Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, Türkiye'deki kene popülasyonu ve bu canlıların insan sağlığı üzerindeki etkilerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Her kenenin hastalık taşımadığı gerçeğinin altını çizen Prof. Dr. Keskin, buna karşın bazı spesifik türlerin insan ve evcil hayvan sağlığı için çok ciddi riskler barındırdığını ifade etti. Dünya genelinde binden fazla kene türü bulunduğunu belirten bilim insanı, bunlardan yaklaşık 200 ila 250'sinin insan ve hayvan sağlığını doğrudan tehdit ettiğini aktardı. Bazı kenelerin sadece belirli canlılarda yaşayabildiğini ve bu duruma "konak spesifikliği" dendiğini söyleyen Keskin, kuşlarda görülen Ixodes arboricola türünü örnek göstererek, bu türün insanlara veya çiftlik hayvanlarına yönelmediğini belirtti.
Türkiye'de İnsanlardan En Sık Toplanan Tür: “Hyalomma Marginatum”
Ülkemiz sınırları içinde bugüne kadar yapılan çalışmalarda 56 farklı kene türünün varlığı tespit edilmiş durumda. Prof. Dr. Adem Keskin, bu türlerin içerisinden yaklaşık 20 tanesinin insanlardan kan emme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde insanlar üzerinden toplanan kenelerin istatistiksel olarak yüzde 70 ile 80 gibi ezici bir çoğunluğunu Hyalomma marginatum türü oluşturuyor. Bu çarpıcı veri, söz konusu türü ülkemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının en önemli ve en yaygın vektörü, yani taşıyıcısı konumuna getiriyor.
Farklı Türler Farklı Hastalıkları Beraberinde Getiriyor
Kenelerin toplumda sadece KKKA hastalığı ile özdeşleştirilmesinin eksik bir yaklaşım olduğunu ifade eden Prof. Dr. Keskin, farklı kene türlerinin tamamen farklı hastalık etkenlerini bünyesinde barındırdığına dikkat çekti. Örneğin, Rhipicephalus sanguineus isimli kene türü Rickettsia conorii adlı bakteriyi bulaştırarak insanlarda riketsiyoz hastalığının ortaya çıkmasına yol açıyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde sıklıkla rastlanan Ixodes ricinus türü ise Borrelia bakterisini taşıyarak tıp dünyasında yakından tanınan Lyme hastalığına neden olabiliyor. Avrupa'da çok yaygın olan kene ensefaliti (beyin iltihabı) gibi bazı hastalıkların ve Dermacentor reticulatus kaynaklı riketsiyoz vakalarının ise Türkiye'de çok daha nadir görüldüğü belirtiliyor. Dünya genelinde kenelerle ilişkilendirilen yaklaşık 200 farklı hastalık bulunuyor ve bu hastalıkların bir kısmına ülkemizde nadir de olsa rastlanabiliyor.
Kene Tükürüğündeki Gizli Tehlike: “Geçici Felç Vakaları”
Kenelerin insan vücuduna sadece mikroorganizma taşımadığını, aynı zamanda doğrudan nörolojik sorunlara da zemin hazırlayabildiğini belirten Prof. Dr. Keskin, kene felci konusuna dikkat çekti. Özellikle kulak arkası ve kulak içi gibi hassas, yüz sinirlerine yakın bölgelere tutunan kenelerin geçici felçlere neden olabileceğini ifade etti. Kenenin kan emerken salgıladığı tükürük sıvısının sinir dokularında geçici hasarlar oluşturabildiğini söyleyen Keskin, bu sıvının bazı insanlarda ciddi alerjik reaksiyonları tetiklediğini de sözlerine ekledi.
Tıp literatüründe "tick paralysis" olarak bilinen ve özellikle koyunlarda ciddi bir sağlık sorunu haline gelen kene felcinin, insanlarda ve hayvanlarda kısmi felçlere yol açabildiği, ancak bu durumun Türkiye'deki vakalarda oldukça nadir görüldüğü aktarıldı.
İHA




