Gazeteci Fatih Kılıç yazdı Kılıç/Kalkan köşesinde: Dikkate değer bir paylaşım ve dikkatle değerlendirmeye değer! * Bugün birisi çıkıp da sorsa...”
Dikkate değer bir paylaşım ve dikkatle değerlendirmeye değer!
* Bugün birisi çıkıp da sorsa, “Ahlaki sorunlarımız var mı?” diye…
- El cevap: Yok, dense!
* Bu yanıtı verip de, gönlü, vicdanı rahat şekilde, aklı başında bir insanı görür müyüz şu fani dünyada, ülkemizde, bölgemizde ve dahi şehri Tokat’ta?
- El cevap: Yok!
- Göremeyiz, cidden göremeyiz. Aynaya bakıldığında görülen yüz dahi inanmaz ‘yok’ diyene. Var nitekim.
- İçten içe, dünya malına, mülküne, para pul, makam mevki şehvetine kapılmadan, iktidar ve muktedir olma gayretini bu yolda her şey mubahtır zihniyetine düşmeksizin yürütmek… Girdap misali çeker içine… Her şekilde sınar, parayla, makamla, şehvetle, korkuyla… Böylesi bir sınavı geçebilenlerden olmanın zorluğu aşikâr.
* Yüce mevlam dirayetini ve ferasetini eksik etmesin! Hak yolundan şaşırtmasın!
* Böylesi bir konuyu, bundan yıllar yıllar önce yine gündeme getirmiştim. Kulakları çınlasın, Şeref Menteşe siyasette Tokat’tan aday olduğu dönemde yerel televizyonlarımızdan SRT’de canlı yayın programında yerel gazetecilerin sorularına yanıt verirken, “bugün çok büyük ahlaki sorunlarımız var. Tokat’ın caddelerinde geceleri eşimiz, kızımız, bacımız, kadınlarımız huzurluca yürüyemiyor. Kendini koruma amaçlı kurusıkı silah satışları arttı.” diye dikkat çekici bir görüşü dile getirmişti.
* Bu kadim şehrin ferdi, gazetecisi olarak böylesi bir konuya duyarsız kalmak mümkün değildi haliyle. Yanıt vermesi gereken yetkili mercilere, güvenlik güçlerine, mülki idare amiri Vali’ye “Tokat’ta durum ne?” sorusunu yöneltmiş, şehir merkezindeki av malzemeleri ve kurusıkı silah satışı yapan iş yerlerini tek tek gezip, “son bir yılda kaç kurusıkı silah satışı yapıldı?” sorusuna yanıt almıştım. Ortaya çıkan rakamlar, veriler Tokat özelinde gönüllere korku salacak noktada değildi çok şükür! Çünkü bu şehirde doğduk, büyüdük, halen de yaşıyoruz. Eşimizin, kızımızın, bacımızın, kadınlarımızın, çocuklarımızın akşamları, geceleri, korku içinde gezebildikleri bir şehirde yaşamasına kimse razı olmaz! Böylesi bir aksaklık görüldüğünde, bilindiğinde hiç kimse susmaz! Var olan duruma çözüm ister! Devlet aygıtlarını iş başında, sahada, icraatta görmeyi diler. Her ortamda vurgular, sorgular.
* Şimdi tüm bunları bu sabahın vaktinde, bir çay içimi anda niye yazıyorum?
- Şu günlerde yine Tokatlıya soruluyor. Soran da bir Tokatlı. Bu yurdun insanı. Ve dahi, basın camiasından, sosyal mecrada sayfası olan bir arkadaş. Yasin Acun kardeşimiz. “Tokat’a Sor” hesabıyla görüşlerini beyan ediyor. “Bu şehirde herkes görüyor ama herkes susuyor. Görmedim, duymadım, bilmiyorum, bana ne. İşte çürüme tam olarak böyle başlıyor. Lut kavmi de bir günde helak olmadı. Önce kötülük sıradanlaştı. Önce insanlar sustu. Sonra rabbimin kahhar ismi tecelli etti. Değerli hemşehrim, artık her şeyi açık açık konuşmanın vakti geldi” diyerek anlatıyor: “Tokat’ta yaşayan herkes biliyor ki son yıllarda sokaklarımızda ciddi şekilde bozulma var. Özellikle gençlerimizi hedef alan madde bağımlılığı, alkol taşkınlıkları ve asayiş olayları artık görmezden gelinecek noktayı geçti. Bu şehirde insanlar gece vakti sokakta yürümekten neden çekinmek zorunda kalıyor? Bir baba olarak soruyorum. Evlatlarımızı kime emanet edeceğiz? Bu şehrin evlatlarını kim koruyacak? Bakın kardeşim, Tokat başıboşluğun şehri değildir. Tokat, madde bağımlılarının, insanları rahatsız eden sokak kabadayılarının şehri hiç değildir. Benim kadim şehrim Tokat’ın kültüründe müptezellik kültürü yoktur. Bu şehrin kültüründe çalışmak