Bugün 24 Temmuz Basın ve gazeteciler bayramı. Aynı zamanda sansüründe kaldırıldığı gün.

Basın dördüncü kuvvet olarak bilinirdi bir zamanlar.

Yanlışları eleştirir doğrulara destek çıkılır. Halkın her konuda doğru tarafsız bilgi sahibi olması sağlanırdı. Geçmişte böyleydi.

Cumhurbaşkanlarına, başkanlara, bakanlara dair en ağır eleştiriler yapılır karikatürleri çizilirdi. Bu dönemde hiçbir yetkili gerek basın mensupları ve gerekse siyasi rakipleri için yargıya gitmemiş tazminat davası açanda olmamıştır.

Bugün medya ve rakip siyasiler tazminat davaları hakaret davalarına konu edilebilmektedir.

Baskının sindirmenin en kestirme yoludur.

İyi Parti il başkanımız Sayın Ömer Sağol yayınladığı bildiriyle basınımızın içine düşürüldüğü konumu tesbitle, en ağır ve kötü şartlarda görev yapan gazetecilerimizin bayramlarını tebrik ettiler.

Siyaseti elinde bulunduranlar, eleştiriden rahatsız doğru bilgilendirmeden rahatsız, öyle bir medya oluşturuldu ki, medyanın 95 adeta resmi gazete gibi aynı başlık ve haberleri yazıyor.

Ülkede dev basın kuruluşları; Yandaş takımına devlet Bankaları kullandırılarak satın aldırılıyor. Aziz milletimizin gerçekleri öğrenmesini engelliyorlar. Yandaş yalaka medyanın gazeteleri artık satılamıyor, Trajlar neredeyse sıfırlanmak üzere. Tv kanallarıda izlenmiyor.

Milletimiz artık gerçekleri görüyor. Yalanın sonu görülüyor.

30 Ağustos Zafer Bayramını "Milletin tamamına hitap etmiyor" diyen bir Belediye Başkanı ve onun gibi düşünen cücük kafalılar Feslinin Cemaatine mensupturlar. Cumhuriyet ve Türk'e düşman kafalardır.

Milletimizden gerçekler saklanıyor. İspanya'dan hastalıklı bölgeden satın alınan üçbin canlı hayvan sahte raporlarla ülkemize sokuluyor. Sayın Tarım Bakanı gerçekleri sapıtıyor. İthal eden firma sahiplerini korumaya çalışıyor. Rusya ilacı fazla diye insanına domatesimizi yedirmeyip geri gönderiyor, Bu domatesleri insanımız tüketiyor.

Hastalıklı bölgelerden canlı hayvan ithali birilerine para kazandırmak amaçlıdır. Memura, Emekliye para yok yandaş zengine her imkan verilebilmekte.

Tek kişinin tüm kararları alıp uygulayabildiğitamlarda bu benzeri uygulamalar rahatça yapılabilmekte.

Her şeye ben karar veririm. Demokrasilerde yok böyle bir yöntem.

"Başbakan gibi görün, Başbakan gibi olma" sözünün her alanda etkili ve yetkili olduğu da aşikar ülkemize yakışmayan davranışlar.

Tüm basın kuruluşlarımızın, Tokat yerel basınımızın, Özellikle gazetemiz kuruluşu baba Hikmet Uluözlü kardeşim ve oğulları ihsan ve ilhan Uluözlü' nün gazeteciler gününü kutluyorum.

Sevgi ve Saygılarımla