Yakında bir alıntı okumuştum. Özetle: kilisede din adamı, affetmenin erdemlerini ve dinen yararlarını anlattıktan sonra cemaate sormuş: 50 ya da 20, 10, 5 düşmanını affedenler, el kaldırsın. İnsanlar affettikleri sayılara göre el kaldırmışlar. En önde oturan 105 yaşındaki kadın, hiç birine el kaldırmamış. Din adamı merakla sormuş:

-Hanfendi. Siz hiçbir düşmanınızı bağışlamadınız mı?

-Hiç düşmanım yok ki. Daha da meraklanan din adamı:

-Nasıl olur hanfendi, bu yaşınıza kadar hiç mi kimseyle düşman olmadınız?

-Oldum ama hepsi öldü şerefsizlerin…

O hesap; babalar evladından, öğretmenler öğrencilerinden iyilik beklerler. Şahsen ben, hem baba hem öğretmen oldum ama ne evlatlarımdan ne de öğrencilerimden iyilik beklemeye yüzüm yok diye düşünüyorum.

Çünkü Anne ve babamı erken kaybettiğim, öğretmenlerim ise, ortaokul öğretmenlerim Düzce’de, lise öğretmenlerim, Bolu ve civarında, yüksek okul öğretmenlerim Ankara’da kaldılar. Ayrıca okulları bitirdikten sonra yan yana gelmek, yüz yüze görüşmek kısmet olmadı. Bu yüzden hiç birine iyilik etmek fırsatı bulamadım. Bu duruma göre öğrencilerim ve çocuklarımdan nasıl iyilik ve güler yüz bekleyebilirim?

Yalnız rahmetli ilkokul öğretmenim, köylüm olduğu için sık sık karşılaşır, saygıda kusur etmezdim. Bazen laf açıldığında da “Sefa Kaya ile senden başka arayan, kart gönderen öğrencim yok” derdi.

Öğrencilerimin hepsini tanıyamıyorum. Tanıdıklarımın çoğu “Hocam diyor, abi diyor saygı gösteriyorlar. Bunlar acaba ilkokul öğretmenime gösterdiğim saygının karşılığı olabilir mi diye düşünüyorum ama iki oğlumun gösterdiği saygı ve üzerime titremelerine bir karşılık bulamıyorum. Onlara çok teşekkür ediyor, fırsat bulsam anneme babama ben de çocuklarım kadar iyi davranır onların üzerlerine titrer, gözlerine çöp batmaması için elimden geleni arkama koymazdım diyorum.

Uzakta oturmama karşın senede en az iki kere mezarlarına uğrayıp ruhlarına Fatiha okumayı ihmal etmiyorum.

Yalnız ben o bunak kadın gibi kimseye şerefsiz diyemem. Yaşayanlara selamet, gidenlere gani gani rahmetler dileklerimle….