Tokat Bakkallar, Manifaturacılar ve Tuhafiyeciler Odası Başkanı Şaban Kaya, küçük esnafın tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşadığını belirterek çok çarpıcı bir ortak çağrıda bulundu. Anadolu’nun her sokağında ışığı yanan dükkânların, sabah duasıyla kepenk açıp akşam siftahsız kapatsa da vergisini ve kirasını ödemeye çalışan küçük esnafın sesi olduklarını vurgulayan Kaya, maliyetlerin artık taşınamaz bir noktaya ulaştığını ifade etti. Elektrik, su, doğalgaz, stopaj ve personel giderlerinin yanı sıra yüksek kredi faizleri ile banka POS komisyonlarının esnafı adeta ezdiğini belirten Kaya, mevcut tablonun sadece ekonomik değil, sosyal bir krize doğru evrildiğine dikkat çekti.
“Yapılandırma Düzenlemesi Gerçek Bir Çözüm Sunamadı”
Kamuoyuna büyük bir müjde gibi sunulan 72 ay yapılandırma modelinin esnafın derdine derman olmadığını dile getiren Şaban Kaya, getirilen sistemin borçluları ana borçtan daha fazla bir faiz yüküyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Küçük esnafın borcunu inkâr etmediğini ancak bu faiz oranlarıyla ödeme gücünün tamamen ortadan kalktığını belirten Oda Başkanı, mevcut uygulamanın bir yapılandırma değil, borcu büyüterek ileriye öteleme yöntemi olduğunu savundu. Kaya, anayasanın esnaf ve sanatkârı koruma altına alan maddelerini hatırlatarak yetkilileri acilen sahaya inmeye davet etti.
"Anadolu’nun Ekonomik Omurgası Ağır Darboğazda"
Esnafın içine düştüğü bu çıkmazdan kurtulabilmesi için devletin zirvesine net bir çağrıda bulunan Kaya; Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın katılımıyla acil bir kriz komisyonu kurulmasını talep etti. Kurulacak bu komisyonun masa başında alınan kararlarla değil, doğrudan sokağın ve esnafın gerçekleriyle hareket etmesi gerektiğini ifade eden Kaya, atılacak adımların Türkiye’nin sosyal dokusunu korumak adına hayati bir önem taşıdığının altını çizdi.
Kepenk Kapatan Her Dükkân Toplumsal Bir Yıkımdır
Dükkânların kapanmasının sadece ticari bir kayıp olmadığını, arkasında çok daha büyük trajediler barındırdığını söyleyen Şaban Kaya, her batan işletmenin bir ailenin geçim kapısının kapanması anlamına geldiğini belirtti. Mahalle kültürünün ve güven duygusunun yok olduğunu, usta-çırak ilişkisinin bitmesiyle geleceğin karardığını aktaran Kaya, yıllarını bu mesleğe vermiş insanların yaşlarından ötürü yeniden iş bulamadıklarını vurguladı. Bu durumun aile içi huzursuzluklara ve psikolojik çöküşlere neden olduğunu ifade ederek, "yaptık oldu" zihniyetinden vazgeçilip "nasıl yaşatırız" fikrine odaklanılması gerektiğini söyledi.
Küçük Esnafı Yaşatmak Enflasyonla Mücadelenin Temelidir
Ekonomideki tekelleşmenin tehlikelerine de değinen Şaban Kaya, küçük esnafın küçülmesinin doğrudan büyük tekellerin önünü açacağını ve bunun da kontrolsüz fiyat artışlarına zemin hazırlayacağını ifade etti. Esnafı korumanın aslında piyasayı ve tüketiciyi korumak anlamına geldiğini, enflasyonla mücadelenin ancak küçük esnafın ayakta kalmasıyla güçleneceğini ekledi. Bin yıllık Ahilik kültürünün bu topraklarda sadece ticaretin değil, dayanışmanın ve toplumsal vicdanın adı olduğunu hatırlatan Kaya, amacın sadece devlet adına tahsilat yapmak değil, ülkenin sigortası olan esnafı geleceğe taşımak olması gerektiğini belirterek sözlerini noktaladı.




