SGK Tokat İl Müdürü Turgut Pekdemir, Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı basın açıklamasında kayıt dışı istihdamın hem çalışanlar hem işverenler hem de ülke ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti. Pekdemir, sigortasız çalışmanın yalnızca bireysel hak kayıplarına yol açmadığını, aynı zamanda sosyal güvenlik sistemini ve ekonomik dengeyi de tehdit ettiğini ifade etti.
Tokat’ta ve Türkiye genelinde kayıtlı istihdamın artırılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Pekdemir, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için tüm tarafların ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
“Sigorta İle İş Güvende, İşçi Güvende; Gelecek Güvende”
Açıklamasında kayıt dışı istihdamın tanımına da yer veren Pekdemir, çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumu’na hiç bildirilmemesi ya da çalışma günleri ile ücretlerinin eksik bildirilmesinin kayıt dışı istihdam kapsamında değerlendirildiğini söyledi.
Sigortalı çalışmanın anayasal bir hak olduğunu ifade eden Pekdemir, bunun aynı zamanda işveren ve çalışan açısından yasal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. İşverenlerin sigortasız işçi çalıştırma hakkının bulunmadığını belirten Pekdemir, çalışanların kendi rızalarıyla dahi sigortasız çalışmayı talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığını kaydetti.
Pekdemir, bazı çalışanların emekli aylığı, dul ve yetim maaşı ya da sosyal yardımlarını kaybetmemek amacıyla kayıt dışı çalışmaya yöneldiğinin görüldüğünü belirterek, işverenlerin bu tür talepler karşısında kesinlikle taviz vermemesi gerektiğini dile getirdi.
“Kayıt Dışı Çalışma Çalışanları Büyük Risklerle Karşı Karşıya Bırakıyor”
SGK Tokat İl Müdürü Pekdemir, kayıt dışı çalışan kişilerin sosyal güvenlik sisteminin sunduğu birçok temel haktan mahrum kaldığını ifade etti. Sigortasız çalışan kişilerin emeklilik hakkını kaybettiğini belirten Pekdemir, iş göremezlik durumunda malullük aylığından yararlanamadıklarını söyledi. Ayrıca çalışanların vefatı halinde geride kalan aile bireylerinin ölüm aylığı hakkından mahrum kaldığını aktaran Pekdemir, işsiz kalan kişilerin de işsizlik sigortasından yararlanamadığını kaydetti.
Sağlık hizmetlerine erişim konusunda da ciddi mağduriyetler oluştuğunu vurgulayan Pekdemir, Genel Sağlık Sigortası primlerinin çalışanlar tarafından cepten ödenmek zorunda kalınabileceğini ifade etti. İş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda kayıt dışı çalışanların çok büyük risk altında bulunduğunu belirten Pekdemir, sigortasız çalışan kişilerin olası kazalarda hem maddi hem sağlık güvencelerinden yoksun kaldığını söyledi.
Temel İşçi Hakları da Ortadan Kalkıyor
Kayıt dışı istihdamın yalnızca sosyal güvenlik haklarını değil, iş mevzuatının sağladığı temel hakları da ortadan kaldırdığına dikkat çeken Pekdemir, bu durumda çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi birçok haktan mahrum kaldığını ifade etti. Kayıt dışı çalışan kişilerin çoğu zaman düşük ücretlerle ve güvencesiz koşullarda çalışmak zorunda kaldığını belirten Pekdemir, bunun çalışma barışını da olumsuz etkilediğini kaydetti.
“Amacımız Cezalandırmak Değil, Rehberlik Etmek”
Sosyal güvenlik uygulamalarında temel hedefin cezalandırma olmadığını vurgulayan Pekdemir, işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli şekilde büyümesini destekleyen rehberlik odaklı bir anlayış benimsediklerini ifade etti.
Ancak kayıt dışı istihdamın kısa vadede kazanç gibi görünse de uzun vadede işletmeler için ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Pekdemir, denetimlerde kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve iş kazalarında ağır yasal sorumluluklarla karşı karşıya kalınabileceğini söyledi.
İşverenlerin bu riskleri almak yerine devletin sunduğu istihdam teşviklerinden yararlanmasının daha doğru bir tercih olacağını ifade eden Pekdemir, kayıtlı istihdamın işletmelere güvenli büyüme imkânı sunduğunu dile getirdi.
“Kayıt Dışı İstihdam Ekonomiyi de Olumsuz Etkiliyor”
Kayıt dışı istihdamın yalnızca bireysel değil, toplumsal ve ekonomik açıdan da ciddi zararlar doğurduğunu belirten Pekdemir, bunun haksız rekabete yol açtığını ve piyasa dengesini bozduğunu söyledi.
Vergi ve prim kayıplarının arttığını ifade eden Pekdemir, sosyal güvenlik sisteminin zarar gördüğünü ve çalışan-emekli dengesinin bozulduğunu kaydetti. Primsiz ödemelerin artmasıyla birlikte bütçe üzerindeki yükün de büyüdüğünü belirten Pekdemir, gelir dağılımında adaletsizliklerin oluştuğunu ve ekonomik verilerin güvenilirliğinin zedelendiğini vurguladı.
Pekdemir’den Çalışanlara e-Devlet ve ALO 170 Çağrısı
Çalışanların sigorta durumlarını kolaylıkla öğrenebileceğini ifade eden Pekdemir, vatandaşların e-Devlet sistemi üzerinden hizmet dökümü sorgulaması yapabileceğini belirtti. Ayrıca ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi’nin 7 gün 24 saat hizmet verdiğini söyleyen Pekdemir, vatandaşların SGK il müdürlükleri ve sosyal güvenlik merkezlerinden de bilgi alabileceklerini kaydetti.
Sigortasız çalıştırıldığını ya da eksik gün ve ücret bildirimi yapıldığını düşünen çalışanların ALO 170, SGK müdürlükleri veya CİMER üzerinden ihbar ve şikâyette bulunabileceklerini ifade etti.
Ücret Ödemelerinde Banka Zorunluluğu Hatırlatıldı
Açıklamada ücret ödemelerinde banka kanalı kullanımının önemine de değinildi. Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi çalıştıran işletmelerde ücret ödemelerinin banka aracılığıyla yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu belirten Pekdemir, bu kurala uyulmaması halinde işverenlerin ciddi idari para cezalarıyla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.
Şeffaflığın sağlanması ve çalışan haklarının korunması açısından banka üzerinden ödeme yapılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Pekdemir, kayıtlı ekonominin güçlenmesi için tüm tarafların hassasiyet göstermesi gerektiğini ifade etti.
“Kayıtlı İstihdam Ülkenin Geleceğine Yatırımdır”
Basın açıklamasının sonunda Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında topluma çağrıda bulunan Pekdemir, kayıtlı istihdamın yalnızca bir yasal zorunluluk olmadığını belirterek, “Çocuklarımızın geleceği, işletmelerimizin sürdürülebilirliği ve ülkemizin güçlü yarınları için kayıtlı istihdam büyük önem taşımaktadır. Tüm vatandaşlarımızı ve işverenlerimizi bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz.” diyerek açıklamasını noktaladı.




