek, Türkiye’nin ne emperyalist planların bir parçası olacağını ne de bölgesel krizlerin seyircisi kalacağını ifade etti. Güçlü kurumlar, akılcı diplomasi ve milli çıkarları önceleyen bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Er, “Sayın Genel Başkanımız, Azerbaycan ile olan kardeşlik bağının Türkiye için stratejik ve milli bir mesele olduğunu özellikle vurgulamış, bu bağı zayıflatmaya yönelik hain girişimlere karşı uyanık olunması gerektiğini belirtmiştir. Aynı şekilde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hakları da uluslararası alanda çok daha kararlı bir şekilde savunulmalı, Kıbrıs Türkü’nün güvenliği ve refahı için her türlü diplomatik ve ekonomik tedbir alınmalıdır. Devlet yönetiminde yaşanan kurumsal zafiyetler, liyakatin geri plana itilmesi ve devlet aklının kişisel tercihlere göre şekillendirilmesi, dış politikada da zaaf yaratmaktadır. Öngörü, planlama ve kurumsal akıl yeniden hakim kılınmalıdır.” dedi.
"Güçlü Türkiye Hedefiyle Çalışıyoruz"
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yapan Erkan Er, terörle mücadelede kararlı duruşun önemine dikkat çekti. Er, “Sayın Genel Başkanımız, terörle müzakere değil, kararlı mücadele edilmesi gerektiğini açık bir şekilde ifade etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, milli kimliği ve vatandaşlık hukuku hiçbir pazarlığın konusu olamaz. İYİ Parti olarak bizler; güçlü devlet, güçlü ekonomi, güçlü demokrasi ve güçlü toplum hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz. Sorunları görmezden gelen değil, gerçekçi ve kalıcı çözümler üreten bir siyaset anlayışını savunuyoruz. İYİ Parti Tokat İl Başkanlığı olarak bizler de Sayın Genel Başkanımızın ortaya koyduğu bu vizyon doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyor; milletimizin huzuru, refahı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü yarınları için mücadelemizi kararlılıkla devam ettiriyoruz.” ifadelerine kullanarak açıklamasını sonlandırdı.

