E. Belediye Başkan Yardımcısı Salih Ertaçoğlu yazdı: “Yargı kararlarıyla herkes gereken cezayı çekmelidir.”

Acıların yaşandığı, 53 bin 500 insanımızın canından olduğu, aradan 3 yıl geçmesine rağmen kayıpların da bulunamadığı 3 acı yılı geride bıraktık.

Binlerce yıkılmış, yerle bir olmuş binalar, yan yatmış binalar…

Kolonları kesilmiş, genişletilmiş iş yerleri, mevcut binaların üzerine imar mevzuatına aykırı, teknikle bağdaşmayan kat artırım kararları, ruhsatı verilirken, depremsellik ve inşaatla ilgili tüm gereklerin yerine getirilmeyişi, acıların tekrar, tekrar yaşanmasının nedenidir. Hiçbir gerekliliği olmadığı halde, tamamen siyasi çıkarlar ve gelir temin etmek amaçlı, ikide bir çıkarılan, yıkılması gereken yapılara af getirilmesidir. İMAR BARIŞLARIDIR.

Bu yasalara, imara aykırı kararlar alan Belediye Başkanı ve üyelerin affıdır.

Son depremde canını kaybeden 53 bin 500 insanımız. Bir de bunların geride bıraktıklarının günün her saniyesinde çektikleri acıyı, hasretin hesabını hangi makam verecek?

Siyasi çıkarlar ve elde edilecek inşaat rantları uğruna Belediye Meclislerinde 5 katlı yapıları 10 kata çıkarmayı başarı sayanlar 53 bin 500 canın hesabından sorumludur. Belediye Başkanıdır.

Meclis üyesidir. İmarla ilgili teknik imza yetkisini kullananlardır. Sonuçta bu yapılara “imarına, inşaat tekniğine, deprem yönetmeliğine göre, ruhsatına, projesine uygun yapılmıştır” diye yapı kullanma izin belgesi verip yıkılan yapıların sorumlusu belediyelerimizdir. Bu gerçeği 40 yıllık Belediyecilik deneyimim olarak bu sütunlarda defalarca ifade ettim, vicdanen de çok rahatım fakat gidişat hiç de iç açıcı değildir. Bilirkişiler, davalara bakan mahkemeler doğru kararlar vermediğinde vicdanlar sızlatılıyor. Kötü örnek oluyor. Yapanın yanına kalıyorsa birkaç senede bir 50 bin canımız gitmiş kimin umurundadır?

İstanbul deprem bekliyor. Birileri “İstanbul’a ihanet ettik” diyor ya binlerce gökdelen kazığını İstanbul’a atanlar da kazıklara son vermeli.

Güzel şehrimiz Tokat’ımızda 1948 yılında yapılmış imar planında nerelerin deprem (afet bölgesi) ilan edildiği gerçeği mutlaka incelenmelidir. Çünkü şehrimiz birinci derece deprem kuşağındadır.

Birinci sorumlu belediyelerdir. (3194 sayılı İmar Yasası, 21-22, 32. Mad.dir). Ayrıca sonradan imar planı yapma yetkisi verilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile diğer yetkili kılınan kurumlarımızdır.

Yargı kararlarıyla herkes gereken cezayı çekmelidir. Yoksa hafif göstermek kılıf yaratacak gerekçelerde bu can kayıplarından sorumludur. Kötü örnektir. Gelecek için.

Sevgi ve saygılarımla.