15 Temmuz darbe girişiminde en büyük yarayı, şüphesiz ki ordumuz almıştır.

Enaz beşbinyıllık mazisi olan şanlı ordumuz hiç bu kadar imaj kaybına uğrayıp, zedelenmemiştir.

Şerefli elbiselerinin altında şerefsizce bu millete kurşun sıkan hainler ne yazıkki ordumuzun itibarını da, yerinen yeksan etmişlerdir.

Kimi Fetö’cü, kimi çete’ci kimi CIA’cı olan bu haşhaşiler şimdi yaptıklarının bedelini ödeyeceklerdir.

Devletin kendilerine verdiği silahları, millet’e ve devlete doğrultan çeteciler TSK’dan topyekün temizlenmeye başlandılar.

O unutulmaz cinnet gecesinde, bu hainlere engüzel cevabı yine bir başka TSK mensupları vermiştir.

Bu TSK’da yine bizim TSK’mızdır.

Adı da, “Türk Silahsız Kuvvetleridir” yani aziz milletimizdir.

Türk silahlı kuvvetlerinin kendilerine vatan savunması için emanet ettiği silahları, kendi milletine karşı kullanan, ordunun yüzkaralarına karşı, “Türk Silahsız Kuvvetlerinin” demokrasi kahramanlığınıda böylece dünyaya tescil ettirmişlerdir.

Şimdi yapılacak şey yaraların biran önce sarılmasıdır.

Morali, motivasyonu bozulan, imajı zedelenen kahraman ordumuza yani, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, hep birlikte sahip çıkma vaktidir.

Türk Silahsız Kuvvetleri; gözbebeğimiz olan, Türk Silahlı Kuvvetlerine eskisinden daha çok sahip çıkarak, ordumuzun ve yurdumuzun hainlerin şerrinden koruması, daha güçlü, daha büyük Türkiye için, eskisinden daha çok gönül, gönüle verip bu nekanet dönemini atlatmak için uğraşmalıyız.

Netice olarak millet olarak çok büyük bir badireyi atlatmış bulunuyoruz.

Zaman, birlik ve beraberlik zamanıdır.

Vakit dua ve sabır vakti.

Nöbet; millet nöbeti, Bayrak nöbeti, Demokrasi nöbeti.

NOT: 7 AĞUSTOS PAZAR GÜNÜ DARBECİLERE EN BÜYÜK TOKAT’I VURMAK İÇİN ALBAYRAKLARIMIZLA BİRLİKTE TOKAT CUMHURİYET MEYDANINDA BULUŞALIM.