Son günlerde Türkiye’nin farklı noktalarındaki eğitim kurumlarından gelen acı haberler, tüm ülkeyi yasa boğarken bu infialin yankıları Tokat’ta düzenlenen kitlesel bir anma programıyla sokağa taştı. Bir öğretmen ve sekiz öğrencimizin hayattan koparılmasıyla sonuçlanan vahim olaylara karşı tek ses olan Türk Eğitim-Sen Tokat Şubesi, Cumhuriyet Meydanı’nda geniş katılımlı bir basın açıklaması düzenledi. Şiddetin eğitim yuvalarına kadar girmesine sert tepki gösteren eğitimciler, hem kaybettikleri canların yasını tuttu hem de sarsılan mesleki itibarın geri kazanılması için devletin en üst kademelerine acil eylem çağrısında bulundu. Meydanda toplanan kalabalık, eğitimde şiddetin artık bir "ulusal güvenlik meselesi" haline geldiğini vurguladı."Sevgi Her Kötülüğün Düşmanıdır"
Türk Eğitim-Sen Tokat Şube Başkanı Hakan Akkaya, yaptığı duygu yüklü konuşmada toplumun temeli olan aile yapısına ve ebeveyn sorumluluğuna geniş yer ayırdı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan hadiselerin sadece birer asayiş olayı olmadığını, derin bir toplumsal yozlaşmanın işareti olduğunu belirten Akkaya, "Annelerimizden ricamız, evlatlarına her şeyden önce karşılıksız sevgilerini aşılasınlar. Çünkü sevgi, her türlü kötülüğün en büyük düşmanıdır ve girdiği yürekteki karanlığı yok eder." dedi.
Babaların ise otoriteyi sadece bağırmak veya öfke saçmakla kurmaya çalışmasının büyük bir hata olduğunu ifade eden Akkaya; şefkatin, güvenin ve rehberliğin çocuğun karakter gelişimindeki koruyucu kalkan olduğunu hatırlattı. Başkan, toplumun en küçük birimi olan ailede şiddetin bir çözüm aracı olmaktan çıkarılmadığı sürece, okullardaki şiddetin de tam anlamıyla son bulmayacağının altını çizdi.
Medya ve Güvenlik Tedbirlerine Sert Eleştiri
Eğitimin dış dünyadan yalıtılamayacağını belirten Akkaya, özellikle medya organları ve RTÜK üzerinden yürütülen politikalara sert eleştiriler yöneltti. Günümüzde televizyon ekranlarını kuşatan "mafyavari" dizilerin, elinde silahla dolaşan tiplemelerin gençlerin rol model algısını bozduğunu vurgulayan Akkaya, "Televizyonlarda sigara görüntüsünü buzlayarak toplumu koruduğunu düşünenlerin, o silahlara ve şiddet güzellemelerine neden müdahale etmediğini anlamak mümkün değil. Bu silahların dizilerden ve filmlerden temizlenme vakti çoktan geçmiştir." ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte okul binalarının fiziki güvenliği konusuna da değinen Akkaya, Milli Eğitim Bakanlığına seslenerek; okulların herkesin serbestçe girip çıkabildiği yerler olmaktan çıkarılmasını, dijital tarama sistemlerinin kurulmasını ve öğretmen-idareci görüşmelerinin mutlak suretle randevu esasına bağlanarak yüksek güvenlikli alanlar oluşturulmasını talep etti. Siber saldırılardan dış mihrakların gençler üzerindeki oyunlarına kadar çok yönlü bir koruma kalkanının devlet eliyle oluşturulması gerektiğini belirtti.
Atatürk Anıtı'na Karanfil ve Manevi Veda
Basın açıklamasının ardından, meydandaki hüzünlü kalabalık sessiz bir yürüyüşle Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıtına doğru ilerledi. Eğitimciler, saldırılarda hayatını kaybeden meslektaşları ve pırıl pırıl öğrencileri anısına ellerindeki karanfilleri anıtın önüne bıraktılar. Her bir karanfil, kaybedilen bir canın ve sönen bir geleceğin simgesi olarak taş mermerle buluştu.
Programın manevi boyutu ise öğle namazını müteakip Tokat Karşıyaka Merkez Camii’nde devam etti. Cuma namazının ardından saf tutan yüzlerce eğitimci ve vatandaş, saldırıda hayatını kaybedenler için hep birlikte gıyabi cenaze namazı kıldı.







