-Şair ne güzel özetlemiş şiiriyle” Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak; uğrunda ölen varsa vatandır.

-15 Temmuz felaketinin üzerinden 17 gün geçti. 15. Temmuz gecesi ve sonrasında olduğu gibi aziz milletimiz, Devletini, Cumhuriyetini, Demokrasisini kurmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Birlik, beraberlik kardeşlik duyguları ön plana çıkarıldı. Siyaset zamanı değildi.

-Şimdi temizlik harekatı devam ediyor. Devletin bütün kurumlarına özenle yerleştirildikleri artık aşikar. Bu Cumhuriyet, vatan düşmanları, yaptıklarının hesabını Türk adaletine verecekler. Tabelaya T.C. sığmıyor diyen utanmazlardır.

-Bizim başka vatanımız yok. Şanlı Bayrağımız Devletimiz Cumhuriyetimiz, Demokrasimiz, milli ve manevi değerlerimizle 79 milyon tek vücut olmuştur. Olmaya da mecburdur. Vatan toprakları canla, kanla kazanılmıştır. Atalarımızın bize emanetidir.

-Evet 15 Temmuz ülkemiz için bir tufandır. Dönüm noktasıdır.

-Yüce dinimizin sinsice kötü emellere siyasete alet edildiğinin açık göstergesidir.

-Cumhuriyetimize, demokrasimize açık saldırının tarihidir. 15 Temmuz.

-Devleti, hükümeti, TBMM’ni, Türk milletini yok sayan zihniyetin saldırısıdır.

-Uzun yılların planlaması sonucudur. Uyutulmanın aldatılmanında neticesidir.

-15 Temmuz’da Şehitlerimize çok şeyler borçluyuz millet olarak.

- 15 Temmuz’dan herkes üzerine düşen sorumluluğun muhasebesini yapmak durumundadır. Neden 15 Temmuzu yaşadık. Nasıl bugünlere getirildik.

-Milli Bayramlarımız var. Cumhuriyetimizle birlikte 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim. Bu bayramlara yetkillierimiz gereken önemi, değeri verebilmişmidir. Cevabı Hayır.

-Bayramımızdan, bayrağımızdan, istiklal marşımızdan korkanlarımız olmuştur.

- Evlere ve işyerlerine dağıtılan ulusal bir gazete var medyamızda logosunun yanında yıllarca Türk Bayrağı vardı. İki sene önce bayrağımızı kaldırmıştı. Bugünlerde yeniden koymuş! Utanmadan sıkılmadan bayrak riyakarlarını artık aziz milletimiz tanımalı.

-Atatürk’ün gençliğe hitabesini, okuyan öğrencilere soruşturma açan yalaka milli Eğitim Müdürlerimizde olmuştur. 19 Mayısı tanımayanlarda olabilmiştir.

-Dağları, taşları süsleyen şanlı bayrağımız kaldırılabilmiştir.

-Kışlalarımızda “önce vatan” yazardı şimdilerde yok.

-Milli Bayramlarımızdaki duyarsızlığı 19 Mayıs bayramı sonrası bu sütunlarda dile getirmiştim. Neredeyse resmi kurumlar dışında, işyerlerinde, araçlarda, evlerde bayrak asanımızda yoktu. Astıranıda yoktu.

-Cumhuriyetimizin ve temel değerlerinin, demokrasimizin hiçmi hiç önemi yoktur. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” Sözüde birilerini rahatsız ediyordu. Milli değerlerimiz bilinçli törpüleniyordu. 15 Temmuza böyle getirildik.

-Demokrasimiz kör topal gidebiliyordu. Milletvekilini belediye başkanını belirleme yetkisi, egemenliğin sahibi millette değil, çok değerli genel başkanların iki dudağına teslimdir. Demokrasiye bu temelden acilen başlamak gerek, tabana dayanmayan, tabanının sesine kulak vermeyen siyasi partiler ve seçim yasaları yetkiyi millete teslim etmelidir.

-Üniversite öğrenimi için şehir dışına çıkmak durumunda kalan öğrencilerin terminallerde, dini inançları, siyasetine, ticaretine ve kötü amaçlarına kullanmak isteyen guruplara gençlerimiz yem edilmesin. 15 Temmuz’un derslerinden biriside budur.

-Yapısal değişiklikler, Cumhuriyetimiz, demokrasimiz ve hukukumuz güçlü hale getirilmesi önceliklerden olmalıdır.

Saygı ve Sevgilerimle.