Erkan açıklamasında, Muharrem günlerinde tutulan oruçların, yerine getirilen ibadetlerin ve paylaşılan lokmaların adaletin, hakikatin, dayanışmanın ve insan sevgisinin yaşatılmasına vesile olduğunu vurguladı. Miladi 680 yılında yaşanan Kerbela Olayı'nın insanlık tarihine çok önemli mesajlar bıraktığına dikkati çeken Erkan, “Yas-ı Muharrem, Alevi-Bektaşi inancında yalnızca aç ve susuz kalınan bir dönem değil; Kerbela’da yaşanan büyük insanlık dramını anlamanın, vicdan muhasebesi yapmanın, hak ile batılı ayırt etmenin ve insanlığın ortak değerleri üzerine düşünmenin zamanıdır. Bu günlerde tutulan oruçlar, yapılan ibadetler ve paylaşılan lokmalar; adaletin, hakikatin, dayanışmanın ve insan sevgisinin yaşatılmasına vesile olur. Bu günlerde mersiyeler okunur; İmam Hüseyin’e, Ehlibeyt’e ve Kerbela’da zulme uğrayan canlara yapılan haksızlıklar anlatılır. Cemler birlenir, razılık ve rızalık alınır. Duaz-ı İmamlar okunur, On İki İmamlar anılır. Âşıklar, bülbüller misali gönüllerde hoş bir seda bırakır. Muharrem günleri; kinin, nefretin, hırsın ve benliğin geri çekildiği, “ben” duygusunun yerini “biz” anlayışının aldığı günlerdir. İnsanlar farklılıklarıyla değil, ortak insanlık değerleriyle buluşur. Meydanlar sevgiyle dolar, gönüller kardeşlikte birleşir. Muharrem ayının ilk günlerinde üç gün boyunca Masum-u Paklar Orucu tutulur. 13-14-15 Haziran 2026 tarihlerinde Masum-u Paklar Orucu tutuldu, ardından 16-27 Haziran 2026 tarihleri arasında Muharrem Yas Orucu başlayacaktır. Miladi 680 yılında yaşanan Kerbela Olayı, insanlığa haklı olmanın, adaletten yana durmanın ve zalime boyun eğmemenin önemini göstermiştir. İmam Hüseyin’in duruşu yalnızca bir inancın değil, bütün insanlığın vicdanına bırakılmış büyük bir mirastır. Kerbela bizlere; haksızlık karşısında susmamayı, insan onurunu korumayı ve hakikatten yana olmayı öğretmiştir. Aleviler yüzyıllardır asimilasyon, inkâr ve yok etme politikalarıyla sınanmıştır. Ancak bütün baskılara rağmen hakikat yolundan ayrılmamış, nerede bir zulüm varsa orayı Kerbela bilmiştir. Kerbela'nın öğretisi, Alevi-Bektaşi yolunda yalnızca tarihsel bir olay değil; yaşamın her alanında adaletten, eşitlikten ve insan onurundan yana durmanın adı olmuştur.” İfadelerine yer verdi.





