Belediyecilik öyle bir iştir ki herkesin memnun edilmesi gereken nadir görevlerden biridir. Kendi işinizi yapsanız ya da devletin herhangi bir kurumunu yönetseniz “herkesi memnun etmek zorunda olmadığınızı” rahatlıkla bilirsiniz. Çünkü kanunlar ve kurallar sizin görev sınırınızı belirler, önünüze gelen her meseleyi bu kıstaslarla çözer, gerisini ilgili taraflara bırakırsınız. Bir taraf memnun olur diğer taraf verdiğiniz kararı feveranla karşılar, itiraz eder. Ama sonuçta kanun kanundur, kural da kural. Ve bu da herkesi bağlar.
Gelin görün ki belediyede işler böyle ilerlemiyor.
Başkanlık makamının verdiği ağır sorumluluk, görev yaparken herkesin olabildiğince memnun kalacağı kararları almanızı gerektirir. Vatandaşların kimi zaman hayalleri bile zorlayan istekleri karşısında başkanın takınacağı tutum, sonrası için de bir işaret fişeğidir; talep edenin isteği karşılanmasa bile başkanlık makamından “içi rahat” ayrılması, her şeyden önce gelmelidir. İstek makul bulunmayabilir, ama bunu güzel bir dil ile anlatmak ve gönülleri hoş etmek gerekir.
Bugün Tokat Belediyesi’nde yapılan budur.
Türlü zorlukların üstesinden gelmeye çalışan Kemal Bey ve ekibinin “insanı önceleyen, hatayı affetmeyen, işe odaklanan” tutumu, yurttaşların da gönlüne dokunuyor. 31 Mart 2024’ten bugüne ortaya konulan performans bunun göstergesi. Dedikodular, kumpasa varan tezgahlar ve daha nice entrikalarla mücadele eden belediye yönetimi, tüm bunlara rağmen sadece işlerine odaklanarak şehirle ilgili yapılması gerekenleri en üst perdeden yapmaya devam ediyorlar. Çaba ve emekleri Tokat’ın her sokağında kalıcı izler bırakarak karşılık buluyor.
Peki tüm bunlar ne için? Yani kin, ihtiras ve kaos planlayıcılarının amaçları ne?
Bilinen bir şey var ki bu kirli işlerin sahiplerini gündemi Tokatlının gündemi değil. Tokatlılar, babasının gölgesini ve izlerini takip ederek, aynı idealler uğruna çabalayan genç bir adamın Belediye Reisliğini gıptayla izliyor. Gündemleri kargaşa olanlarla ilgilenmeyen Tokat’ın bu tavrı, her şeyi anlatmaya yetiyor aslında: Bırakın, düşün yakasından adam işini yapsın! Bırakın insanlar şehrine hizmet etsin! Sürgit dedikodu sarmalı ve iftira siyasetiyle hali hazırda gönüllere dokunan işlerin gölgelenmesi söz konusu bile değilken, bu nafile çabalar niye hâlâ?
Olsun bakalım, olsun… Herkes her şeyin farkında.
Son iftira silsilesine Başkan Yazıcıoğlu’nun açıklamasını okuduğumda, Mustafa Kemal Atatürk’ün kulaklara küpe olan sözü gelmişti aklıma. Ne diyordu Paşam o sözünde, bakın iyi okuyun: “Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Fakat sen buna karşı direneceksin, önüne sonsuz engeller de yığacaklardır; kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana ‘büyüksün’ derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin…”
Paşa’nın işaret ettiği kişilerden biridir Mehmet Kemal Bey.
Gerisi de boştur.
![]()