vardır. Bu şehrin kültüründe azim vardır. Bu şehrin kültüründe adam olmak vardır. Bu şehrin ruhunda 15’lilerin izleri vardır. Başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere buradan yetkililere açık çağrıda bulunuyorum. Vatandaş artık açıklama değil, sonuç görmek istiyor. Operasyon haberi değil, sokaklarda huzur istiyor. Basın açıklaması değil, caydırıcı uygulamalar bekliyor. Bu şehirde gençleri zehirleyen kim varsa bulunsun, kanunlar neyi gerektiriyorsa uygulansın ve vatandaşın huzuru yeniden sağlansın. Kimse bana dokunmaz diye düşünmesin. Bugün komşunun evladına, yarın senin evladına. Bu mesele hepimizin meselesidir. Tokat sahipsiz değildir. Ve inanıyorum ki Tokat’ımın insanları evlatlarının geleceklerini sokaklara teslim edecek kadar çaresiz değildir. Kimse yanlış anlamasın ya da bu saatten sonra anlarsa anlasın. Bu şehirde hiç kimsenin özel hayatıyla ilgilenmiyoruz ancak çocuklarımızı, gençlerimizi ve aile huzurumuzu tehdit eden uyuşturucu madde bağımlılığına, alkol taşkınlıklarına ve sokak terörüne sonuna kadar karşıyız. Tokat’ın sokaklarında korkunun değil huzurun hakim olmasını istiyoruz. Yasak olmasına rağmen saat 22.00’den sonra tekel köşelerinde gençleri zehirleyenleri, aile güvenliğimizi tehdit edenleri ve vatandaşı rahatsız edenleri görmek istemiyoruz. Bu şehirde müptezelliğin değil emeğin, üretimin ve huzurun hakim olmasını istiyoruz. Değerli hemşehrilerim çünkü Tokat’ın ruhu budur. Ve sizler şehrimin insanları, çocuklarınızın geleceğini sokaklara teslim etmeye hiç niyetli değilsiniz.”
Peki şimdi…
“Tokat’ta asayiş ne? Tokatlı huzurlu mu?” gibi ciddi bir soruyu gündeme getirsek, yanıtlar versek ve istesek neler çıkar ortaya?
* Bencilliğimle söyleyebileceğim ve gönül rahatlığı ile yazabileceğim şudur ki, “Tokat, 81 il içerisinde huzurdan yana korkulacak durumda değildir. Bu kadim şehirde, 48 yıllık ömrümün her anında, sabahında, gündüzünde, akşamında, gecesinde bizatihi şahsım ve ailemle sokağa çıktığımda gönül rahatlığı ile önümü, ardımı, sağımı solumu kollamadan yürüdüm. Çok şükür, bu zamana dek de korku salacak ve kalıcı kılacak yaşanmışlıklara şahit olmadım. Tokat çok yere göre çok daha huzurlu, güvenli bir şehir. İstisnalar kaide bozmaz! Elbette kör sağır, dilsiz değilim. Zaman zaman olan biteni, daha dünkü bebelerin, ortaokul çocuklarının, erkekli kızlı sohbetleri, racon kesme eylem ve söylemlerini görmezden gelecek değilim. Serseri mayın gibi gezen haliyeti ruhiyedeki gençleri, yetişkinleri ZAMAN ZAMAN görmüyor değilim. Var elbette. Amma velakin, varlardan hareketle Tokat’ı ‘huzursuz’, ‘asayiş sorunlu şehir’ diye yaftalamayı hem Tokat’a ve Tokatlıya, hem bu şehrin idare ve güvenlik, kolluk, adli gücüne haksızlık bilirim.
* Ben toplumdan korkudan ziyade cesaretle, ferasetle, ‘toplumsal yozlaşmaya götüren saikleri’ görmesini, bilmesini ve kolluk gücüne bildirmesini, aklıselimle izole etmesini beklerim. Nerede bir kötülük var, devlet aygıtının bilmesini sağlamak, onun temizlenmesi için dirayetle takipçi olmasından yanayım. Toplumsal direnç olmalı! Toplum burada kendini iyiden iyide sorgulamalı. İşte burada yüzde yüz sorunlarımız var! Yasaların, idarecilerin, yargı ve adli kolluk gücünün, en başta da YASAMA organının içinde bulunan siyasetçilerin, toplumu dirençli kılacak sistemi oluşturmasına öncülüğü isterim.
* Tüm bunları uzun uzadıya gündemde tutmaya vesile olacak her paylaşımı da dikkate değer bulurum. O açıdan Yasin Acun kardeşimizin paylaşımını kıymetli buluyorum. Niyetini halisane görüyorum. Herkesi sarssın isterim. Şöyle bir silkinmeye ve nedir, ne değildir, nasıl olur/olmaz …vb. sorulara yanıtlar bulmaya varım derim.
* Şimdilik bu kadar…
