Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Yazıcık beldesinde doğayı, yerel yaşamı ve tarihi mirası doğrudan tehdit eden maden projesine karşı yürütülen hukuk mücadelesinde çok kritik bir aşama geride kaldı. Tokat Adliyesi’nde görülen davanın ardından İl Başkanı Erkan Er’in eşlik ettiği İYİ Parti Genel Sekreter Yardımcısı Av. Oğuzhan Metin, sürecin sadece yerel bir çevre sorunu değil, ulusal bir haysiyet mücadelesi olduğunu vurguladı. Ankara’dan ayağının tozuyla gelerek hemşehrilerine destek veren Metin, maden projesinin bölgeye vereceği telafisi imkânsız zararları bir bir sıralarken, adaletin tecelli edeceğine dair inancını dile getirdi.
Metin: “Ekolojik Yıkım Kapıda, 60 Bin Ağaç ve Endemik Türler Tehlikede”
Projenin detaylarına ve bilirkişi raporundaki çarpıcı verilere dikkat çeken Av. Oğuzhan Metin, Cemil Benli adına kayıtlı olan ve 40 yıl sürmesi planlanan madencilik faaliyetinin tam anlamıyla bir doğa katliamına davetiye çıkardığını belirtti. Maden sahasının bölgenin can damarı olan Hacıgöl’e sadece 450 metre mesafede bulunduğunu ifade eden Metin, toz emisyonlarının su kalitesini bozacağını ve ekolojik dengeyi geri dönülemez şekilde tahrip edeceğini söyledi. Bölgede yer alan 24 endemik bitki türü ve dünya çapında koruma altında olan Ayı Gülü gibi nadide çiçeklerin yaşam alanlarının yok edileceğini vurgulayan Metin, proje kapsamında yaklaşık 60 bin ağacın kesilecek olmasının vicdanları yaraladığını dile getirdi.
"Nilüfer Koparmanın Cezası 550 Bin TL, Gölün Tamamını Yok Etmek Bedava"
Konuşmasında çarpıcı bir hukuksal ve etik çelişkiye parmak basan Metin, Hacıgöl’deki tek bir nilüfer çiçeğini koparmanın cezasının 550 bin TL olduğunu hatırlatarak, binlerce nilüfere ve devasa bir ekosisteme ev sahipliği yapan bu alanın bir bütün olarak maden sahasına dönüştürülmek istenmesinin toplumsal vicdana ve hukuk düzenine aykırı olduğunu savundu. Jeoteknik analizlerin yetersizliğine de değinen Metin, suya doygun zeminlerde yapılacak bu faaliyetin bölgede ciddi heyelan riskleri oluşturacağını ve can güvenliğini tehlikeye atacağını belirtti.
Manevi Mirasa Saldırı
Maden projesinin sadece doğayı değil, bölgenin kültürel ve manevi dokusunu da hiçe saydığını ifade eden Metin, bilirkişi raporunun 44. sayfasındaki detayları kamuoyuyla paylaştı. Yazıcık halkının kurbanlarını kestiği, yağmur dualarına çıktığı ve "evliya yeri" olarak kutsal kabul ettiği Abdal Musa Ziyaretgahı ve ören yerinin tam da proje sahası içinde kaldığını hatırlatan Metin, "Artık manevi değerleri de göz ardı eden bir noktaya gelmiş durumdalar. Bu sadece bir kazı çalışması değil, bir halkın hafızasını silme girişimidir." dedi.
“Yazıcık Meselesi Artık Ulusal Bir Gündemdir”
İYİ Parti olarak davanın en başından beri takipçisi olduklarını belirten Metin, konunun İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındığını söyledi. Yazıcık’taki direnişin Akbelen, Giresun ve İliç gibi ulusal bir boyut kazandığını ifade eden Genel Sekreter Yardımcısı, İYİ Parti teşkilatlarının, yerel çevre derneklerinin ve hukukçuların ortak kararlılığı sayesinde bilirkişi raporunun lehe geldiğini müjdeledi. Metin, "Karşı çıktığımız şey maden faaliyetinin kendisi değil; madencilik adı altında kurulan rant ve talan düzenidir. Şahısların menfaatinin millet menfaatinin üzerinde tutulmasına asla geçit vermeyeceğiz." diyerek mücadelenin sonuna kadar devam edeceğini ilan etti.




