Tokat 1. Amatör Ligi’nin köklü kulüplerinden Erbaa Güreş İhtisas Spor Kulübü Antrenörü Metin Özdilek, gazeteci Mustafa Işık’a yaptığı yazılı basın açıklamasında hem yaşanan süreci hem de sporun geldiği noktayı detaylı şekilde değerlendirdi. Açıklamasında özellikle kulüp oyuncularından Ferhat Topalsalih’in askerlik sürecine değinen Özdilek, bu olayın beklenmedik şekilde farklı bir boyuta taşındığını ifade etti. Özdilek, kulüp olarak her zaman sporun birleştirici gücüne inandıklarını, sahada mücadele ederken saha dışında dostluk ve kardeşlik bağlarını korumayı öncelik gördüklerini vurgulayarak, son yaşanan gelişmelerin bu anlayışa zarar verdiğini dile getirdi.
“Son Kez Formayı Giymek İstedi”
Özdilek, Ferhat Topalsalih’in Uzman Çavuşluk sınavını başarıyla geçerek eğitimini tamamladığını ve göreve atandığını belirtti. Genç futbolcunun yeni görevine başlamadan önce takım arkadaşlarıyla son bir kez sahaya çıkmak istediğini ifade eden Özdilek, bu isteğin tamamen duygusal ve insani bir talep olduğunu söyledi.
Kulüp olarak bu talebi geri çevirmediklerini belirten Özdilek, gerekli lisans vizesi işlemlerinin titizlikle tamamlandığını ve resmi anlamda hiçbir engel bulunmadığını vurguladı. Bu sürecin tamamen kurallar çerçevesinde yürütüldüğünün altını çizdi.
85. Dakikada Duygusal An
Ayturan Spor karşılaşmasının 2-1 Erbaa Güreş İhtisas Spor Kulübü’nün üstünlüğüyle devam ettiği dakikalarda, 85. dakikada Ferhat Topalsalih’in oyuna dahil edildiğini belirten Özdilek, bunun takım adına anlamlı bir an olduğunu ifade etti.
Oyuncunun sahaya adım attığı o anın hem takım arkadaşları hem de teknik heyet için duygusal bir anıya dönüştüğünü dile getiren Özdilek, “Vatana hizmet etmek üzere yola çıkan bir kardeşimizin bizden son isteğini yerine getirdik.” ifadeleriyle bu kararın arkasındaki insani yaklaşımı vurguladı. Karşılaşmanın aynı skorla sona erdiğini ve sahada kazanılan bir galibiyet olduğunu da sözlerine ekledi.
Maç Sonrası İtiraz Krizi
Maçın ardından Ayturan Spor cephesinin itiraz kararı aldığını belirten Özdilek, bu durumu anlayışla karşıladıklarını ancak sürecin bu kadar büyütülmesinin kendilerini üzdüğünü ifade etti. İtirazın her kulübün doğal hakkı olduğunu belirten Özdilek, ancak dostluk, kardeşlik ve yıllara dayanan ilişkilerin göz ardı edilerek bu sürecin sert bir şekilde yürütülmesinin sporun ruhuna zarar verdiğini söyledi. Özellikle saha içindeki rekabetin saha dışına taşınmasının amatör futbol adına olumsuz bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi.
Play-Off Maçları Gecikti
İtiraz sürecinin İl Disiplin Kurulu tarafından reddedildiğini hatırlatan Özdilek, buna rağmen konunun bir üst kurula taşındığını ve sürecin uzadığını ifade etti. Bu süreçte yaklaşık 10 gün boyunca Play-Off maçlarının oynanamadığını belirtti. Federasyondan gelen son yazıyla birlikte sahada kazanılan sonucun tescillendiğini ve Erbaa Güreş İhtisas Spor Kulübü’nün hakkının teslim edildiğini dile getiren Özdilek, bu gecikmenin hem takımları hem de futbol kamuoyunu olumsuz etkilediğini söyledi. Sporcuların motivasyonunun düştüğünü ve lig atmosferinin zarar gördüğünü de sözlerine ekledi.
“Asıl Üzücü Olan İki Erbaa Takımının Karşı Karşıya Gelmesi”
Özdilek, yaşanan olayların en üzücü tarafının iki Erbaa takımının karşı karşıya gelmesi olduğunu vurguladı. Yıllardır aynı ilçeyi temsil eden kulüplerin bu tür olaylarla anılmasının kimseye fayda sağlamayacağını belirtti. İyi niyetle yapılan bir davranışın farklı şekilde lanse edilmesinin kendilerini derinden yaraladığını ifade eden Özdilek, bazı çevrelerin başarısızlıkları bu olaya bağlayarak kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını dile getirdi. Bu durumun hem kulübe hem de şehrin spor kültürüne zarar verdiğini söyledi.
Amatör Futbolda Şiddet ve Gerilim Eleştirisi
Özdilek açıklamasında sadece bu olayla sınırlı kalmayarak, sezon boyunca yaşanan genel sorunlara da dikkat çekti. Saha içindeki tartışmalar, kavgalar, hakemlere yönelik tepkiler ve tribün olaylarının giderek arttığını belirtti. Bu tür olayların amatör futbolun doğasına aykırı olduğunu ifade eden Özdilek, sporun temelinde sevgi, saygı ve kardeşlik olduğunu hatırlattı. Tüm kulüp yöneticileri, futbolcular ve taraftarların bu değerleri yeniden hatırlaması gerektiğini vurguladı.
“Her Şey 3 Puan Mı?”
Açıklamasında sporun sadece sonuç odaklı değerlendirilmemesi gerektiğini güçlü ifadelerle dile getiren Özdilek, “Her şey 3 puan mı? Her şey Play-Off mu? Kazanmak için her yol mübah mı?” sorularını yönelterek, sporun ahlaki boyutuna dikkat çekti. Sadece yazılı kuralların değil, yazılı olmayan değerlerin de korunması gerektiğini belirten Özdilek, sporun bir karakter ve duruş meselesi olduğunu ifade etti. Daha fazla sağduyu, anlayış ve Fair-Play ruhuna ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Play-Off Takımlarına Başarı Dileği
Açıklamasının sonunda Play-Off’a katılan tüm takımlara başarı dileklerini ileten Metin Özdilek, futbolun güzelliklerinin ön plana çıktığı bir süreç temenni etti. Hakem hatalarının konuşulmadığı, saha dışı olayların yaşanmadığı, sadece mücadelenin ve emeğin ön planda olduğu karşılaşmalar izlemek istediklerini belirten Özdilek, sakatlıksız ve yüksek seyir zevkine sahip maçlar dileğinde bulundu.



