E. Belediye Başkan Yardımcısı Salih Ertaçoğlu yazdı: “Ne Trump ne Netenyahu ne de Rusya’nın Putin’inin olağanüstü destekleri Macar Orban’ı kurtaramadı.”

Demokrasi, gerçek demokrasi, insan onuruna, şerefine yakışan en güzel yönetim şeklidir. Seçme ve seçilme hakkına sahip toplumlar gerçek demokrasi, yargının tam bağımsız ve tarafsız olmasıyla gelişmiş medeni ülkelerin vazgeçilmezi, egemenliğinin millete ait olmasındadır.

Geçen Pazar günü Macaristan’da seçimler yapıldı. Sonuçlarını bütün dünya merakla takip ediyordu. İktidarda, Macar milletini ezen, yargıyı kendine bağlayan, devlet kurumlarını partisinin şubesi gibi kullanan, Trump’un çok yakın dostu… Öyle ki seçimlerde Trump, yardımcısını Macaristan’a göndermiş, seçim çalışmalarına katmış, mitingin birinde de telefonundan Trump’un açıklamalarını Macar seçmene dinleten baskıcı, her şeye ben karar veririm diyen, demokrasiyi değil otokrasiyi temsil eden Orban diye biri. İşte Macar halkı o birini sandığın dibine yapıştırdı. Ne Trump ne Netenyahu ne de Rusya’nın Putin’inin olağanüstü destekleri de Orban’ı kurtaramadı. Tek taraflı medyası da yetmedi.

Seçimi sonunda kazanan parti lideri, Macarlara hitap ederken, “Demokrasiyi, hukuku rafa kaldıran, anayasa hükümlerinin askıya alınmasında uşaklık yapan tüm yetkililer istifa dilekçelerini hazırlayın ve yargılanmanızı bekleyin. Macar halkı sizlerden iradesiyle kurtulmuştur. Hesabını vereceksiniz.” açıklamasıyla Macarlara nefes aldırmıştır. Demokraside son sözü millet söyler. Gerisi hikayedir.

Milletten nereye kadar kaçılabilir?

Demokrasiyi rafa kaldırmaya, tek başına, ülkelere savaş açmaya kendini yetkili gören Trump ve katil Netanyahu, Macar halkının tercihinden dersler çıkarıp dikta heveslerinden vazgeçerler.

“İran’ı çözelim, sırada Küba var.” Netenyahu ne kadar İslam düşmanı ve katil ise aynı suçu işleyen ortağı olan Trump da aynı derece İslam düşmanı ve katilidir. Gücü, kötüye kullanmak aslında korkakların koltuklarını kaybetmekten korkanların tercih ettikleri yöntemdir.

Yeter artık akıtılan kanlara, yakılıp yıkılan tesislere, binalara.

Daha beteri ekonomisi zorda olan ülkelerdeki sıkıntıların daha da artar hale gelmesi, fakirleşmenin nedeni, insanlara, devletlere değer vermeyen, ben, ben, ben diye çırpınan yöneticilerdir.

Koskoca sözüm ona ABD milleti de kuzu gibi olmuş, bir delinin hikayesini okuyup duruyor. Sonucunu da hep birlikte göreceğiz.

Sevgi ve saygılarımla.